Rumun akıllanmayacağını kafanıza iyice sokun...

A+A-
Hüseyin Macit YUSUF

Kıbrıs’ta Rum tarafı ile anlaşabileceğimize, yeniden bir araya gelip barış içerisinde yaşayabileceğimize inananlar ve bu konuda ümit besleyenler varsa bu yazımı çok dikkatli bir şekilde okumalıdırlar. Rumların uzlaşmazlıklarını yıllardır yazıp söylemekteyim. Örnekleriyle sizlerle paylaşmaktayım. Belki zaman zaman belirli konularda aynı şeyleri tekrarlamak durumunda kalıp sıkıcı dahi olabiliyorum. Ancak Rum tarafının Kıbrıs’ı bir Yunan adası olarak gördüğünü, Enosis’i gerçekleştirmek istediğini ve Megali İdea ülküsü ile yanıp tutuştuğunu söylemek ve bunu tekrarlamak pek de sıkıcı olmasa gerek. Rumun hain emellerini her Türk evladı kafasına iyice kazımalıdır. Rum tarafı Kıbrıs Türküne adada yaşam hakkı vermek istememektedir. KKTC’nin yıkılması ana hedefleridir. Osmosis yolu ile Kıbrıs Türkünü yok edeceklerinin hayalini kurmaktadırlar. Böylelikle gerçekçilikten uzak bir mantıkla hata üzerine hata yaparak cennet adamızda yaşamı kendileri adına zorlaştıracak koşulları hazırlamaktadırlar. Hatalarından dolayı gün ola adanın tümünü kaybedebileceklerinin hesabını yapamamanın acizliği içerisindedirler. Bunları niye yazıyorum? Yeni seçilen Cumhurbaşkanımız Derviş Eroğlu’nun müzakerelere devam etme kararlılığını gösterdiği bir dönemde Rum tarafının iyice azıtarak, her platformda, biz Kıbrıs Türklerine karşı giriştikleri olumsuz eylemlerden dolayı yazıyorum. Rumun uzlaşmazlığından ve saldırganlığından bezdiğimiz için yazıyorum. Aslında bunlarla müzakere edeceğimiz hiç bir konu yok ya. Rumun son günlerdeki bazı maharetlerini(!!!) sizlerle paylaşırsam ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız.


Hatırlayacağınız üzere Avrupa Komisyonu, Annan Planı referandumunun hemen ardından Kıbrıs Türkü üzerindeki izolasyon ve ambargoların kaldırılması için Doğrudan Ticaret Tüzüğünü uygulamaya koyma kararı vermişti. Bu karar bugüne kadar uygulamaya konmamışken, KKTC Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden hemen önce, 2. Cumhurbaşkanı Talat’ın yeniden seçilmesine destek olmak amacıyla gündeme getirildi. Komisyon konuyu Avrupa Parlamento’suyla paylaşarak bir çözüm üretme havası yarattı. Çabaların göstermelik olduğu besbellidir. Buna rağmen Rum tarafı işi ciddiye alarak Brüksel’e diplomatik atak yaparak Tüzüğün geçmemesi için elinden geleni ardına koymamaktadır. Kıbrıs Türkünün dünyadan izole edilip yok olup gideceğini zannederek, girişim üzerine girişim yapmaktadır. .


Doğrudan Ticaret Tüzüğü’nün kabul edilmesinin üye ülkeye karşı yapılmış bir hareket olduğu mesajını Brüksel’de veren Kiprianu, tüzüğün rafa kaldırılmasını, yok eğer işlerlik kazandırılmak isteniyorsa Maraş’ın iadesi ve Ercan havaalanındaki hava kontrol kulesinin yetkilerinin Güney Kıbrıs’a devredilmesi şartını Türkiye’nin yerine getirmesini istemiştir. Yani Kiprianu olmayacak duaya amin demektedir. Rum şaşırmıştır. Dedim ya, Rum KKTC’nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü ortadan kaldıracak-parçalayacak formüllerle kafa yormaktadır. Bunlar nafile uğraşlardır. Ada halklarına faydası yoktur.


Bu kafadaki Ruma karşı müzakerelerdeki en büyük kozumuz Cumhurbaşkanı Eroğlu’dur. Eroğlu yaptığı açıklamada her müzakerenin bir sonu olduğunu, Rumların ise takvime karşı olduğunu ifade ederek, Hristo-fiyasko ile Kıbrıs’ta 2 halk var olduğu gerçeğinden hareketle müzakere masasında konuşacaklarını belirtmiştir. Şu gerçek artık anlaşılmalıdır; Türk tarafının uzattığı barış elini sıkabilecek Rum yoktur ve olmayacaktır. Rumun akıllanıp ada gerçeklerine göre sorunu çözmeye yanaşacağını bir kere kesinlikle aklınıza getirmeyin. Yapılacak tek şey; sonuç alınması mümkün olmayacak göstermelik müzakereler devam ederken, Kıbrıs gerçeklerinin dünyaya anlatılması ve KKTC’nin tanıtılmasının alt yapısının oluşturulmasıdır. Akıl ve mantık başka yol göstermemektedir. 

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları