Şark Cephesinde yeni bir şeyler var!

Altemur KILIÇ
“Şark Cephesi”, aslında çok geniş bir cephe; Güneydoğu’muzdan Kafkasya’ya, Orta Asya’ya ve hatta Uzak Doğu’ya kadar, “Küreselleşmenin” çok önemli bir cephesi. Son dünya savaşlarında, “Batı Cephelerinin” kaderini, “Şark Cepheleri” tayin etmişti. Türkiye’nin geleceği bu “cephede” olacaklara bağlı!

Vizyon 
Mustafa Kemal bu cephenin önemini daha 1930’larda “Şarkın Mazlum Halkları”  deyimiyle ifade etmiş, sonra da “Sovyetler ilerde bir gün yıkılınca (dikkat edin” yıkılırsa “değil) Orta Asya Türkleri konusuna sıra geleceğini” söylemişti. Sonra bu vizyon maalesef sürdürülemedi. Hele AKP döneminde o yapılanların arkası getirilmedi. İktidar Türklere değil, Araplara teveccüh etti... Ancak şu bağlamda, Türkiye’nin çıkarlarının bu cepheye ne kadar bağlı olduğu anlaşılıyor... Enerji, doğal gaz ihtiyaçlarımızdan  “Kürdistan” ve “Ermenistan” meselesine kadar... Acaba bugünkü Hükümet, Kürt ve Ermeni açılımlarında bu realitelerin farkında mı? Görevinin “sorunları sınırlamak” olduğunu söyleyen Dışişleri Bakanı farkında mı? “İyi şeyler olacak” diye Ermenistan’a kapı açmak için Erivan’a futbol maçına giden Cumhurbaşkanı ve Bursa’daki maç esnasında, Türk Azerbaycan’ın bayraklarını sokaklardan kaldırtan, Ermenilerle ilişkilere, Azerilerle kardeşliğimizden ve de ortak çıkarlarımızdan fazla önem veren hükümet ve de Başbakan farkındalar mı?

Soykırımı tasarısı
Bu uzun girişi neden yazdım? Sözde  “Soykırım Tasarısı” ABD Kongresi Temsilciler Meclisi Dışişleri Komisyonunda, kasıtlı uzatmalar sonunda, bir oy farkla kabul edildi. Şimdi, asıl hayati konuları unutturarak, gündemin başına oturdu.
Önceki yazımda, bu konuya gösterilen aşırı ilgiyi, yersiz bulmuş, kınamıştım. Tasarı kabul edilince sanki Türkiye mahvolacak, kabul edilmezse bayram ilan edilecek! Şimdi 24 Nisan’da, tasarının Temsilciler Meclisinde onaylanıp onaylanmayacağını heyecanla bekleyeceğiz...
Ermeni Soykırımı konusunda, hem gazeteci hem de dışarıda devlet memuru olarak mücadele etmiş ve ASALA’nın tehditlerine hedef olmuş bir kişi olarak, bu mücadeleden, dünya kamuoyunu ikna etmekten bıktım. Bu konuda söylenecek her şey söylendi. Bundan sonra artık, “nasıl oldu, ne yapsaydık olmazdı” gibi kısır tartışmalara girmek ve bu konudaki tarihi gerçekleri ortaya koyarak, tarihçilerden medet aramak beyhude “abesle iştigal”!
“Tasarı kabul edilirse ne yazar, edilmezse ne yazmaz” demiştim... Hemen düzelteyim; asıl söz konusu, olayın siyasi boyutları ve bundan sonraki gelişmeleri! “Tasarıyı” iki taraflı bir kılıç gibi kullanacaklar, yani “Protokolleri imzalamazsanız kabul edilir, imzalarsanız, bir şans daha veririz” diyecekler, hatta satır arasında diyorlar! Bu oyuna gelecek miyiz? Adamlar karar vermişler, gerçekler onları ilgilendirmiyor.
 Kongreden çıkacak karar, Türk-Amerikan ilişkilerine nasıl tesir eder sorusuna gelince; bunu, asıl Obama’nın düşünmesi gerekiyor.  Amerika’yı, Ermenileri bırakalım, sarılalım Azeri kardeşlerimize. Onların dostluğu, çok daha önemli.

Güneydoğu
Ermeni konusuyla, Kürt sorunu ikiz yumurtalar. Amerikalılar ve Avrupalılar yıllarca Kürtleri desteklediler PKK’ya silah verdiler. Hatta AB, PKK ile mücadelemizi uyum yasalarıyla törpüledi. Bu böyle olunca sormaz mısınız, neden birden bire PKK’ya karşı harekete geçtiler? PKK’nın uyuşturucu ticareti yaptığını yeni mi öğrendiler?
Cevap; “Barışçı Çözüm” için. Binlerce insanımızı katlettikten sonra, birden barış havarisi kesilen APO’nun yol haritası icabınca! Kısacası Kürt-PKK cephesini bölerek -“Kandil” şahinleri eşkıyaları- bir yere varılamayacağını anladıkları için “ılımlı” olmuş sözde “güvercinleri” PKK eşkıyalarından ayırmak ve böylelikle Kürtçülük davasını meşrulaştırmak için! Bizim “Ermenici-Kürtçü” sözde aydınlar da bu yoldalar!
Eski bir MİT müsteşar yardımcısı Cevat Öndeş, BDP ile koalisyon yapılmasını önerebiliyor!
Olamaz demeyin, alıştıra alıştıra, her şey oluyor. Hele Türk Ordusu “halledildi ya”!.. “Huda göstermesin asarı izmihlal” her yerde!
  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş