Saçma sapan işler...

Yavuz Selim DEMİRAĞ

Hanifi Avcı'yı tanımadan önce farklı ön yargılarımın olduğunu belirtmeliyim. Kumpasa uğrayarak Silivri'ye tıkılacağını bile bile "Haliç'te Yaşayan Simonlar" kitabını yazması o dönemin koşullarında büyük cesaretti. Nitekim zafer sarhoşluğundaki yapı, faşedilme telaşı ile kitabı toplayıp, satın alıp okuyucudan kaçırmaya kalkıştı. Bir kaç hafta yok sattı. Derken korsanları ile beraber bir milyon baskı yaptı. Yaklaşık dört yıl kaldığı cezaevinde başlayıp çıkınca yayınladığı "Cemaatin İflası" adlı ikinci kitabı ile beraber halen ilgi ile okunuyor. Avcı ile tanışmamız da duruşmalar esnasına ve çıkışına rastlar. Bana göre mütedeyyin, inançlı Müslüman bir Anadolu çocuğu. Cumhuriyetimizin değerleri sayesinde okumuş memurluğunu "devlet adamlığı" ile bütünleştirmiş biri. Uzun yıllar koruyup yardımcı olduğu paralelcilerin zıvanadan çıkıp kumpasçılığa, ajanlığa işi götürmesini görünce gerçekleri dile getirmeyi görev saymış. Hanifi Avcı'yı tanıyanlar, meslek hayatının başından beri farklı polis profili çizdiğini ifade eder. Kendisi de geçmişte uyguladığı bazı yöntemlerin yanlış olduğunu kabul edecek kadar erdemlidir. Kamuoyu onu ünlü 'Susurluk Raporu' ile tanıdı. Bugün bile Susurluk'taki girift ilişkileri savunan kesimler olabilir. Lakin devlet içinde hukuksuzluğa karşı atılan önemli adımlardan biri olduğunu kabullenmek de şart. Avcı'yı içeride tutabilmek için akla hayale gelmeyen iftiralar atıldı. İtibar infazından tutun da sahte delil üretenlerin çoğu meslektaşları idi. Görev yaptığı dönemde ön plana çıkmaktan hoşlanmayan, ekranları sevmeyen Avcı, tahliyesinden sonra zorunlu olarak televizyon programlarına çıkıp bilgi ve tecrübelerini aktarıyor. Sağolsun bir programda benim yazdığım "İmamların Öcü" kitabımdan bahsederek, TSK içindeki tehlikeye dikkat çekip, seyircilere ve ekran yöneticilerine önerip birlikte ekrana çıkmayı tavsiye etti. Fakat hem nalına hem de mıhına vurduğum için yani bu konuda AKP'nin de affedilmeyen ortaklığını belirttiğimden, merkezcilerle beraber havuzcuların ambargosu devam ediyor. Şu sıralar ruh sağlığımı koruyabilmek adına televizyon seyretmekten uzak duruyorum. Ancak CNNTürk'de Hanifi Avcı'nın çıkacağını öğrenince dayanamadım. Emniyet istihbaratını en iyi bilen Avcı, bir taraftan Ankara Garı önündeki katliamı değerlendirirken öte yandan polis içindeki küçük grupların "saçma sapan işlere uğraştığını" belirtti.

Söyledikleri özetle şöyle: "Bir önceki dönemde basiret gösteremeyen anlayış, düşünce, yapı, şimdi de hâlâ devam ediyor. Bence ondan kurtulması gerek. Devlet yönetimi bir defa şuna karar vermeli: Emniyet'in içerisinde, özellikle de istihbarat içerisinde asla bu ideolojik anlayışlara, şu düşünceye, bu düşünceye yer vermemeli. Ona yer verirse her şeyin zararına olur.

Orada, bu ülkeye bağlı, görevinden başka hiçbir şey düşünmeyen, objektif bir mantıkla hareket eden insanlar olmalı. Bizim en çok rahatsız olduğumuz, belki fazla dillendirmediğimiz, şu anda ortam söylemeye uygun olmadığı için söylemediğimiz, ama belli mantıkta, belli ideolojide insanlar var. Onlar da saçma sapan işler yapıyor. Akılla, mantıkla hiç izah edilemeyen işler yapıyor."

Hanifi Avcı isim vermekten imtina ediyor ama Emniyet camiasını bilenler bu küçük grupların "Menzilciler. Millî Görüşçüler" gibi farklı cemaat ve gruplardan oluştuğunu bilir. Dahası paralelcilerin henüz temizlenemediğini de... Bir kaç polis şefinin görevden alınmasıyla meseleyi hallettiğini sanan hükümet, Emniyet'teki saçma sapan işlerle uğraşanları bakalım ne yapacak?

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş