Sahipsiz ‘değişim’ paketi kimin elinde patlayacak?

İsrafil K.KUMBASAR

Referanduma sayılı günler kala, sokağın nabzı da giderek hızlanıyor.
12 Eylül’deki oylamayı kendisi için bir ‘altın vuruşa’ dönüştürmek isteyen AKP bütün imkanlarını seferber etmiş durumda.
Çarşaf çarşaf ilanlar, ‘kamu imkanları’ ile asılan afiş ve pankartlar, ‘paravan’ dernek ve vakıflar adına dağıtılan bildiriler.
Bir yerlerde bulunup, ‘cepleri’ doldurularak ekranlara taşınan ‘ülkücü’ ve ‘solcu’ eskileri.
Adeta ‘can havli’ ile yürütülen bir kampanya.
Ne gariptir ki, sahibi yok.
Ne diyor AKP iktidarının başı Tayyip Erdoğan:
-  “Bu bir Tayyip Erdoğan Anayasası değildir.”
Başka ne diyor?
- “Bu bir AKP Anayasası da değildir.”
Herkes bu iki sözün doğruluğunda hemfikir. Zira değişikliklerin ‘ısmarlama’ olduğu aşikar. Üzerinde bir mutabakat olmadığına göre, bu bir ’milli anayasa’ değişikliği de değildir.
O halde kimindir bu anayasa değişikliği?

* * *

Öyle fazla zorlamaya, derin anlamlar çıkarmaya gerek yok.
Bir elinize ‘evetin faziletlerini’ döktüren bir broşürü alın. Diğerine, Tayyip Erdoğan’ın kamuoyuna yansıyan ‘hikmetli’ sözlerini. Alt alta koyun bakalım sonuç ne oluyor?
Buyurun size birkaç örnek:
Daha fazla özgürlük... Kürt açılımı... Alevi açılımı... Dersim’de sizi astılar-kestiler... Biz etnik ve dini milliyetçiliğe karşıyız... Onun için evet.
- “Ama bu HSYK’yı, Danıştay’ı, Yargıtay’ı Alevilerden temizlememiz gerek. Dedelerden talimat dönemi bitiyor.”
Şehit yakınlarına özel ayrımcılık yapacağız... Onları koruyup gözeteceğiz... Onun için evet.
- “Fakat askerlik yan gelip yatma yeri değildir. Bu işin doğasında kelle olmak da var.”
İş dünyasının önünü açacağız, ülke ekonomisi daha da ileriye gidecek, herkes aş ve iş imkanına kavuşacak... Bu yüzden evet.
- “Ancak, üniversite mezunu herkese iş bulmak benim görevim mi?”
Darağacağına gönderilen ülkücülerin hesabını 12 Eylülcüler’den sormak için tercihimiz evet.
- “Bunlar eli kanlı faşistler, bunlar vatansever değil, düpedüz kafatasçılar.”
Sevdamız millet, kararımız evet.
- “O kim ise anasını da alsın gitsin.”

* * *

Tayyip Erdoğan’a aynen katılıyoruz:
- “Bu asla bir AK Parti Anayasası değildir.”
Ve yine imzamızı atıyoruz:
- “Bu bir Tayyip Anayasası da değildir.’
Nasıl olsun ki?
Bay Erdoğan’ın günlük hayattaki sözleriyle, allanıp pullanıp kuşe kağıtlara döktürülmüş ‘değişim’ mucizesini yan yana koyunca, ‘çelişkinin’ bini bir para.
Hazret boşu boşuna miting meydanlarında “Benim CHP’ye, MHP’ye gönül vermiş kardeşlerim” diye söze girmiyor.
Daha üçüncü cümleden sonra ‘kaç metre’ yol yaptığını, ‘kaç kutu’ ilaç, ‘kaç koli’ erzak dağıttığını boşuna söylemiyor.
Adına ‘değişim’ denilen paketin aslında bir ‘yutturmaca’ olduğunu kendileri de biliyor.
İşte o yüzdendir ki, ‘İETT günlerinden’ kalma bir alışkanlıkla topu hemen ‘taca’ atıyor.
Eee, kimin Anayasasıdır peki bu?
‘İlacın’, ‘kaldırımın’, ‘kumanyanın’ arkasında durup ballandıra ballandıra anlatıyorsun da, ‘ülkenin kaderini’ çizecek olan ‘paketi’ niye sahiplenmiyorsun?

* * *

AKP hükümetinin içinde neşvünema bulduğu hareketin karakteristik özelliği budur:
- “Nimet olunca kendilerinden, külfet söz konusu ise başkalarından bilmek.
Paketin milletin başına açacağı ‘melaneti’ biliyor olmalılar ki, hiç üstlerine almıyorlar:
- “Bu bir AKP Anayasası değildir.”

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş