Rum'un "İşgal" tantanası...

A+A-
Hüseyin Macit YUSUF

Rum-Yunan ikilisi 1974 Barış Harekatını adanın Türkiye tarafından işgali olarak görmekte, dünya kamuoyunu yanıltarak Anavatan Türkiye’yi suçlu sandalyesine oturtmak için yaygara koparmakta, akılları sıra Türkiye aleyhinde propaganda yapmaktadır. Bu propaganda özellikle Harekatın yıldönümlerinde doruğa çıkmakta; Türkiye işgalci olarak kötülenerek bir an önce işgalin sona erdirilmesi çağrıları yapılmaktadır. Harekatın 35. yıldönümünde de aynen böyle olmuş ve Rum-Yunan ikilisi kin ve nefretlerini kusmuştur.
Türklük düşmanı Rum gençleri Mutlu Barış Harekâtını kınamak amacıyla; 20 Temmuz akşamı Ledra Palace Sınır Kapısında eylem yaptı. Gençler, düzenledikleri eylemde çeşitli pankartlar ve Yunan bayrakları ile Ledra Palas Sınır Kapısına yürüdü.
Eylemde Rumca olarak Anavatan Türkiye ve KKTC’yi hedef alan sloganlar atarak Rum barikatına yürüyen gençler, zaman zaman  “En İyi Türk Ölü Türk”, “Kıbrıs- Yunanistan- Enosis”, “Atilla Kıbrıstan dışarı”, “Kıbrıs Helendir”  sloganları attılar.
Eylemde Türkiye ve KKTC aleyhtarı konuşma yapan örgüt yöneticileri, konuşmalarında sözde ülkelerinin işgal altında olduğu söylemini yineleyerek Türkiye’yi 20 Temmuz Barış Harekâtını gerçekleştirmesinden dolayı kınadılar. Eylemciler tabii  “Türk askerinin Kıbrıs’tan çekilmesini”  de istediler.
Eylemde ayrıca Türkiye aleyhtarı propagandalar ön plana çıkarılırken, Türkiye’ye karşı mücadelelerinin de süreceği vurgulandı.
Bu arada AB Dönem Başkanı İsveç Dışişleri Bakanı Carl Bildt’in geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamalara Rum-Yunan ikilisinin tepkileri de sürmektedir. Devrik lider Makarios BM Güvenlik Konseyindeki konuşmasında şöyle haykırmaktaydı:  “Kıbrıs’ta geçen Pazartesi sabahından bu yana süregelen olaylar gerçek bir trajedidir. Yunanistan’daki askeri cunta, Kıbrıs’ın bağımsızlığını acımasızca ihlal etmiştir. Yunan Cuntası, Kıbrıs halkının demokratik haklarına, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin bağımsızlık ve egemenliğine en ufak bir saygı göstermeden, diktatörlüğünü Kıbrıs’a da uzatmıştır... Bu darbe, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını ve hükümranlığını açıkça ihlal eden dış kaynaklı bir işgaldir. Sözde darbe, Milli Muhafız Ordusu’nu yöneten Yunanlı subayların işidir... Atina’nın düzenlediği darbe ile yaratılan bu olağandışı durumu sona erdirmek için Genel Kurul üyelerine ellerinden geleni yapma çağrısında bulunuyorum. Kıbrıs’taki anayasal durumun ve Kıbrıs halkının demokratik haklarının yeniden tesis edilebilmesi için; Güvenlik Konseyi’ne elindeki tüm imkanları gecikmeden kullanması çağrısında bulunuyorum. Daha önce de ifade ettiğim gibi, Kıbrıs’taki olaylar Kıbrıs Rumlarının bir iç meselesini teşkil etmemektedir. Kıbrıs Türkleri de etkilenmektedir. Yunan cuntasının düzenlediği darbe bir istiladır ve sonuçlarından tüm Kıbrıs halkı, Türkler ve Rumlar acı çekmektedir...”
Yunanistan Temyiz Mahkemesi’nin 21.03.1979 tarih ve 2658/79 sayılı  “Türk Ordusu’nun Kıbrıs’a müdahalesi yasaldır, suç Yunan subaylarına aittir”  kararı, 1974 Temmuz’unda Kıbrıs’taki gelişmelerin sorumlusunu yeterince göstermektedir.
Dünya kamuoyunu Kıbrıs sorununun çıkış nedeni konusunda yeterince aydınlatamadığımız gerçeği tartışma götürmemektedir. Mutlu Barış Harekatı’nın 35. yıldönümünde Bildt’in açıklamaları önemlidir. Bildt gibiler çoğaldıkça önümüz açıktır. Kıbrıs Türkünün son 50 yıldır Kıbrıs’ta çektiği çileleri belgeleriyle dünya kamuoyu ile paylaşmanın zamanı gelmiş ve geçmiştir. Bu kritik dönemde bir an önce gerekli girişimlerin başlatılması ve ada gerçeklerinin tüm dünya ile paylaşılması şarttır. Yan gelip yatma ve iç çekişmelerle birlik, beraberlik ve dayanışmamızı yıpratma zamanı değildir.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları