Rum basınına göre

A+A-
Rauf DENKTAŞ

Rum basınına göre Hristofyas’ın Kıbrıs görüşmelerindeki siyasetini destekleyenler çok az bir çoğunluktadır. Sayın Talat’ın da devletsiz, egemenliksiz, tek halka dayalı davranışlarını kabul etmeyen büyük bir çoğunluk vardır. Rum halkının çoğu iki kesimli bir federasyonun nasıl çalışacağını bilmemektedir ve ortaklıktan yana değildir. Rum halkının çoğunluğu liderlerinin de hangi uzlaşmayı istediklerini bilmedikleri kanaatındaymışlar. Biz Sayın Talat’ın “ayrı devlet, ayrı egemenlik istemiyorum” dediğini bilmenin şaşkınlığı içindeyiz. Bunlara Tek Halk formülü eklenince şaşkınlığımız dehşete dönüşüyor. Yine Rum basınına göre halkın çoğu “ağırlıklı oy”un ne manaya geldiğini bilmiyormuş; bizde de halkın büyük bir çoğunluğu bu aritmetik oyunla ayrı oy hakkımızın, Hristofyas’ın kurumları birleştirme, bizi Tek Halkın içinde kaynatma oyununa yardımcı olduğunu bilmemektedir. Ayrı oy hakkımız, sulandırılması asla caiz olmayan egemenlik hakkımızın, ayrı bir halk oluşumuzun simgesidir. Cumhurbaşkanı ile Yardımcısının seçiminde, bir şekilde, müşterek listeyi önermemiz, Tek Halk, Tek Egemenlik, Tek Devleti kabul etmemiz kadar büyük bir yanlış olmuştur. Rum tarafından bilirkişilerin “Zürih’i deldik” demelerinden bunu anlamak mümkündür.
Rum tarafı “dönüşümlü Cumhurbaşkanlığını” da istemiyor. Biz, Rumların çok erken yıkacakları müşterek bir çatı uğruna Zürih’teki dengeleri deldirmiş oluyoruz. Bunun tedavisi yoktur.
Bütün bunlara rağmen Hristofyas ateş altındadır; Türklere fazla müşfik davranıyor ve fazla taviz verdi diye!
Rum basınına göre Rum gençliğinin yüzde 60 oranda önceliği iki ayrı devlettir; Kıbrıslı Rumların her 10 kişiden 4’ü de ayrılık diyor - iki kesimli, iki toplumlu federasyonu isteyenler yüzde 38’de kalıyor.
Gizli görüşmelere gerek yok!
Halklar, her iki tarafta da, henüz birleşip bütünleşmeye hazır değildirler. Meseleyi gerçekleri kabul ederek halletmek akıl işidir. Gerçekler de Kıbrıs’ta iki eşit egemen Halk’ın ve onların devletlerinin varlığıdır; Varılacak her hangi bir anlaşmanın yeniden kan gölüne dönüşmemesi için fiili ve etkin milli garantilerin devamıdır. Hristofyas “aramızdaki uçurum çok derindir” demişti. Seçim adına halkımıza bunun tersini söyleyip halkımızı uçurumun başına getirmek Sayın Talat’a yakışmaz!

Yazarın Diğer Yazıları