RTÜK, TRT Genel Müdürü görevden alınmalı...

A+A-
Yavuz Selim DEMİRAĞ

CHP kontenjanından RTÜK üyeliğine TBMM tarafından seçilen İlhan Taşçı ve İsmet Demirdöğen, 2954 sayılı TRT kanununun 13. maddesinde "Tarafsızlık ihlal edildiği hallerde TRT Genel Müdürü görevden alınır" hükmü gereğince TRT Genel Müdürü İbrahim Eren'in görevden alınması gerektiğini vurguladılar. YSK'ya Taşçı ve Demirdöğen'in verdiği imzalı dilekçe şöyle: 

Yüksek Seçim Kurulu Başkanlığına

         Kurulunuzun 26.04.2018 tarih ve 289 No'lu kararı ile "24 Haziran 2018 tarihinde yapılacak olan, Cumhurbaşkanı Seçimi ve 27. Dönem Milletvekili Genel Seçiminin başlangıç tarihi 30 Nisan 2018 Pazartesi günü" olarak belirlenmiştir.

         Kurulunuzun 29.04.2018 tarih ve 329 no.lu kararında da, 30 Nisan 2018 tarihinde başlayan seçim döneminde, Türkiye Radyo Televizyon Kurumu ile özel radyo ve televizyon kuruluşlarının 30 Nisan 2018 tarihinden oy verme gününün bitimine kadar yapacakları yayınlarda uymaları gereken ilkeler belirlenmiştir.

         Kurulunuzca titizlikle uyulması istenen ilkelerin başında, "2954 sayılı Türkiye Radyo ve Televizyon Kanunu'nun 5. maddesinde öngörülen genel yayın esasları ile 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinde yer alan yayın hizmet ilkelerine titizlikle uymaları gerektiği" ifadesi yer almaktadır.

         Söz konusu kararınızdaki ilkeler yayın kuruluşlarının;

         "Tarafsızlık, gerçeklik ve doğruluk ilkelerine uygun davranmakla yükümlü radyo ve televizyon kuruluşları ile yazılı, sözlü ve görsel basının, tek yönlü, taraf tutan yayınlar yapamayacaklarına, bu kuruluşların yayınlarında demokratik kurallar çerçevesinde Cumhurbaşkanı adayları, siyasi partiler ve bağımsız adaylar arasında fırsat eşitliğini sağlamak zorunda olduklarını,

         Cumhurbaşkanı adayları, siyasi partiler ve bağımsız adayların, seçim döneminde görüşlerinin eşitlik, serbestlik, dürüstlük ilkelerine uygun bir şekilde yansıtılması için gerekli katılımın sağlanması, bu konudaki girişimlerini ve sonucunu yayınlarında açıkça ilân ederek kamuoyuna duyurması gerektiğini" belirtmektedir.

Bu kararınızla belirlediğiniz ilkeler bir kural olarak ortaya konulmuş olup bu ilkelere uyulmaması durumunda bir hukuk devletinde yaptırım sonucunun doğması beklenir. Suç en yalın haliyle kanunun cezalandırdığı bir eylemdir. Bir başka deyişle kanunun cezalandırdığı eyleme suç denir. Dolayısıyla da suç işleyen kişi/kuruma da ceza verilir.

                Bir hukuk devletinde suçu belirleyip cezayı öngörmemek düşünülemez. Eğer bir fiil/suç tanımlanmışsa cezası da olacaktır. Cezası olmayan bir durumun suç olması da düşünülemez.

Anayasa, RTÜK Yasası ve Kurulunuzun Yasa ve kararları göz önüne alındığında özel radyo ve televizyonlar ile TRT'nin "tarafsızlık, gerçeklik ve doğruluk" ve Cumhurbaşkanı adayları, siyasi partiler ve bağımsız adayların, seçim döneminde görüşlerinin eşitlik, serbestlik, dürüstlük ilkeleri ışığında yayın yapması beklenmektedir. Buna en başta da 80 milyon yurttaşın vergileri ve faturalarındaki kesintilerle yayıncılık yapan TRT Kurumunun uyması gerekmektedir.

Hal böyleyken, 2954 sayılı Türkiye Radyo ve Televizyon Kanunu'nun 5. Maddesi'ne rağmen;

TRT Kurumu, 30 Nisan-31 Mayıs 2018 tarihleri arasında TRT HABER, TRT 1 ve TRT 6 logosu ile yayın yapan televizyon kuruluşlarında aşağıda toplam süreleri belirtilen bir siyasi parti ve o siyasi partinin Cumhurbaşkanı adayı lehine, diğer siyasi partiler ve Cumhurbaşkanı adaylarını yok sayar nitelikte yayın yapmıştır:

***

14.05.2018-30.05.2018 Tarihleri Arasında Siyasi Partiler ve Cumhurbaşkanı Adaylarının TRT Kanallarında Yer Aldığı Süreler

tablo-004.jpg

Tablodan da anlaşıldığı üzere, TRT yalnızca bir siyasi parti ile onun genel başkanı ve Cumhurbaşkanı adayına diğer partiler ve adaylar bakımından adaletsiz, eşitliğe aykırı bir biçimde yer vermektedir. Deyim yerindeyse TRT bir partinin ve onun Cumhurbaşkanı adayının seçim kampanyasını yürütmekle görevli şirket gibi hareket etmektedir.

Oysa demokrasisi gelişmiş, hukukun işlediği ülkelerde kamusal yayıncılık tüm yurttaşlara eşit mesafede, dini, siyasi, etnik kökenlerine bakmaksızın yayın yaparlar. Kamusal yayıncılık yapması beklenen TRT'nin yurttaşların haber alma hakkına en duyarlı biçimde yayıncılık yapması bir zorunluluktur. Bu zorunluluğun bir ayağını evrensel habercilik kuralları oluştururken, diğer en önemli ayağını ise 80 milyon yurttaşın partisine, oy verdiği adaya bakmaksızın ayrımsız bir biçimde her bir yurttaştan vergi ve fatura kesintileri adı altında para almasıdır. Çünkü yurttaşlardan TRT'ye pay aktarılırken iktidar partisinin seçmenleri daha çok, muhalefet seçmenleri daha az katkı sunmuyorlar. Hal böyle olunca TRT'nin de partiler ve adaylar arasında ayrım yapmaksızın pay aldığı tüm yurttaşlarına eşit ölçüde hizmet sunması bir zorunluluktur. Parti veya adaylardan birisine ya da birkaçına karartma uygulayıp, bir diğerini daha görünür hale getirme yaklaşımı tarafsızlık ve dengeli habercilik ilkesiyle de bağdaşmamaktadır.

Tüm bu değerlendirmeler ışığında TRT'nin kurulunuzca belirlenmiş ilkelere uymaması doğrudan doğruya TRT'nin yükümlülüğü sonucunu doğurur. Yerine getirilmeyen yükümlülüğün yaptırımı da Yüksek Seçim Kurulu tarafından belirlenerek karara bağlanmalıdır.

2954 sayılı Türkiye Radyo ve Televizyon Kanunu 13. maddesinde, "tarafsızlığın ihlal edildiği hallerde TRT Genel Müdürü görevden alınır" hükmü yer almaktadır. Yukarıda ayrıntılı olarak irdelenen değerlendirmeler ve veriler göz önüne alındığında TRT Genel Müdürü İbrahim Eren, yasa uyarınca gecikmeksizin görevinden derhal alınmalıdır.

Anayasa uyarınca seçim dönemlerindeki tüm iş ve işlemler konusunda yetkili organın kurumunuz olduğu da göz önüne alındığında bu konuda YSK tarafından derhal karar verilmesi gerekmektedir.

Ayrıca, hem TRT Kurumu hem de diğer özel radyo ve televizyonlar bakımından da duraksamaya yer vermeden kurumunuzca belirlenmiş yayın ilkelerine uymayan yayıncılar hakkında RTÜK'ten raporları istenerek, haklarında gerekli yaptırım uygulamasına gidilmesi gerekmektedir.

Aksi halde Yüksek Seçim Kurulu üyeleri bakımından da hukuki sonuç doğuracağı değerlendirilmektedir.

   Kararınızda titizlikle uyulması gerektiği belirtilen, 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinde yer alan yayın hizmet ilkeleri de, TRT Kurumu  ile özel radyo ve televizyonların uyması gereken yayın esaslarını belirlemektedir.

         Söz konusu maddenin;

(a) bendinde, "Anayasanın sözüne ve ruhuna bağlı olmak; Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü, milli egemenliği, Cumhuriyeti, kamu düzenini, genel asayişi, kamu yararını korumak ve kollamak"

(m) bendinde, "Kamuoyunun sağlıklı ve serbestçe oluşabilmesi için kamuoyunu ilgilendirecek konularda yeterli yayın yapmak; tek yönlü, taraf tutan yayın yapmamak ve bir siyasi partinin, grubun, çıkar çevresinin, inanç veya düşüncenin menfaatlerine alet olmamak" ilkeleri yer almaktadır.

                (ı) bendinde, "Yayınlar, tarafsızlık, gerçeklik ve doğruluk ilkelerini esas almak ve toplumda özgürce kanaat oluşumuna engel olmamak zorundadır" ve

(k) bendinde, "Yayınlar, siyasî partiler ve demokratik gruplar ile ilgili tek yönlü veya taraf tutar nitelikte olamaz" şeklindedir.

Yukarıda belirttiğimiz bilgiler ve değerlendirmeler ışığında bu konuda kamu çıkarları da göz önüne alınarak karar verilmesini arz ederiz. 01.06.2018"

Bakalım gereği yapılacak mı?..

  • Yorumlar 5
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları