Sam Amcamız, adaleti neden hatırladı acaba?

İsrafil K.KUMBASAR

AKP iktidarı sözde pek ‘pir-ü pak’ ya, adına layık olabilmek amacıyla sürekli ‘adalet’ dağıtmaya çalışıyor.
Adalet yaygınlaşıyor. ‘Vergi kaçakçısından’ tutun da ‘50’sini devirmiş’ tembel öğrenciye dek herkesi bağrına basıyor. Ona af, buna af. Onun ‘suçu’ bağışlanıyor, berikine ‘ceza indirimi’ getiriliyor.
Maksat, ‘adalet’i sağlamak. ‘Kalkınma’ya paralel olarak, öyle ya da böyle bir ‘barış ortamı’ oluşturmak.
Dikkat buyurulursa bu hamlelerin tamamı ya ‘devlet kesesinden’ ya da ‘milletin hassasiyetinden’ tırpanlanarak yapılıyor.
Elektrik, su, doğalgaz faturasını gününde ödeyen, emlak, taşıt vergisini aksatmayan ‘enayi’ durumuna düşürülerek bir ‘terazi’ kuruluyor.
Manzaraya bakınca “Devlet babalığını yapıyor ne var bunda?” deyip, hoşgörüyle karşılamak da mümkün.
Ama adaletin diğer alanlarındaki işleyişi söz konusu olunca bir takım ‘alengirli’ çabaların hüküm sürdüğü gerçeğiyle karşılaşıyoruz.
Ortaya çıkan tablo, terazinin ‘evrensel değerler’ değil de, ‘birilerinin ikbal ve ihyasını’ temel aldığı kuşkusunu doğuruyor.

***

Yargı sistemini, âdeta yangından mal kaçırır gibi ‘bir iki oturumda’ alt-üst edip adına ‘reform’ diyorlar.
O reformları, ‘gözü kapalı’ onaylanıyor, ‘jet hızı’ ile Meclis’ten geçiyorlar.
Ama açıktan açığa yüzlerce soru işareti taşıyan davalar söz konusu olunca “Efendim, yargı süreci işliyor. Bizim yorum yapmamız doğru olmaz” 
teranesi.
En tepedeki yorum yapmıyor, ama ‘sanık avukatlarından’ bile esirgenen dava dosyaları anında ‘yandaş’ ve ‘yanaşma’ basının tetikçilerine servis
ediliyor.
Şimdi ‘tepedekinin’ aczine mi, ‘aşağıdakinin’ meziyetine mi kulak asacağız?
Harmanlanan, alabora edilen ‘adalet’ için kimin söylediğini esas alacağız?
İşin tuhaf yanı gelişmeler öyle bir hal aldı ki, talimatları veren Sam Amca bile şaşkınlıktan küçük dilini yutacak duruma geldi.
Bir yandan ABD Büyükelçisi Joseph Ricciardone, diğer yandan ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Philip Crowley basına yönelik baskılardan duydukları kaygıları dile getiriyorlar.
Ne günlere kaldık ya Rabbi?..
Sanki daha dün Irak haberlerinin ‘görülmemesi’ için baskı yapanın onlar olduğu Wikileaks belgelerine yansımadı.
Garip şeyler oluyor.

***


Sam Amca, bir yandan polisi ‘bulacağı bomba’konusunda eğitirken, öbür yandan bu durumun ortaya çıkarılmasında emeği geçenlerin ‘baskı altında’ tutulduğunu söyleyip feryadı basıyor.
Acaba ‘ölçü’ mü kaçtı, yoksa ‘planda’ bir aksama mı oldu?
Gerçekte Sam Amca nerede
duruyor?
 ‘Ordu’ve ‘yargı’ üzerindeki operasyonun deşifre edilmesine çabalayan kalemlere ‘sahip çıkma’dürtüsünün ardından gerçek neden nedir acaba?
Bizim devletlülerin  “Yargı süreci”  deyip, dut yemiş bülbül kesilmeleri ile Ricciardone ve Crowley’in tatlı-sert çıkışları ‘adaletçiler’ için hayra alamet olmasa gerek.
Yakında kokusu çıkar.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş