Şantaja boyun eğip ‘koyun’ gibi kullanılan kaç kişi var?

İsrafil K.KUMBASAR
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ı istifaya zorlayan malum film vizyona sokulunca, önce bir ‘düşmanının’ saf dışı bırakılmasının mutluğunu yaşayan Tayyip Erdoğan, daha sonra küplere binip MİT’e  “Yapan kimse derhal bulun”
talimatı verdi.
İki yazarı ‘cinsel istismar’ suçundan hükümlü olan malum gazete, yukarıdan gelen kesin talimat üzerine o kaseti derhal yayından kaldırdı.
Dilerseniz buna ‘kişinin mahremiyetine saygı’ deyin, dilerseniz bir ‘ihtiyat’ payı.
Zira Ankara kulisleri, her gün bir ‘bakanın’, bir ‘milletvekilinin’ veya bir ‘üst düzey bürokratın’ girdiği ‘düzeyli ilişkilerin’ söylentileri ile çalkalanıyor.
Eski bir bakanın ‘kırdığı cevizler’le ilgili fısıltılar, yakında ‘görüntüye’dönüşebilir.
‘Temkinli’ davranmakta, ‘bel altına vurmaktan’ uzak durmakta fayda var.
Konunun ‘kişisel’ olduğu yönünde neredeyse bir ‘uzlaşma’ sağlanmış durumda.
İyi de ortada bir de ‘fatura’ duruyor, daha doğrusu faturalar.
Peki onları ne yapacağız?
***
Önemli makamları işgal edenlerin ‘kişisel’ eylemleri, öyle ya da böyle ‘hepinize’ dokunmuyor mu?
Esip, gürleyip, sonra birdenbire ‘vaziyete’ ayak uyduranları hatırlayın.
Mesela seçim öncesinde AKP’ye ‘yeniden iktidar kapısını’ araladıktan sonra, bir anda sessizliğe gömülen ‘e-muhtıra’ kahramanlarını...
İktidar mensuplarına ‘takmadık kulp’ bırakmayan, ama önlerine ‘gerekli malzeme’ konulduktan sonra sus pus köşelerine çekilenleri...
‘Hanım köylüleri’ gözünüzün önüne getirin. 
‘Destek’ oluyorum derken, ‘cıvıklaşan’ civanları... Kalemlerinden ‘yağ’ damlayanları... Hızlarını alamayıp teröristlere ‘Paşa’ unvanı bahşedenleri...
‘Cem’den dem vuranlar, ‘sol’dan savrulanlar, ‘Rum’ yalakası, ‘Ermeni’ muhibbi, ‘ABD kapıkulu’, ‘AB finosu’, sayın sayabildiğiniz kadar.
Cümlesi birden ‘aynı safta’ el bağlıyorlar.
Boşuna söylememişler “Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır”  diye.
Kadını izleyin; gittiği yeri gözleyin, ‘boş bir söz’ olmadığına siz de tanık olacaksınız.
Koltuklar ‘çifter çifter’ sıçranıyor, her yıl değil, ‘her ay’ bir kademe alınıyor.
“Hepsi kişiseldir” diyorsanız, mesele yok.
İyi de ‘hesabı’ ortak ödüyorsak ne olacak?
***
İş dönüp dolaşıp, “Gemisini kurtaran kaptan” noktasına geliyor.
‘Navlunu’ hep ‘millet’ ödüyor, ‘nemayı’ ne yazık ki ‘kişisel çürükler’ topluyor.
Hadi ‘hesap’ sormaktan vazgeçtik, haramzadeler ağızlarını açıp da tek laf edemiyorlar.
Susuyorlar... Susuyorlar... Susuyorlar...
Neden? Çünkü her birinde ‘bir defo’ var.
Eskiden “Susma sustukça sıra sana gelecek” diyenler, şimdi “Konuşma konuştukça ayıpların ortaya dökülecek”  endişesi içinde.
Ülkede dengeler, ne yazık ki artık ‘bel altı operasyonları’ üzerinden belirleniyor.
‘Eline’, ‘beline’, ‘diline’ sahip olamayan ‘siyasetçiler’, ‘bürokratlar’, ‘generaller’, ‘işadamları’, ‘aydınlar’, ‘gazeteciler’, ‘televizyoncular’ bir bir kayıt altına alınıyor.
Ve bu kayıtlar, zamanı geldiğinde kendilerine karşı ‘şantaj aracı’ olarak kullanılıyor.
‘Sıcak koltuk-beyaz baldır-sarı lira’ üçlüsünden birine meftun olanların, ‘birbirlerini’kollayıp gözetmelerinin sebebi budur.
Peki bu milletin ‘hakkını’ kim gözetecek?
***
Şantaja ‘boyun’ eğmeyenler, bedeli ödüyor.
Bedel ödemekten korkanlar ise ‘Türkiye’nin bölünmesi’ pahasına, ‘koyun’ gibi çobanın peşinden ‘uçuruma’ atlamaya hazır bekliyor.
  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş