Sabih Kanadoğlu: Bunun adı dikta rejimi olur

Sabih Kanadoğlu: Bunun adı dikta rejimi olur
Meclis’e sunulan anayasa paketini değerlendiren Sabih Kanadoğlu dünyanın hiçbir demokratik ülkesinde böyle bir sistemin olmadığını söyledi.

AKP ve MHP’nin anlaşmaya vardığı anayasa değişikliği teklifi eleştirilmeye devam ediliyor. Yargıtay Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, “Denetimin olmadığı yürütme, yasama ve yargıya tek kişinin egemen olduğu böyle bir sistemin adı başkanlık sistemi de değildir. Bunun adı başkancı ya da patronlu başkanlık olabilir. Ama tek kelime ile anlatılmak istenirse bunun adı dikta rejimi olur” diye konuştu. Dünyanın hiçbir demokratik ülkesinde böyle bir sistemin olmadığını dile getiren Kanadoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Getirilmek istenen rejimde başkanın denetim imkânı yoksa ve o ülkede aynı zamanda genel başkan sultası varsa, yargı da bağımsız değilse mutlaka ama mutlaka bu rejim dikta rejimine dönüşür. Teklife baktığımızda yürütmeyi denetleyebilir diyebileceğimiz hiçbir unsur ortada yok. Cumhurbaşkanı yürütmeyi elinde bulunduracak, diğer yandan parti genel başkanı olarak yasamayı ve yüksek yargıyı da belirleyecek. Böyle bir sistemde denetimden bahsedilemez. Burada artık tek kişi yönetimi söz konusu olur. Bunu anlatmaya otoriter kavramı da yetersiz kalır.”

DENETİM İMKANSIZ

Gensoru ve güvenoyu gibi denetim mekanizmalarının ortadan kaldırılacağına dikkat çeken Kanadoğlu, böyle bir durumda yasamamın yürütmeyi denetleyemeyeceğine işaret etti.Teklife bakıldığında milletvekillerinden bakan yapılabildiği ve görevden alınabildiğini anımsatan Kanadoğlu, bu durumun yürütmenin yasama üzerinde baskısına neden olacağı vurgusunu yaptı. Sabih Kanadoğlu, bu şekilde bakan yapılmış milletvekilinin kendine özgü fikirlerini dahi açıklayamayacağını belirtti. Kanadoğlu, “HSYK 12 kişiye indirilecekmiş. Bunun yarısını kendisi diğer yarsını yasama atayacakmış. Yasama bu haliyle zaten elinde olur ve senin beklentin doğrultusunda atama yapar. Bu kurulun bir üyesi ise zaten senin atadığın adalet bakanı oluyor. Bu demektir ki yasamaya da egemen olan başkanın istediği şekilde bir HSYK ortaya çıkacaktır” dedi.

BİRLİĞİ TEMSİL ETMEZ

Kanadoğlu, bu teklifin TBMM’de kabul görmemesi gerektiğinin altını çizdi. Kanadoğlu şunları söyledi: “Eğer bu gerçekleşmezse yine umut ederim halk tarafından ‘hayır’ denerek reddedilir. Türkiye’nin çıkışı da buradadır. Nereden nereye geldiğimizi anlatmak amaçlı söylüyorum. 27 Mayıs 1968 darbesinin gerekçelerinden biri o tarihteki Cumhurbaşkanı’nın parti amblemi taşıyan bir bastonu kullanmasıydı. Cumhurbaşkanı dediğiniz kişi aynı zamanda bir partinin üyesi olamaz. Teklife bakıldığında parti üyesi olabiliyor. Genel başkan olmasının önüne geçen bir hüküm de yok. Böyle bir başkanın Türk milletinin birliğini, beraberliğini ve bütünlüğünü temsil etmesi beklenemez.”

Bünyamin Öztürk - ANKARA

  • Yorumlar 14
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş