Roma İmparatorluğu’ndan Trablusgarb’a ve Libya’ya

A+A-
Altemur KILIÇ

Orta Doğu ve Kuzey Afrika’da diktatörler iskambil kağıtlarındaki papazlar gibi yıkılıyor... Neden şu sırada, nasıl ve kimler tarafından? Herhalde “Vehbilerin kerrakeleri” yakında ortaya çıkar. Şimdi bunlara “fon” teşkil etmesi, bugüne ışık tutması için “arka planı”, bu ülkenin yakın tarihini hatırlatalım.
 Libya, 1.759.540 km2’lik yüz ölçümü ile yaklaşık 6 milyon nüfuslu bir ülkedir. Başlıca şehirleri Tripoli (2.2 milyon), Bingazi (750 bin). Ülkede 1 milyona yakın göçmen vardır. Ticaret ve el becerisi isteyen, marangozluk, demir işçiliği, kuyumculuk vb. gibi iş kollarında faaliyet gösteren Mısırlılar, göçmen olarak ön sırayı almaktadırlar. Tabii diğer ülkelerden gelenler de var. Son yıllarda Libya’da özellikle inşaat kesiminde Türk firmalarının şantiyelerinde binlerce Türk çalışıyordu..

Amaaan petrol, canııım petrol
Kayıtlara göre ülke nüfusunun %97’si Berberi ve Araplardan oluşurken %3’lük bölümünü Yunanlar, Maltalılar, Mısırlılar, İtalyanlar, Pakistanlılar, Türkler teşkil ederken bir kaç Kafkas Çerkez köyü varmış. Onlar da bizden.. Acaba bunlar da mı Türk sayılıyor? Buraya gelişleri 1860’dan sonra olmuş...
Petrol bakımından zengin bir ülke. Günlük üretimi 1.700.000 varil. 400.000 varil ülke içinde kullanılıyor. Geri kalan 1.300.000 varil dışarıya satılıyor.
Petrol, Libya’nın ve şu sırada Kaddafi’nin kozu, tehdidi, forsu. Ama herhalde dünya için dünya denkleminde önemli bir unsur. Bu yazı hazırlanırken bu petrol kozunu tehdit olarak kullanmıştı. “Petrol tesislerin yıkarım” diyordu. Delidir yapar mı yapar... Kaddafi, ‘Petrol sonrasına hazırlıklı olmalıyız. Petrol parasının tembelliğini bir yana koymalıyız. Siz iş kurun, devletten çok ucuz kredi alın, iş adamı olun’ demektedir.

Tarihçe
Kayıtlı Libya tarihi MÖ 400 yıllarına kadar iner. O zamanlarda burada yerleşik olan Berberilere, Yunanlar ‘Lebular’, ülkeye de ‘Lebu’ demişler. Sonra ‘Lebu’, Libya haline gelmiş.
Finikeliler uzun süre bu ülkeyi yönettikten sonra, sırasıyla Kartacalılar, Romalılar, Vandallar ve Bizans yönetimine girmiştir. 642 yılında Emeviler Libya’ya gelmişler. Daha sonra Abbasiler, Fatimiler, Eyyübiler, Memlüklüler ülkeyi yönetmişler.
1551 yılında Kaptan-ı Derya Turgut Paşa, Trablus’u ‘Tripoli’ (Bizler Trablus’u, Trablusgarp diye adlandırırız. Diğer Trablus Suriye’dedir.) İspanyol ve Maltalı şövalyelerden alır ve böylece 1911 yılına kadar sürecek olan Osmanlı dönemi başlamış olur.
1911 yılında İtalyanların idaresi altına giren Libya, 1951 yılına kadar bağımsızlığına kavuşamadı. 1951 yılında Libya Krallığı adı altında dünyaca tanındı, 1955 yılında BM üyesi oldu. 1971 yılında, şu andaki Devlet Başkanı, ihtilalin genç yüzbaşısı, Silahlı Kuvvetler Komutanı ve ‘Genç Subaylar Grubu’lideri Muammer Kaddafi, Kral İdris, Türkiye’de iken ülke yönetimine el koydu.

Muammer Kaddafi
Muammer Kaddafi ilginç, nev-i şahsına münhasır bir kişi. Libya Üniversitesi Hukuk Fakültesi Tarih Bölümü’nü bitirdi (1963). Daha sonra Bingazi’deki Askeri Akademi’ye girdi. Mezun olduktan sonra İngiltere’ye giderek askeri alanda uzmanlık eğitimi gördü (1966). 1956’da Arap milliyetçiliğinden etkilenerek antisiyonist hareketlere katıldı. Okul arkadaşlarıyla birlikte, ileride Özgür Subaylar Hareketi adını alacak gizli bir örgüt kurdu (1959). 1969’da yüzbaşılığa yükselen Kaddafi, bu gizli örgüte dayanarak, o sırada kaplıca tedavisi görmek üzere Türkiye’de bulunan Kral I. İdris’e karşı darbe yaptı (1 Eylül 1969). Albay rütbesi alarak Silahlı Kuvvetler Komutanı oldu. Devrim Komuta Konseyi adına denetimi ele geçirip anayasal kuruluşları feshetti. İslam ilkelerine dayanan yeşil sosyalizm kuracağını açıkladı. Arap birliği için çalışacağını, bağımsız ülkelerle birlikte ırkçılığa, sömürgeciliğe ve toplumsal baskıya karşı çıkacağını söyledi. ABD’nin Kaddafi’yi tanıması üzerine Mısır’daki Nasır’ı örnek alan Kaddafi, Mısır’da gerçekleştirilen reformları kendi ülkesinde de uygulamaya başladı Yeni anayasa  hazırlanınca Başbakanlık ve Savunma Bakanlığı görevlerini üstlendi (16 Ocak 1970). İngiliz askeri üslerini ve birliklerini ülkeden çıkardı. Petrol  şirketlerini ulusallaştırdı. İtalyan ve Yahudi azınlığın mal varlığına el koyarak onları göçe zorladı. Kıbrıs Barış Harekatında ABD’ye kafa tutarak Türkiye’ye yardım etti. Nasır’ın ölümünden sonra Arap dünyasında onun rolünü üstlenmeye çalıştı. Kimi Afrika ülkelerindeki Müslümanlara ve Arap ülkelerindeki sol eğilimli hareketlere destek oldu. SSCB’yle yakın ilişkiler geliştirdi. Afrika Birliği Örgütü’nün dönem başkanlığını yaptı (1982-1983).
Garip zevkleri ve tavırları var... Giyimi, yüzüne pudra, allık sürmesi ve korumaları güya bakire kadınlar; ama bunların haremi olduğu söyleniyor.
Kaddafı, Libya’yı kendisi için soydu mu? Rivayet o merkezde.. Günahı boynuna!

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları