Ramazan Köşesi (16.gün)

Ramazan Köşesi (16.gün)
Allahım! Beni bağışla, bana hidayet nasip eyle, bana rızık ver, beni âfiyette daim eyle ve bana merhamet et. (Muslim, "Zikir ve Dua", 35)

"Size dininizi öğretmek için gelmişti"

Ömer b. Hattâb (ra) anlatıyor:

Bir gün Allah Resûlü'nün yanında otururken yanımıza bir adam çıkageldi;

elbisesi bembeyaz, saçları simsiyahtı, uzak yoldan gelmişe benzemiyordu.

Hiçbirimiz onu tanımıyorduk. Peygamber'in önüne kadar gelip oturdu ve

dizlerini Peygamber'in dizlerine dayadı,

ellerini de uyluklarına koydu ve:

-Ey Muhammed, İslâm'ın ne olduğunu bana söyle, dedi. Resûlullah :

-İslâm, "Allah'tan başka ilah yoktur, Muhammed de Allah'ın Resûlü'dür", diye

şehâdet etmen, namaz kılman, zekât vermen, Ramazan orucunu tutman,

gücün yeterse hacca gitmendir, buyurdu. Adam:

-Doğru söylüyorsun, dedi. Hem sorup, hem de tasdik etmesi

tuhafımıza gitti. Ondan sonra:

-İman nedir, diye sordu. Peygamber de :

-İman, Allah'a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine ve

âhiret gününe, kadere, hayır ve şerrin Allah'tan olduğuna inanmandır,

diye cevap verdi. Adam yine:

-Doğru söylüyorsun, dedi ve:

-İhsan nedir, diye sordu. Peygamber de:

-İhsan, Allah'ı görüyormuşsun gibi ibadet etmendir.

Sen O'nu görmesen de, O seni görüyor, buyurdu. O yine:

-Doğru söylüyorsun, dedi. Sonra:

-Kıyametin vaktini bana söyle, dedi. Peygamber :

-Bu konuda kendisine soru sorulan kişi, sorandan daha bilgili değildir, dedi.

-O hâlde, alâmetlerini söyle, deyince, Resûlullah

Annelerin, kendilerine cariye muamelesi yapacak çocuklar doğurması,

yalın ayak, çıplak, yoksul koyun çobanlarının yüksek binalar yapmakta

birbirleriyle yarışmalarıdır, dedi. Daha sonra o yabancı kalkıp gitti.

Ben bir müddet kaldım, sonra Peygamber :

-Ey Ömer, soruları soran kişinin kim olduğunu biliyor musun, dedi.

-Allah ve Resûlü daha iyi bilir, dedim. Resûlullah da:

-O, Cebrail'di, size dininizi öğretmek için gelmişti, buyurdu. (M93 Müslim, Îmân, 1) -Riyâzü's-sâlihin/Nevevi-DİB Yayınları-

BİR HADİS

"Yalanı ve yalana göre hareket etmeyi terk etmeyenin yemeyi içmeyi bırakmasına Allah'ın ihtiyacı yoktur!" (Buhârî, Savm, 8.)

BİR AYET

"Hiçbir kimsenin diğerine en küçük bir faydasının dokunmayacağı, hiç kimsenin şefaatinin kabul edilmeyeceği, hiç kimseden bir kurtuluş bedeli alınmayacağı ve hiç kimsenin yardım görmeyeceği günden korkun." (Bakara 2/48)

MERAK ETTİKLERİNİZ

Tekfin

Cenazeye karşı yapılan görevlerden biri olan tekfîn, ölünün kefenlenmesi

anlamına gelmektedir. Savaşta düşman tarafından şehit edilen müminler yıkanmaz, kanlı elbiseleri ile defnedilirler. Bunun dışında ölen erkek veya kadınların bedenleri örtülecek şekilde kefenlenmesi farz-ı kifâyedir. Kefen cenazenin yıkanıp kurulanmasından sonra sarıldığı bez demektir. Sünnet olan kefen, erkek için üç, kadın için beş parça bezden meydana gelir.

Bu sayfanın hazırlanmasında Diyanet İşleri Başkanlığı yayınlarından faydalanılmıştır.

RAMAZAN MUTFAĞI

Kadir Usta'nın

Ramazan menüsü

Zeytinli kek

* Nohut çorbası * Domatesli bulgur pilavı

* Dereotlu cevizli salata * Güveçte soslu köfte * Zeytinli kek

-----------

MALZEME:

2 yumurta * 1 kahve fincanı zeytinyağı

* 2 kahve fincanı süt * 5 kahve fincanı kepekli

un * 1 çay bardağı herhangi bir peynir rendesi

* 1 çay bardağı çekirdeksiz zeytin * 1 paket kabartma

tozu

YAPILIŞI:

Çırpma kabına yumurtaları koyup, 2-3 dakika çırpın. İçine yağ, süt,

un ve kabartma tozunu ekleyip, çırpın. Hazırlanan hamura zeytinleri vepeynirleri de ekleyip, tahta kaşıkla karıştırın. Kalıbınızı yağlayın.

Fırını 180 derecede ısıtıp, 5 dakika sonra tuzlu keki fırına atın. 180 derece turboda 35-40 dakika fırınlayın. Ilınınca ya da soğuyunca, dilimleyip servis yapın.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş