"Şam Şeytanı"

A+A-
Burhan AYERİ

Fenerbahçeli futbolcular moral  yemeği için Maksim'e gitmişlerdi... Aralarında Rıdvan Dilmen de vardı. Programın assolisti Bülent Ersoy. Bilindik esprilere başladı. Ne zaman ki, "Aa Şeytan da buradaymış" dedi, çıngar çıktı. Rıdvan futbolcuları topluca gazinoyu terketmeye teşvik etti. Ersoy esprisini savunma adına bir kez daha aynı kelimeyi kullandı; "Şam Şeytanı". Bu da masallardan kalma bir tiplemeydi, cuk oturdu. Rıdvan'ın lakabını bulan Bülent Ersoy'dur, bu biline. Hani sevgili Tanju Çolak çıkıp da, "Benim" demeye kalkmasın. Burada Rıdvan'ın oğlu Erdi'nin annesi ve eczacı olan ikinci eşinden söz etmeyeceğim. Ya da yakın zamanda  bir dulla yemekte yakalanışından. Sanırım bu kadar yeter. Tam detay verirsem Ahmet Yabuloğlu kardeşim elinde sansür makasıyla başlayacak, "Burhan Abi ne olur özel hayata girme" demeye...

ilk aldanan

Rıdvan'a değer verenlerin başında Aziz Yıldırım vardı. Tüm tecrübesizliğine rağmen takımın başına getirdi, tam yetki vererek. Yönettiği  Fenenbahçe'nin ne hale geldiğini bilmeyenler arşive bakabilir. Bu macera yarım sezon bile sürmemişti. Bakmayın siz 'Şam Şeytanı'nın  Yüzdeyüz Futbol'da sallamalarına. Bir zamanlar ayakları iyi çalışıyordu, şimdi de çenesi. Ancak bu aralar hayatının hatasını yapmakta. 'Referandum'da  Evet kampanyası'nı AK Partiden önce başlattı. Arda Turan, Burak Yılmaz ve Murat Boz ekibin şeytancıkları. Bizimkiler ise bu oluşuma anında tavır koydu: "ÇARŞI Rıdvan'a Karşı". Şimdilerde Sosyal Medya'nın en önemli kavgası verilmekte. Hüseyin Movit dostum fikrini sorduğunda gerekli cevabı vermiştim. Dörtlü hakkında düşüncelerimi kaleme dökmeme kararı aldım. Nasılsa o öğrendi, yeter.

"Şeytana Uyma Hayır De" sloganını kim icat ettiyse onu kutluyorum. Gelelim "zebani cephesi"nin diğer üyelerine. Arda Turan yarım bıraktığı gönül maceralarıyla antipati oluşturdu. Bu erozyon daha da hızlandı. Herşeyi biliyor ya! Burak Yılmaz'ın yerinde olsam bu işleri bırakıp iki kızımın geleceğiyle meşgul olurum. Aynı şey Murat Boz için de geçerli. Sevilen bir şarkıcıyken siyasetten sana ne? Bırak bu işlerle Acun Ağabeyin ilgilensin. Halkın bir bölümüne kendinden nefret ettirmek neyin nesi? Kaldı ki AK Parti'nin 2002'den bu yana ilk defa işinin zorlaştığı görülüyor. Siz Şeytan Rıdvan'ın  "Futbol Federasyonu Başkanlığı yatırımına" niye payanda oluyorsunuz? Dilmen bunu zaten epeyidir NTV ekranlarında söylemekteydi. Hidayet Türkoğlu'nun tepeden inme basketbolun başına getirilişi, anlaşılan Dilmen'i de gaza getirdi. Referandum sandığından ne çıkarsa çıksın kaybeden  Şeytan ve şürekası olacaktır. Bunu bir yere kaydedin!

***

Diğer uyanıklar

 

"Ne Oluyor?"da her zamanki gibi saatlerce konuşuldu. Bu defa  "iki ince işçi" dikkatimi çekti. Biri Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Şahin, diğeri ise araştırmacı Faruk Acar. Öyle laflar ettiler ki böylelerini  pek az gözlemledim. Ortak görüş diye yansıttıkalrı, "Sandıktan evet çıkmazsa kaos olur"du. Bu iki ismi yıllar öncesinin "Papirüs Bar solcuları"na benzettim. Bunlar da "Dergah sağcıları". Milletin gözünün içine baka baka "Mührü evete basın" propagandası yaptılar. Beyin yıkamaya çalıştılar. Kendileri için çizdikleri hedef belli. İlk genel seçimde AK Parti'den milletvekili olmak. Doç. Şahin ve Acar'a önerim, aceleci olmamaları. Benim anketimden gelen işaretler AK Parti'nin güç kaybettiği şeklinde.

***

ÖZEL NOT: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız, ayda 10 lira tutan emekliye banka promosyonu için nihayet tarih verdi: "Mart başı". Ey kurban olduğum "oy sandığı" sen nelere kadirsin. Müezzinoğlu'nu bile imana getirdin.

  • Yorumlar 4
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları