Rüyalarım ve kâbuslarım

A+A-
Altemur KILIÇ

Uydurmuyor, hayali yazmıyorum; son zamanlarda rüyalarımda hep Atatürk’ü ve babamı görüyorum... Rüyalarıma, kâbuslarıma girmeleri akla yakın; çünkü,  “son zamanlarda”  ülkemin halleri beni çok üzüyor ve  “onları” anıyor, arıyorum! Hem uyanıkken, hem de uykumda!
Hayırdır inşallah; Atatürk ve babam beni yanlarına -öte tarafa mı-çağırıyorlar, yoksa bana bir şeyler mi söylemek istiyorlar? 
Ekseriya, Atatürk, mareşal üniformasıyla, bir şey söylemeden, heykel gibi dimdik ayakta... Babam ise, bana bir şeyler söyler gibi... Uyandıktan sonra aklımda tutabildiğim şu:  “Sen hangi çetedensin oğlum”  Cevap veriyorum;  “Mustafa Kemal’in sizin çetenizden, Kuvvay-ı Milliyeden baba!”  Babam;  “Aferin, sana da o yakışır oğlum” der gibi! 
İkisinin de “Biz bu mücadeleleri, savaşları boşuna mı yaptık, şu memleketi getirdiğiniz hale bakın... Bu Cumhuriyeti, size boşuna mı emanet ettik?” dediklerini duyar gibiyim!
Atatürk:  “Mezarımı tavaf eden binlerceniz, şimdi neredeler?” der gibi!
 Bu sorular, şuurumun altında; vicdan azabım rüyamda, kâbusa dönüyor, kan ter içinde uyanıyorum bugünlerde! Ancak kâbus, uyanıkken de devam ediyor. Uyanmamak, Atatürk’ün huzuruna   dönmek, ondan  öğütler almak istiyorum... Babamla daha fazla konuşmak - dertleşmek istiyorum!.. Ne söyleyeceklerini bildiğim, beni - bizleri azarlayacaklarını bildiğim halde!
Geçenlerde, bir rüyamda kendimi   “Halk - Cumhuriyet Mahkemesinde” yargıç olarak gördüm... Sanıklar önümüze geldikçe, içimden  “Gel de asma” diyordum... Onları, hainleri saymaya başladım: 150’den fazla idiler. Uykum kaçtı! 
Bir rüyamda da, Silivri’de, sanıklar arasındayım, onların, Atatürkçülerin, şimdilik “kaç kişi oldukları” malum!
Ve düşünüyorum: “Atatürk Cumhuriyeti” hayalimiz -rüyamız yeniden gerçekleşecek mi? Bir gün gelecek, bu kâbuslardan kurtulacak, uyanacak mıyız?
Kendi kendime soruyorum; asla gerçekleşemeyecek bir rüyanın, hayalin mi peşindeyiz?..   “Yel değirmenlerine” saldıran “Don Kişot” lar mıyız? 
Hamlet’in dediği gibi; “Uyumak ve belki de rüya görmek, sonunda...”  “Olmak veya olmamak”, işte mesele bu...

Türkeş - Yazıcıoğlu

İki yiğit Türk Milliyetçisi hayatta ayrı düşmüşlerdi; şimdi herhalde birleşmişlerdir.
Onları rahmetle anıyorum!

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları