Saf değiştiriyorum: MHP'de değişime gerek yok!

Adnan İSLAMOĞULLARI

MHP Genel Başkanı Bahçeli, Bursa'da yayımlanan Yeni Dönem Gazetesi'nin sahibi Oğuzhan Kutlucan, Genel Müdürü İbrahim Öge ve köşe yazarlarının kendisini ziyaretlerinden sonra yaptığı açıklamalarla partisindeki kongre tartışmalarına son verdi ve muhaliflerin değişim talepleri hakkında "gerek yok" diyerek iki kelimeyle bitirdi MHP'deki seçim sonrası kaosunu… Lider dediğin de böyle olur!..

Sık sık demokrasi ve hoşgörü vurgusu yaparak sürdürdüğü açıklamasında MHP'deki kurultay tarihini de tekrar açıkladı Sn. Bahçeli:  18 Mart 2018. Muhaliflerin o açıklamadan sona ümitsizliğe kapılarak, kongre tarihini 18 Mart 2098'e ötelememesi için SMS yoluyla çağrı yaparak toplu dua için teheccüd namazına kalktıkları öğrenildi.

Oldukça sıcak ve samimi bir havada geçtiği söylenen sohbette misafirlere püskevit ve çay ikrâm edilirken canı sıkılan için de tespih hediye edildi.  Sn. Bahçeli kendisine karşı aday olan 5 arkadaşına yaptığı incelikleri anlattığında, gazetecilerin gözyaşlarını zor tuttuğunu ve hıçkırıklarının boğazlarında düğümlendiğini daha sonra gazetecilerin yakın çevrelerine gözyaşları içinde yaptığı açıklamalardan öğrendik.

Bahçeli'nin, "Bugüne kadar kongrelerde bana karşı aday olan 5 arkadaşımıza partide görev verdim. Aday arkadaşlarımız çalışmalarını yürütebilsinler diye il başkanlıklarına talimat gönderip, gelen arkadaşları ağırlayın, yardımcı olun dedim. Bunu başka kim yapardı?" sözlerinden sonra toplantıda bulunanların; "Büyüksün,  İskandinav demokrasisi senin demokrasinin yanında halt etmiş, ülke genelinde az oy aldığı için istifa eden Fransa Başbakanı Ayrault senin ayakkabının bağı olsun, hem daha 18 sene oldu, daha yeni siyaseten reşit oldun, önünde daha uzun yıllar var, ne kurultayı, ne değişimi" diye bağırarak kendilerinden geçtiği Bursa siyaset kulislerinde konuşuluyor…

Bahçeli'nin yaptığını kim yapardı ki hakikaten? Hem karşısına geçip aday olacaksın, hem de sana il teşkilatları açılacak, teşkilatlarda Bahçeli'nin tâlimatıyla ağırlanacaksın! Olacak şey miydi canım bu kadarı, resmen âlicenablık bu, kıymetini bilmeyenlerin ve yani karşısına geçip aday olanların ve üstelik "değişim" isteyenlerin nankörlüğü işte ne olacak!

Meselâ Fransa'da  aday olanlar ve değişim isteyenler Elbe Ada'sına sürgüne gönderilirler ve orada cavlağı çekerler. En son, demokrasinin beşiği diye bilinen İngiltere'de genel seçimlerde başarısız olan İşçi Partisi lideri Ed Milland, Başbakan ve liberallerin lideri Nick Clegg  ve oylarını arttırdığı halde partisinde genel başkan seçilemeyen Nigel Farage istifa etmedikleri gibi karşılarına aday olarak çıkanlar son nefeslerini giyotin altında verdiler…

Seçim sonuçlarını ve güncel siyaseti değerlendirirken, "AKP'nin 7 Haziran seçimlerinin ardından milliyetçi bir tavra bürünüp, kendilerinden oy koparmaya çalıştığını ve bunda da başarılı olduğunu" söyleyen ve kendi şakacı uslûbuyla, "Seçmen üç gözlü aküye benzer. Birinci göz, fikri ve ideolojik temeli sağlam olanlar. İkinci göz bu kesime yakın olan eş, dost, akraba. Üçüncü göz ise seyyar diyebileceğimiz seçimden seçime parti değiştirenler" diyen Bahçeli'nin Bursa'dan kendisini ziyarete gelen gazetecilerle sohbeti siyâsî ders niteliğinde bu açıdan. Yaptığı seçmen tahlilinin Siyasal Bilgiler fakültelerinde tüm müfredâtın yeniden yazılmasını gerektirecek derinlikte olması siyaset bilimcilerini kara kara düşündürmeye başlamış bile.

Başarılı olan AKP, başarısız olan ise yok. Oy koparan AKP, oyları koparılan yok. Seçim kazanan AKP, seçim kaybeden yok. 

Hep bu seçmesini bilmeyen ve  üstelik 'üç gözlü akü'ye ve 'yedi kollu ejderha'ya benzeyen seçmenin hınzırlığı bu müteselsil seçim mağlubiyetleri aslında.

Ve…

"Delegelik müessesesinin yozlaşmasına ve ayaklar alınmasına müsaade etmeyeceğim" diyor Sn. Bahçeli…

İşte burada A BE Se -Ma Be SE falan da işe yaramıyor ve balatalar yanıyor…

Buradan kongre için imza veren ve kendi müesseselerini yozlaştıran ve dahi ayaklar altına alan delegelere "yazıklar olsun, liderinizin size verdikleri yüzünüze gözünüze dursun" diyorum, insan kendi müessesesini yozlaştırır ve ayaklar altına alır mı yâ hû!

Ayrıca başta Sn. Merâl  Akşener'e, ve Sn. Koray Aydın'a ve Sn. Sinan Oğan'a sesleniyorum. Vazgeçin bu sevdadan. Adaylığınızı geri çekin. İmzaları iade edin sahiplerine. "Değişim.. değişim" diye tutturmayın.  

Siz Devlet Bey'den daha mı iyi bileceksiniz? 

Yeni bir projeleri olup olmadığını soran gazetecilere verdiği cevap gerçekten çok mânidar Devlet Bahçeli'nin:

"Böyle bir şeye gerek yok. Yaptığımız işler söylemlerimiz zaten medyada yer almıyor ki. Televizyonu açtığımızda bir sürü kelli felli adam, profesör, araştırmacı konuşmaya doğrudan 'Türkiye'de muhalefet yok' diye başlıyor. Böyle bir ortamda değişime gerek yok."

Benim takâtim kalmadı artık, bu son paragrafı Sn. Servet Avcı'nın tahlillerine bırakıyorum...

 

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş