Saldırı Türkiye'nin bölgesel itibarına yapılmıştır!

Özcan YENİÇERİ

İnsani yardım taşıyan bir gemiye saldırmak, ancak insanlıktan nasipsiz varlıkların işi olabilir. İnsani yardım için yola çıkan sivil insanları katletmek ise başlı başına insanlık suçudur. Herhangi bir eylemi insan öldürmeden engellemek mümkün iken bunu yapmamak, ancak kanla beslenen bir zihniyetin ürünü olabilir. İsrail, bunların hepsini birden yapmıştır.
İsrail, her eylemine dünyanın kayıtsız şartsız destek verdiği terörist bir devlettir. Batı dünyası İslam’ı bloke ettiği için İsrail’in işlediği insanlık suçlarına karşı hoşgörü göstermektedir. Nedeni de açıktır: İsrail sayesinde küresel güçler, Orta Doğu bölgesini siyasi ve ekonomik yönden dizayn edebilmektedir. Başta ABD olmak üzere bütün Batı dünyası bu yüzden İsrail ile İslam dünyası karşı karşıya geldiğinde İsrail’in arkasında toplanabilmektedir. Gerçek budur.

Türkiye-İsrail ilişkileri!
Türkiye’nin konumu ise çok daha hassastır. AKP iktidarı döneminde Türkiye’nin Hamas’a ve Hizbullah’a bakışının değişmesi, Lübnan olayları sırasındaki tutum, Gazze saldırıları sırasında Türkiye’nin verdiği tepki bilinmektedir. Özellikle Başbakan’ın Davos’taki “One Minüt” olayı, İsrail’in katılacağı tatbikatların Türkiye tarafından iptali ve nihayet Türkiye’nin İran ile nükleer takas anlaşması yapması, İsrail’i adeta çıldırtmıştı.
İsrail hükümet yetkilileri her fırsatta Türkiye’ye uygun bir karşılık vermek arayışı içindeydiler. Alçak koltuk krizi bunun için çıkarılmıştı. Alçak koltuk krizi tam aksine İsrail’i çok daha gülünç bir duruma düşürmüştü. Bu yüzden İsrail, bir yandan PKK içindeki unsurlarını aktifleştirerek Türkiye’yi istikrarsızlaştırmak, diğer yandan da Türkiye’ye güçlü bir ders vermek için fırsat bekliyordu.

İsrail’in beklediği fırsat
İsrail’e dört gözle beklediği fırsatı İHH’nın Gazze’ye yardım konvoyu vermiş oldu. İsrail, profesyonelce hazırlanmış bir baskın sonucu Türk bandıralı gemiye özellikli bir saldırı yapmıştır. İsrail gibi bir devlet, insan ile insani yardımın dışında başka bir şey taşımayan bir gemiyi kan dökmeden ele geçirecek yeteneğe sahip olmasına rağmen, en kaba ve vahşi yönteme başvurarak silahla insanları katlederek gemiye el koymuştur. Çok açıktır ki İsrail bunu bilerek ve isteyerek yapmıştır. Türk hükümeti ise geliyorum diyen bu saldırıya hazırlıksız yakalanmıştır. Türk-İsrail ilişkileri bu saldırıdan sonra artık eskisi gibi olmayacaktır. İki ülkenin arasına kan girmiştir. İsrail, bilerek ve isteyerek bu kanı dökmüştür. İsrail bu tavrıyla Davos’taki “One Minut” ün rövanşını almış olmaktadır. Ayrıca İsrail, hem Türkiye’ye hem de Gazze’ye bundan böyle yardıma kalkışacaklara ciddi bir mesaj da vermiş olmaktadır. Diğer yandan İsrail’in bu saldırısına Arap ülkelerinden özellikle Mısır ve Suudi Arabistan’dan hiçbir ciddi tepki gelmemiştir. Türkiye’nin son zamanlarda bölgede ağırlığının arttığını söyleyenler için bu durumun bir test niteliği taşıdığı söylenebilir.
Bu saldırının Türkiye ile İsrail ilişkilerini kopma noktasına getirdiği söylenebilir. Saldırı gerçekte yardım konvoyundaki Türk gemisine değil Türkiye’nin bölgedeki itibarına yapılmıştır.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş