Projeler Sultanı!

A+A-
Altemur KILIÇ

Recep Tayyip Erdoğan’ın adı tarihe diğer lakaplarının yanında herhalde “Projeler Sultanı” olarak geçecek. Aslında “Büyük Orta Doğu Projesinin” eş başkanı olarak kendisi bir “proje” ...
Erdoğan, her gittiği yörede “çılgın projelerini” açıklıyor, tek “Ankara’ya deniz getireceğim, liman yapacağını” demediği kaldı! Dilin kemiği, çılgınlığın endazesi yok. Ama, ipin ucu, şu sıra seçmenin elinde; “Atma Recep din kardeşiyiz” derler de ipi çekerlerse ne olur? Ne gam; Hocanın “göle çalınan maya ya tutarsa” hesabı... Ancak “Kırk proje küpünün” altındakini çekerlerse, o zaman siz seyredin gümbürtüyü! Ama gün bugün; at atabildiğin kadar. Saf halkımız bu projelerden etkilenir... Fakat “yalancının mumu yatsıya kadar yanar.”

***


Gerçekler; hayallerden, çılgınca vaatlerden çok daha acı. İngiliz “The Economist” dergisi yazarı her halde yalaka yanaşma değil; gerçekleri yazıyor...
The Economist, AKP’nin kurulduğu günden bu yana yaptığı başarıları anlattıktan sonra “Erdoğan’ın yargı, ordu ve basının denetim mekanizmalarını kırdığını, öz denetiminden yoksun Erdoğan ve partisinin Türkiye demokrasisine zarar verdiğini, 12 Haziran’da seçimleri kazanma ihtimali bulunan Erdoğan hükümetinin seçimden galip çıkması halinde Çin’deki gibi otokratik bir yapıya dönüşerek toplumu tamamen baskı altına alacağını” iddia ediyor! Biz bunu hep söylüyoruz ama, yanaşma, yalaka ve çanaka olmayan tarafsız ve objektif olan yabancı gözlemcilerin yazmalarının anlamı başka!
Hem, yazarın “Ordu ve İsrail (kimi zaman Amerika) kaynaklı söylentilerin aksine, elimizde AKP’nin Türkiye’yi bir sonraki İran haline getirmeye çalıştığı hakkındaki deliller son derece yetersiz” demesi ve “Erdoğan orduyu hizaya soktu” diye memnunluk ifade etmesi bana göre yanlış, ama bir bakıma objektifliğin delili. Tabii Economist’in Kılıçdaroğlu’na oy verin telkini de bence ayrı bir konu.


İnan Kıraç polemiği
İş adamı İnan Kıraç’ın bir dost sohbetinde seçim neticeleri hususundaki tahminleri, Kıraç’ın adı da verilerek gazetelere taşındı. İnan Kıraç iş âleminin saygın, ciddi bir mensubu. Görüşlerinin, tahminlerinin anlamı, ağırlığı var...
Bu görüşleri kendisi açıklasaydı, kimse onu konuştuğu için suçlayamazdı. Ama kendi açıklamasından anlaşılıyor ki bir dostlar atmosferinde, “off the record” kayıt dışı konuşmuş. Diyor ki: “Adımın bir süredir siyasete karıştırıldığını şaşırarak izliyorum ve hakikati yansıtmayan haberlerden samimi olarak rahatsızlık
duyuyorum.”
İnan Kıraç eşi Suna Kıraç’ın çok uzun süren rahatsızlığı dolayısıyla, uzun süredir aşırı stres altında... Eşine bağlılığı, desteği, vefası bir insanlık örneği... Onun da şu sırada stres altına sokulması haksızlık, duyarsızlık! Ne var ki Erdoğan aşırı derecede alıngan. İnan Bey’i de açıkça tehdit ediyor: “Hakikaten bu yazılanlar doğruysa, geleceğe yönelik kendisi de bazı riskleri üstlenmiş demektir. Bir iş adamının böyle bir şeyin içine girmesi kendi açısından da ciddi bir risktir.”
Bu Erdoğan’ın yönteminin yeni bir örneği: Medyaya ve muhalefete hep böyle tehditler savurur. Ama sonunda keskin sirke kabına ve de maalesef ülkeye, siyasete zarar veriyor!

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları