Sanki düşman, işgal ordusu!

Altemur KILIÇ
Türk Ordusu, sanki düşman ordusu... Mâlum gazetelerin mâlum yazarlarının haber ve yazılarına bakın, bu adamların TV’lerde konuşmalarını dinleyin. Orduya ve komutanlarına, inanılmaz bir kin ve gayz içindeler. Onurlu komutanların “yakalanmalarından” inanılmaz bir keyif duyuyorlar...  “Yakalanmadılar”, diye hırslarından çatlayacaklar! Bu, sadece “militarizme” karşı liboş bir duruş değil, “vicdanı retçilik” değil, “entelektüel şıklık” değil. Asıl amaç,  demokrasi adına, “Ordunun Vesayetinden” kurtulmak da değil; tek kelimeyle “intikam”! Ordu, daima çağdaşlığın, ilericiliğin öncüsü olmuştur. 31 Mart’ta da (31 Mart 1325/miladi tarih 13 Nisan 1909) “şeriat isteyen” yobazlara Ordu karşı çıkmıştı! Cumhuriyet döneminde Ordu, Devrimlerin uygulayıcısı ve savunucusu oldu, Menemen’de yobazlara karşı çıktı... Kısacası, her zamanki hainler, menfur emellerine nail olamadıkları için “kendi” ordularına düşmandırlar. Tabii, Ordumuz onların “kendi” ordularıysa! Diğer ülkelerin orduları geçmişte yanlış işler yapmışlarsa bile, her millet, ordularını kendi orduları bilir ve yıpratmaya -güçsüz kılmaya- kalkmaz. Bilir ki Ordu, bir milletin, vatanın kurumlaşmış gücüdür, “organize” ruhudur...
Bugün Türkiye’de Ordumuz “çete”, Komutanları “çeteci” oldu... Ve “Ergenekon kapsamında”, ordu düşmanlığı, kurumlaştı... Şu sıra Ordumuzun onurlu komutanları, bir tarafta eşkıya ile savaşırken, eş zamanda, “adi suçlular” gibi polisler tarafından aranıyorlar; görüldükleri yerde  “yakalanacaklar” ...
İşte, bu kafa karışıklığının kanıtları; “yakalanacaklardan”  biri, kısa süre önce Başbakana siperde brifing veriyor ve tebriklerine mazhar oluyor. Bir diğeri, Orgeneral Nejat Bek, İçişleri Bakanı Beşir Atalay’la şehit polislerin cenazesinde, saf tutuyor... Ve Bakan ona  “Amanosları temizleyin”  diye, emrediyor! Ve Bakanın polisleri, görüldüğü yerde onu “yakalayacaklar” ... Bu durum sorulduğunda, Bakanın ve TBMM başkanı Mehmet Ali Şahin’in tevilleri lafı -kıvırmaları- makamlarına yakışmayacak kadar gülünçtü. Türkiye baştan bozulmuş, kafa karışıklığı içinde!
Birkaç gün sonra YAŞ toplantıları var. Ve şu hale bakın; bir taraftan yakalanacak olanların terfi etmelerinin nasıl önlenileceği veya ihraçlarının nasıl yapılacağı hakkında öneriler yapılıyor... Ordu düşmanları bıçaklarını bilemişler... Bu “avlarının” ellerinden,  “Gatakuli” yani GATA yoluyla kaçırılacaklarından, endişe ediyorlar... Hükümet, Milli Savunma Bakanı şaşkın, Genelkurmay suskun!
Türk Ordusuna karşı bir dizi tertip düşünülüyor... Orduyu sadece, sınır bekçisi,  gümrük kolcuları haline getirmek... “Profesyonel Ordu” diye, İktidara hizmet edecek özel paralı askerler yapmak ve nihayet 35. maddeden kurtulmak!
Doğrusunu söylemeli, bu konuda ilk çanağı Kılıçdaroglu tuttu ve iş  “sen kaldır ben kaldırayım” yarışına dönüştü... Böyle bir çanak, bir defa açılınca bütün Ordu düşmanları yarışa dâhil oldular. Unutuldu, bu madde Cumhuriyetin Kurucusu Mustafa Kemal’in maddesidir!
Evet, 35. madde gündemde. Başka yolu yok bu madde ya kalkacak ya değiştirilecek. Merak ediyorum; TSK’nın görevi nasıl belirlenecek?  Cumhuriyeti “korumak kollamak” görevi, darbelere imkân açmış... 27 Mayıs Cuntası, bu imkândan mı yararlandı, sonraki müdahalelerin dayanağı bu madde miydi? Fakat dedim ya maksat TSK’yı güçsüz kılmak ve bazı melunlar için intikam almanın yeni bir yolu!
Ben, demokrasiyi severim, hukuka saygılıyım, ama vatanımı, ordumu, her şeyden fazla severim... TC, “demokrasiyle kurulmadı”  ve sade demokrasi ile korunamaz!
AMENTÜ: Ambalaja  “Hayır”. AKP iktidarı yıkılmalı. T.C. yaşamalı.4
  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş