Projeler bir, ama kim kimi kullanıyor?

Sadi SOMUNCUOĞLU

AKP siyaseti, ABD ile atbaşı beraber gidiyor. Hatta bazen geride bıraktığı da oluyor. Bunun örneğini Irak’tan sonra Libya’da gördük. Şimdi Suriye gündemde. Beşşar Esad, ABD bize ne diyorsa, Türkiye de bunları aynen tekrarlıyor diyor. Dostlarım Bülent Esinoğlu’nun yazısını göndermiş. Konumuzla ilgili bölümü şöyle:
 “Türkiye’nin Başbakanı, İran’a, Amerikan Hükümetinin talimatlarını iletmek üzere Tahran’daydı. Amerikan talimatlarını bilmek için kâhin olmaya gerek yok. Yıllardır söylediklerinden ne istediklerini bilmek mümkün.
İran durumu zaten bildiğinden, “Bir daha Amerikan talimatlarını nakletmek üzere İran’a gelme” demeye gelen, bir protokol işletti. Ahmedinecad ile görüşmeyi bir gün gecikmeli olarak gerçekleştirdiler. Yani sekreterlikte beklettiler. Peki, İran’ı bu şekilde davranmaya mecbur eden Amerikan talimatları nelerdir?
1- İran petrol ihracatında Amerikan doları kullansın.                                                         
2- İran tüm askeri ve devlet kurumlarını Batılı denetimcilere açsın.                                  
3- İsrail’e karşı düşman tavrından vazgeçsin.                                                                       
4- Suriye’ye olan desteğini derhal çeksin.                                                                               
5- İran, Irak üzerinde etkili olmaya çalışmasın.                                                                    
6- İran, Amerika’nın istediği Batı kurum ve kuruluşlarını kursun.                                     
7- Çin’e sattığı petrolü dolar ile satsın ve yüksek fiyattan satsın.                                        
8- Lübnan Hizbullah’ına olan desteğini derhal çeksin.                                                         
9- İran, Bahreyn ile ilgilenmesin.                                                                                            
10- Nükleer tesisler yapmaktan vazgeçsin, var olanlarını da Batılı şirketlerin işletmesine terk etsin.
AKP ve onun uzantılarına, siz Amerikancısınız dendiğinde, büyük memnuniyet duyuyorlar. Amerika nezdinde, itibarlarının ve güvenilirliklerinin arttığını düşünüyorlar. Nerede ise bize, kendilerine Amerikancı dedik diye ödül verecekler.”
Esinoğlu’nun bu analizi ne kadar doğru? Tarafların siyaseti, uyuşuyor olamaz mı?
Kısaca inceleyelim...
Gül Dışişleri Bakanı iken şöyle demişti:  “Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) Türkiye’nin dış politika hedef ve ilkelerine uygun. ABD ile beraber hareket ediyoruz. Amacımız İslam ülkelerine özgürlük ve demokrasi getirmek.” (14.03.2006, Radikal Haber.)  Bu bir...
Erdoğan şöyle demişti;  “Biz şu anda Geniş Ortadoğu ve Kuzey Afrika Projesi içerisinde eş başkanlık görevini üstlenmişiz”  Bu iki. (29.11.2005 TBMM Grup konuşması.)
Tabii “İslam ülkelerine özgürlük ve demokrasi getirmek” işin kılıfı. Esasen Irak ve Libya’daki utanç verici, kanlı tabloya bakmak yeterli. O halde bu saldırganlıkların amacı ne
olabilir? 
ABD’nin hedeflerini; bölgenin enerji kaynaklarına el koymak ve dağıtım yollarına denetim getirmek. İsrail’in güvenliğini teminat altına alıp, büyümesini sağlamak. Türkiye dahil bölge ülkeleri üzerinde planlarını gerçekleştirmek. Orta Asya’da nüfuzunu artırmak ve Rusya’yı kuşatmak diye özetlenebilir.
AKP siyasetinin hedeflerini; BOP içindeki,  “Yeni Osmanlıyı ihya” etmek diyebiliriz. Bunu da kısaca açıklayalım.
Kuzey Afrika’ya kadar uzanan bölgede,  “Sünni ve Şii Müslümanlar” yaşıyor. Irak, Suriye, Ürdün, Mısır, Tunus, Libya gibi ülkelerde hatırı sayılar bir Sünni Müslüman nüfus var.  “İhvan’ı Müslimin” adında, güçlü, köklü bir dini ve siyasi teşkilatları olduğu da malum.
BOP gerçekleştikçe, bize de yeni fırsatlar sunacaktır. Bu sayede en azından buralarda  “ağabeylik” konumuna gelebiliriz. Türkiye’yi büyütürüz. “Yeni” Osmanlılık gibi...
Çok büyüleyici ve güzel de, bu mümkün mü? Mesela ABD böyle bir gidişi görse aklını kaçırmaz mı?
Düşünelim: Mesela Irak’ta bize düşen bitmez tükenmez kinden ve utançtan başka ne kaldı? Müttefikimiz (!) ABD, PKK terör yuvalarına girmemize izin vermedi. Çözüm olarak, anayasayı değiştirin, PKK’yı devlete ortak edin diyor. Sırtımıza Barzani kukla devletinin jandarmalığını yükledi. Ülkemizi bölecek konfederasyona zorluyor. Buna uygun bir, (çok ortaklı) anayasa istiyor.
Bu durumda; ABD bütün Orta Doğu’da egemen olsa payımıza ne düşeceği belli değil mi? Kendi egemenliğinin üstünde, başka bir egemenliğe izin verir mi? Hele hele Türk Milletinin güçlenmesine...
Daha da önemlisi, bu Müslüman milletlerin üzerinde egemenlik mümkün mü? Kendi aralarında bile savaşmıyorlar mı? Dünyanın en kanlı ihtilaf alanı egemenlik değil mi?
Efendim “geçmişte olmadı mı” diyenlere söyleyelim. O geçmişi; o dünyayı ve cihan devleti Osmanlı’yı getirin olur. Birini değil
ikisini de.
Sonuç: Projeler örtüşüyor da, “evdeki bulgurdan olacak kim”. Bu kolay soruyu da siz cevaplandırın.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş