Sarıgül, 'değişimin' anahtarı olabilir mi?

İsrafil K.KUMBASAR

Türkiye Değişim Hareketi adı altında örgütlenme çalışmalarını sürdüren Mustafa Sarıgül, nihayet ‘dönülmez’ bir ufkun akşamında, ‘gemileri’ yakarak sahaya indi.
“Yakın Geleceğin Başbakanı” sloganı ile halkın karşısına çıkan Sarıgül, şöyle dedi:
- “İktidar partisine oy verenler pişman, muhalefete oy verenler ’Elim kırılsaydı’diyor. Halkımızın önünde artık bir alternatif var. Tek bir hedefimiz var, o da iktidar olmak. İlk hedefimiz iktidarın mührünü AKP’den almaktır. İktidarı mutlaka değiştireceğiz.”
Peki, Sarıgül bunu nasıl başaracak?
AKP’den farklı bir ‘programı’ var mıdır, ‘devlet politikası’ olarak dayatılan ‘ABD/AB/İsrail’ eksenindeki teslimiyetçi politikalara karşı ‘alternatifi’ nedir?
‘Ekonomik’, ‘sosyal’, ‘kültürel’ bunalımdan çıkış için ‘reçetesi’ hazır mıdır?
‘Yol arkadaşları’ kimler olacak?
Yakında öğreneceğiz.

* * *

Mustafa Sarıgül, yaklaşık bir saat süren konuşmasında belki ‘çok farklı’ bir şey söylemedi, ama ‘çok şey’ söyledi.
Dedi ki:
- “Halkımız artık değişim istiyor. Türkiye’nin en demokratik partisini kuracağız. Seçimle gelen kurullar seçimle gidecek. Partimizde gece darbeleri olmayacak. Lidere bağlı değil, millete bağlı demokrasiyi gerçekleştireceğiz. Küçük olsun benim olsun anlayışına son vereceğiz. Büyük olsun Türkiye’nin olsun diyeceğiz. Partimizde yarış adaleti olacak. Çok çalışanlar, hak edenler seçilecek. Yağcılara, efendicimlere, yozlaşmış yandaşlığa asla izin vermeyeceğiz. Milletvekilleri, belediye başkanları, il genel meclis üyeleri partiye kayıtlı üyelerin katılımıyla ve önseçimle seçilecek. İlçe başkanları, delegelerle değil, ilçeye kayıtlı tüm üyelerin oylarıyla seçilecek. Yönetim kadromuzun yarısı kadınlardan ve gençlerden oluşacak. Siyasi partiler kanunu ve seçim sistemini mutlaka değiştireceğiz.”

* * *

Bir hayli iddialı olan bu sözleri mutlaka ‘bir yerlerden’ hatırlıyorsunuzdur değil mi?
Büyülü bir değnek vazifesi gören ‘değişim’, Türkiye’de ne yazık ki hep ‘Kaf Dağı’nın ötesinde bulunan ‘ütopik’ bir kavram olarak hafızalarda yerini aldı.
Bugüne kadar siyaset sahnesine adımlarını atan ‘irili ufaklı’ bütün partilerin yönetimlerine talip olanlar, hep ‘değişimden’ bahsederek kendilerine farklı bir zemin bulmaya çalıştılar.
Ama ‘genel başkanlık’ koltuklarına oturur oturmaz, ‘istikballerini’ garanti altına alabilmek için, söyledikleri bütün sözleri yalayıp yutarak, ‘statükonun’ en ateşli militanı haline geldiler.
‘Parti içi demokrasiyi’ bir yana bırakıp, ‘milletvekili listelerinden’ tutun da ‘en küçük belde başkanlıklarına’ kadar her şeye müdahale ettiler.
‘Gördükleri lüzum’ üzerine teşkilatları feshettiler, ‘keyifleri’ istediği zaman üyelikleri sıfırladılar.
‘Kaderlerini’ kendi kaderleri ile birleştirenlerin gözünde ‘yarı tanrı’ haline geldiler.

* * *


Mustafa Sarıgül’ün ‘hangi kesimden’ oy alacağı veya ‘hangi partilerden’ oy koparacağı bellidir.
Sarıgül, kendisine umut bağlayanları hayal kırıklığına uğratan diğer sahtekarlar gibi ‘ebedi şef’ ihtirasına kapılmayıp, adam gibi söylediği sözlerin arkasında durabilirse eğer ne ala.
‘Derde derman’ olamasa bile, en azından Türk siyasetinde bir ‘zihniyet’ devriminin kapılarını aralayan bir ‘anahtar’ haline gelebilir.
Aksi taktirde, planlı bir şekilde CHP’nin oylarını aşağı çekmeye çalışan ‘bir bölen’ olarak siyaset tarihinin tozlu arşivlerinde yerini alır.
Son zamanlarda, ‘üslup’ değiştirerek, etkin bir muhalefet ortaya koyan CHP’nin oyları ‘yüzde 15’in altına çekilirse ne mi olur?
Türk milletinin üzerine bir karabulut gibi çöken AKP, en az bir ‘15 yıl’ daha iktidarın nimetlerinden faydalanmaya devam eder.
Tayyip Erdoğan da hayalindeki o ‘Başkanlık’ koltuğuna oturur.
Görünen köy kılavuz istemez.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş