Referandum: Kader oylaması

A+A-
Sadi SOMUNCUOĞLU

1982 anayasasının 1987'den 2010 yılına kadar tamamına yakını değiştirildi. Buna rağmen sivillerin, yani Meclislerin yaptığı bu değişiklikler, Türk Milleti takıntısı olanları tatmin etmedi. İtirazları şöyleydi. "Anayasa yamalı bohçaya döndü" ve "Anayasanın her tarafı değişti, ama ruhu kaldı. Esas olan da budur."

Buradan iki sonuç çıkıyor.

1) "Sivil" anayasa diyerek ortalığı birbirine katanların, bu defa da kendilerinin de yaptığı sivil düzenlemelere itiraz etmekle, samimi olmadıkları anlaşıldı.

2) Anayasanın ruhu dedikleri ise, 1876 Kanunu Esasi'den 1982 Anayasasına kadar hiç değişmeyen, "Türk" adının anayasadan çıkarılmasıdır. Bunun için 16 Nisan'da, AKP'nin Kasım 2012'de Anayasa Uzlaşma Komisyonu'na verdiği teklifin birinci bölümü oylanacaktır. Evet çıkarsa, sıra ikinci bölüme, "Türk" adının anayasadan çıkarılmasına gelecektir. Zaten kendileri; "anayasa reformumuz devam edecek" demiyorlar mı? Bu, MHP ile olmazsa, başka yoldan halledilmeye çalışılacaktır.

Sorunu Prof. Dr. Birgül Ayman Güler şöyle özetliyor: "Şimdi bu oylamada 'egemenliğin kullanılış biçimini değiştirelim' teklifi yapılıyor. Bir sonraki adımda burnumuza 'egemenliğin sahibini değiştirelim mi' sorusu dayatılacak."

Erdoğan diyor ki; "Güçlü bir Türkiye asla eyalet sisteminden korkmamalıdır. … Federal yapı' diyoruz. Federal yapı nedir? Orada geliyor toplanıyor zaten… Seçilmiş vali, Bunlar 2023'ün konusu."

Kısaca; "federasyon", "Türksüz" yeni anayasa ve "yeni Türkiye" dönemi.

Bu gerçeklerin ışığında kaderimizi belirleyecek evet hayır tercihini kolaylaştırmak üzere bir tablo hazırladık. Aynı işi sizin de yapmanızı ve çevrenize yaymanızı tavsiye ederiz.

Unutmayalım, egemenlik aynen iffet ve namus gibidir, bölünme ve ortağı olamaz!

  • Yorumlar 5
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları