Şakir Süter'in yazdığı darbeci iş adamı kim?

A+A-
Behiç KILIÇ

Aziz hatırasını anarken, 2007’de kaybettiğimiz gazeteci Şakir Süter’in bir yazısından alıntı yapmıştık...
Süter, 2006’da yazdığı bir dizi yazıda, bir takım örgütlenmelerden bahsediyordu... Buna göre, bazı önemli iş adamları, bir kısım siyasetçi ve de askerlerin adı geçiyor bir “darbe”  hareketliliğini yansıtıyordu Şakir Süter...
Yazısı, gazetesi Akşam’da  “dizi” halinde birkaç gün sürecek şekilde yayınlanmıştı... Yazdıkları gazetenin arşivinde mevcut... Bu yazılara bakınca, bugün yaşananlarla da birleştirince ortaya ilginç sonuçlar çıkabiliyor...
Rahmetli Süter, çok iyi bir gazeteciydi.. Bir takım bilgilere ulaşmış, o günün şartlarına göre oldukça ileri bilgiler aktarmış okuyucularına...
Kendisi vefat etmemiş olsaydı, mutlaka o yazısını daha da geliştirecekti ve bizlere daha açık seçik bilgiler sunabilecekti belki de...
Çünkü, o tarihdeki yazısında, bazı kişilerden bahsederken açık kimlik kullanamamış...
Kodlamalar yapmış...
Bu durum da şimdi beraberinde bazı soru işaretleri taşıyor, orada kastedilen kişileri tahminle, karineyle çıkarmaya çalışıyoruz...
Acaba, yazıda anılan, “darbe hazırlıklarından” bahsedilenler kimlerdir.. Şakir Süter, kimlerin izine ulaşabilmişti?.


Yazıdaki ip uçları...
2006 Ocak ayının 16. günü Şakir Süter bu yazıyı yazmış... Kamuoyunda öyle  “darbe-marbe”  meselesi yok ama Süter,  “AK Parti lideri ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın da, belki herkesten çok daha iyi gördüğü bir gerçek var. ” Birileri “ ciddi ciddi, AKP Hükümeti’nin” yolunu kesmeye çabalıyor... “ demiş.. Gerekçesi de şu...
“Erdoğan, 6 Ocak 2006’da Yeni Şafak Gazetesi yazarı Fehmi Koru’nun Feriye Lokantası’nda verdiği yemekte gazetecilere yakınıyor. Yemeğe katılanlardan Okay Gönensin, Vatan’daki köşesinde Başbakan’ın bu yakınmalarını şöyle naklediyor:
- Erdoğan isim vermeden, tanım yapmadan  “birilerinin”  ülkenin ve hükümetin önünü kesmeye çalıştığını söylüyor...
Süter, bundan sonrasını kendisi yazıyor,  “O ” birileri” gün olur Londra’nın lüks otellerinden birinde geniş katılımlı bir toplantı düzenler. Türkiye’den sadece “çok zengin” değil, “çok da etkin” işadamları burada yerlerini alırlar. Pekiyi, nasıl ortadan kaldırılacaktır AKP Hükümeti? Öncelikle dış kaynaklı yayınlar harekete geçirilir. Bu, “yayına dayalı muhalefet” kısmen ve dengeli biçimde Türkiye’de de başlamıştır...”
İşte ilk bilinmeyen!..


Darbeci para babaları!..
Şakir Süter burada kimi, yada kimleri kast ediyor.. Bir bilgi sahibi olduğu belli, bazı para sahiplerinin Londra’da buluşarak Tayyip Erdoğan’ı devirmek için organize olduklarından söz edecek kadar iddialı.. Vefat etmemiş olsa şimdi belki de bu isimleri açıklayacaktı..
Kimdir bu darbeci para babaları..?
Şakir devam ediyor yazısına, “Ancak AKP’yi devirmek için daha güçlü desteklere ihtiyaç vardır. Örneğin, Türk Silahlı Kuvetleri’nin desteği alınmalıdır. Teşebbüste de bulunulur:
AKP bu ülke için zararlı, işbaşından uzaklaştırılması için bizler harekete geçiyoruz, sizin desteğinizi bekliyoruz.
Askeriyenin tepe noktalarından tok bir sesle şu yanıt gelir:
-Eğer AKP’yi bu kadar zararlı görüyorlarsa, mücadelelerini yapsınlar. Ne yani? Biz, bu mücadeleyi yapacaklarını söyleyenlerin kapılarına birer tank mı gönderelim?!.” 
Şakir Süter aynen böyle yazıyor 2006 yılı başında...
Kimdir bu “askerden yardım isteyen” iş adamı..?
İşte Süter’in yazdıklarının devamı..
“Bu arada, ordu yönetiminden randevu talepleri vardır ama bu talepler geri çevrilir. Temas; eski bir siyasetçi, yerelci, eğitimci ama asıl mesleği mühendis olan kişi tarafından sağlanmaktadır, fakat sonuç alınamaz..”
Peki bu aracı kimdir?!.. Belli ki Süter bu kişiyi de biliyor ve  “Yerelci, eğitimci, mühendis”  diye tanımlıyor...
Erdoğan haberdar, boş oturacak hâli yok
Londra Zirvesi’nden de, diğer girişimlerden de Başbakan Erdoğan haberdar olur. Boş oturacak değil ya... O da karşı atağa geçer ve bu “operasyona” öncülük eden “patron” siner!..
Bu dizi yazısı şöyle bitiyor..
“Türkiye’de “düğmeci” diye adlandırılan Derin Devlet’in tanımı da karışıktır.
 Bazı emekli askerlerin ağırlığını hissettirdiği kuruluşlardır.
Bu kurum ve kuruluşlarla, içli-dışlı olan eski-yeni siyasetçiler de ortaktır.
Şakir Süter 16.01.2006 ”

Yazarın Diğer Yazıları