Rahmeti bile felakete çeviren kültür taşkenti

İsrafil K.KUMBASAR
İstanbul, 2010’a şatafatlı bir giriş yaptı.
Takvimler 16 Ocak’ı gösterdiğinde şehrin dört bir yanından ‘havai fişekler’ yükseldi. ‘Konserler’, ‘şarkılar’, ‘türküler’ arş-ı alaya ulaştı.
Cümle aleme İstanbul’un ‘Avrupa Kültür Başkent’i olduğunu duyurduk böylece.
Şimdilerde ‘görsel şölen’ diyorlar.
Üç beş dakika süren patırtı, kütürtü. Ardından bildik İstanbul yine ‘bütün çıplaklığıyla’ karşımızda.
‘Çarpık’, ‘kaçak’, ‘yasadışı’ yapılanmalar, ‘yeşil alan’ yağmaları, ‘su havzası’ talanları.
Bugün belki de on binlerce sokak, cadde sayılabilir, bir köşesine bırakın park yapmayı, bank koyacak yer bulunmayan.
Ama adı çıkmış işte, ‘kültür’ başkenti.
Neymiş kültür, bakalım.
‘Kes-yapıştır’ metoduyla üretilip, belediyelere yutturulan ‘takoz’ ebadında kitaplar.
‘Dil’üzerine, ‘din’ üzerine, ‘sünnetlik çocuğun’ psikolojik durumuna dair ‘uzmanından’ ayaküstü seminerler.
‘Kırkyama’, ‘söve boyama’, ‘conta değiştirme’, ‘kocaya yemek yetiştirme’ kabilinden meslek kursları.
‘İki kaval’ çalan, ‘bir def’ vuran. İşlem tamam. Bu da işin ‘musiki’ faslını tamamlıyor.
Peki Avrupa Kültür Başkenti kapsamında toplanan paralar?
Onlar ‘çok büyük projelere’ (!) gitti.

* * *

Bu ‘masal gibi’ tablo kısa sürdü.
22 Ocak gelip çattığında, İstanbul ‘beyaz’ bir örtüye büründü.
Avrupa Kültür Başkenti’nin yetkilileri AKOM’a kurulup dev ekranlarda ‘kriz yönetmeye’ koyuldular.
O da ne? Vatandaşlar ‘metrobüse’ omuz veriyor. Neyse bu önemli değil, yazın da aynı haltı yiyordu bu meretler. Halbu ki ‘milyon dolarları’ saydık.
Bak, bak bu kalabalık ne? Efendim ‘evsiz, barksız’ insanlar. Kar yağınca ‘stadyuma’ yığıyoruz. Sağda solda donmasınlar. Kalabalık değiller zaten 675 kişi. Kar dinsin yine ‘sokağa’ salacağız hepsini.
Ekranda iki köprü, bir de TEM ve E5 görüntüleri. Kültür Başkenti buralardan ibaret ya. Alibeyköy’de ne olmuş, Ümraniyeli’nin durumu ne. Beylikdüzü, Maltepe, Sarıyer nerede?
Rakamlara bakarsanız tablo şahane:
‘770 araç’, ‘3 bin 475 personel’ 24 saat esasına göre İstanbul sokaklarında. 230 bin tona yakın solüsyon, 30 bin ton civarında da tuz kullanıldı. Maskat buzlanma olmasın, trafik aksamasın.
Bütün hengame, ‘5-10 santim’ kar için.
Gören de ‘diz boyu’ yağmış sanacak.

* * *

Allah’ın (c.c.) rahmeti, ‘beceriksiz’ yöneticiler sayesinde bir anda ‘felakete’ dönüşebiliyor.
‘Kültür’ Başkenti’ne ‘zahmet’ yağıyor.
Yöneticilerin hançerelerini yırtarcasına anlattıkları ‘dahiyane’ önlemler de İstanbul’u kurtaramadı.
Yine yollar tıkandı. Bir çok semtte elektrikler kesildi. 200’den fazla hasarlı kaza meydana geldi. Kara, deniz ve hava trafiğinde ulaşım aksadı.
‘Çizilen tabloya’, ‘yapılan yaygaraya’ bakın; bir de alınan sonuca.
Alt tarafı ‘beş santimlik’kar.
Hoş aslında talan edile edile neredeyse ‘milimetrik nazım planları’ çıkarılan bir şehirde beş santimi küçümsememek gerek.
Bakmayın siz Batılıların, İstanbul’un hatırasına hürmeten bahşettikleri ‘Kültür Başkenti’ payesine.
‘Bir parmak’ karla boğuşan bir şehir.
‘Bir bardak’ suyla boğulan şehir.
Metrobüsün ‘yolcuyu’ değil, yolcunun ‘metrobüsü’ çektiği bir şehir, kültürün ‘başkenti’ değil, olsa olsa ancak ‘taş kenti’ olabilir.
‘Eski’ mücahit, ‘yeni’ müteahhitler.
Bunu da başardınız ya.
Helal olsun!.
  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş