Savaş tamtamları

A+A-
Altemur KILIÇ

Afrika kabilelerinin savaş tam tamları... Amerika’da Kızılderililerin, dağların tepesinde, ateşin üzerinde örtüyü açıp kapatıp, duman “semaforuyla”  savaş çağrıları... Şimdi de Türkiye’de, Kürtçü bölücüler, “savaş baltalarını” çıkardılar, Türkiye Cumhuriyetine Türk milletine savaş ilan ediyorlar... Anadilde eğitim,  “İki Dilli Hayat”, “Demokratik Özerklik” derken netice, çomakladıklarının üzerine tüy, PKK bayraklarını dikecekler. Bunu görmeyen, hatta alkışlayan taraftar ve destekçileri, “Kürt Teali Cemiyeti”, malum medyada bol miktarda, “işbirlikçiler”, Ali Kemaller var... Ne var ki “tamtamlar” öyle arttı, “dumanlar” öyle karardı ki Erdoğan, bu konuda seçim arifesinde, mutat öfkesini göstermezse, Hükümetin bir kısmı -galiba- gaflet uykusundan, biraz uyanmaya başladı. “Her zamanki aydınlarımız” da, mesela Bayramoğlu ve Hasan Cemal, kardeşlerini “yavaş olun” diye uyarıyorlar. Yollarının çıkar yol olmadığı için değil de “sırası olmadığı” için! Çünkü postallar, hâlâ hem pahalı, hem de biraz sıkmaya başladı... Şimdi, “stratejik ricat” olmasa da “taktik” duraklama var, toparlanıp gene saldırıya geçmek üzere!
Demirtaş-Baydemir ve şürekâsı, şimdi  “Türkiye’de, resmi dil Türkçedir”, demeye başladılar... Hasip Kaplan, neredeyse TBMM’de, de “Kürtçe” kıvıracak! “Gürültüyü” tevil etseler de, pis kokuları, Kürtçe nikâh, mahkemeler de Kürkçe konuşma, Kürtçe yol tabelaları anadil talebi ve devam eden okul boykotu, gibi “kokuları”  nasıl gizleyecekler?
 Bölücüler şimdi “taktik” gereği, “Kızılderili deyimiyle”, engerek yılanı gibi “çatal dille” konuşuyorlar ve aldanmaya devam edersek, sonunda, gene sokacaklar. “Büyük Kürdistan”, o “dağların” arkasında! Sahadaki “Oyunculara” yeni taktiği dışarıdan, “teknik direktör” veya güya “iyi polis” Talabani verdi: “Savaşmayım konuşun”. Daha önce yazdığım gibi bize, “sıtmayı” gösteriyorlar, Türkiye’nin parçalanmasına razı etmek için! Bu talepler, kabul edilirse, “Üniter TC, ulus devlet” kalır mı?
Onur Öymen, “Sevr’in maddelerinde de dile getirildiğini görmekteyiz. Ermenilere bağımsız devlet, Kürtlere otonom bölge gibi ifadeler orada da bulunmaktadır. Bu Sevr kaynaklı düşünceler Mustafa Kemal Atatürk’ün duruşuyla hayata geçirilmemiştir. Ayrı bir ordu, ayrı bir ekonomi olsun ne demek? Osmanlı deyimiyle söylemek gerekirse geriye bir tek hutbe okutup, sikke bastırmak kalmıştır” diye haklı tepkisini gösteriyor...
Adamlar, yeni Anayasa taslaklarını ilan ettiler. Özet olarak: Temel ilkeler, demokratik özerklik, farklı bayraklar, iki dil, öz savunma, ana dilde eğitim ve bugünkü Anayasamızdaki “Türk devletine vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkes Türk’tür”  hükmünün yerine “Türkiye Cumhuriyeti devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıdır”. Yani “Türklük” değil vatandaşlık!
AKP Hükümetinin yeni Anayasa taslağında bu değişikliğe sıcak bakıldığının işaretleri var. Başbakan Erdoğan da “Türkler alt kimliklerden biridir” diye Anayasal Vatandaşlıktan söz etmemiş miydi? Ancak “Vatan”, bugünkü anlamıyla “vatanımız”  olmaktan çıkarsa, ortada hangi bağ kalır? DTK Anayasa taslağının başka maddeleri: “Anayasa’nın Kürtçenin de anadil olması... ‘Öz savunma güçleri’ ve ‘demokratik özerklik’ gereği,  her özerk bölgenin ayrı bir bayrağının olması”. Bunların hepsi Mustafa Kemal’in “Türklük”  anlayışına ihanet. Hedef;  “Üniter Ulus Devlet” yapısını değiştirmek! Daha önce “intifada” kent sokaklarında, taşlı sopalı-havayi fişekli eylemler, “Taş atan çocuklar” bağışlanmıştı, şimdi onları kullanacaklar! Hem, artık, “EMASYA Protokolü” de yok; Askerler müdahale edemeyecekler. Uluslararası Barış Güçlerini getirmek, içişlerimizi, dışarıdan çomaklayan yabancı devletlere, “içeriden” karışmak imkânı verilecek. Bunlar hep hesaplı taktikler; maksat “sözde barışı” zorlamak ve de post modern Sevr Konferansına davet! Suyun kaynama derecesi, balonun patlama sınırı ve sabur taşının, çatlaması var. Hâlâ uyanmadık mı? “Uyku ilaçlarıyla”, gene gaflet uykusuna mı dalacağız? Devam eden “Büyük Oyunu” görmüyor muyuz?
Gerçekler böyle olunca; bölücülerin talepleri değişmedikçe bu adamlarla ne konuşacağız? Herhalde, Büyük Kürdistan sınırlarının tespitini!

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları