Rol çalma üzerine oluşturulan listeler

İsrafil K.KUMBASAR

Genel seçimlerin en önemli dönemeçlerinden biri daha geride kaldı.
Partiler, milletvekili aday listelerini YSK’ya teslim ederken, ‘şapkadan tavşan çıkarma’ türünden bir manzara yaşanmadı.
Listelerin oluşturulmasındaki ana ölçütü bir cümle ile özetlemek istersek, ‘rol çalma’ üzerine oturtulmuş girişimlerden söz edebiliriz.
Eski vekillerden neredeyse yarısının üzerini çizen Tayyip Erdoğan, bıçak sırtında giden sürece karşı gardını mı alıyor, yoksa ‘memleketi bekleyen tehlikelerin’ farkına mı vardı, şu aşamada net bir şey söylenemez.
En basitinden sık sık “Benim Kürt kökenli 75 milletvekilim” var söyleminin ardından, Ahmet Kutalmış Türkeş’in İstanbul’dan seçilebileceği yerden aday gösterilmesi Erdoğan’ın kafa karışıklığının en basit göstergesidir.
‘Habur’ görüntüleri, ‘Kürt’ açılımı, ‘İmralı’ ile pazarlığın ardından bu hamle dikkatle izlenmesi gereken bir adımdır.
Erdoğan bu hareketi ile milliyetçi camiaya ‘nifak’ sokmaya mı çalışıyor, bölücülere bir mesaj mı veriyor henüz belli değil.

***


CHP’de ‘ismi çizilenler’ üzerine ahkâm kesmekten çok, ‘partinin genel rotasına’ ilişkin ipuçlarını izlemenin daha yararlı olacağı düşüncesindeyiz.
‘Sosyal adalet’ söylemi ile geniş kitleler üzerinde etkili olma iddiasındaki parti, yine bir ‘hizip’ cenderesine yuvarlanıyor görüntüsü vermekte.
İnönü karşısındaki Ecevit, Ecevit karşısındaki Baykal ve bugün itibariyle Kılıçdaroğlu’nun eteklerinden çekiştirilip bir yöne doğru götürülmek istenmesi CHP açısından ‘içe dönme’ ve ‘ayrışmaya çanak tutmanın’ göstergeleridir.
‘Etnik’ ya da ‘mezhepsel’ vurguların dışavurumu bu partiyi bekleyen en önemli tehlikeler olarak kendini gösteriyor.
CHP aday tercihleriyle, iddia edildiğinin aksine ‘kıyılara sıkışmış’ bir parti görüntüsünden çıkıp ülke genelinde “Ben varım” deme çabasını sürdürürken, içerideki ‘hizip’ operasyonlarını daha bir özenle izlemek zorunda.
Aksi takdirde bu partinin ‘küçük olsun, benim olsun’ zihniyetine kurban edilmesi işten bile değil.

***


‘Tek başına iktidar’ hedefine kilitlenen MHP, ülke menfaatlerini önceleyen bir anlayışla hazırladığı listesinde popülizmden uzak durmanın işaretlerini veriyor.
‘Merkez sağa’ dönük adaylar ile Türkiye Cumhuriyeti Devleti üzerinde yürütülen operasyonlara ‘dur’ diyen bazı isimlerin listelerde yer bulması, bir takım eleştirilere kapı aralamasına rağmen, ‘önce ülkem’ sloganını şiar edinen partinin ‘2023 mesajları’ ile de örtüşüyor.
MHP’ye yönelik kimi zaman açıktan açığa yürütülen ‘yıpratma’, ‘karalama’ ve ‘marjinal bir konuma itme’ çabalarına liste üzerinden yanıt verildiği hissediliyor.
Partinin aday listesi dikkatle incelendiğinde ‘milli çıkarlar’ üzerinde uzlaşmış isimlerin öne çıktığı fark ediliyor.
Elbette bu listeye yönelik dışarıdan bir takım ‘hasmane’ çıkışların olacağı açıktır.
Zira bir yanda ‘tam bağımsız’ ve ‘kendi değerlerini’ nirengi alan bir anlayış, diğer yanda Türk devletine diş bileyen dış destekli ‘güruh’ mücadele halindedir.

***


Aday listelerini esas alarak, partilerin yönlerini ve vaadlerini okumak bir dereceye kadar mümkün olsa da, tercihlerin ağırlıklı olarak ‘eleştirilerin’ dikkate alınması sonucu yapıldığı gözden kaçmıyor.
Kimi partiler için bu bir aldatmaca da
olabilir.
Umudumuz, ‘sağduyunun’ ağır basması ve seçimlerin Türkiye’nin lehine sonuçlar doğurmasıdır.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş