Savaşçının dokuz ilkesi ve Mete Aksoy

A+A-
Adnan İSLAMOĞULLARI

Yazım sürecini uzaktan da olsa takip ettiğim ve editörlüğünü pek muhterem kitâbiyatçımız, pek kıymetli allâmemiz ve bizim için ne saadet ve ne devlet ki dostumuz ve birâderimiz Göktürk Ömer Çakır Beğefendi Hazretleri'nin deruhte ettiği 'Savaşçının Dokuz İlkesi' isimli kitap, öz be öz Türk evlâdı, Iğdır'dan Amerika'ya devam eden hayat serencâmının kendisini savurduğu Kazasker / Dilek Pastanesi'ndeki müdâvimliğinin konsey âzâlığında müşerref olup, mütebahhiresinden müstefîd ve dahi müfeyyiz olduğum sevgili kardeşimiz ve dostumuz Mete Aksoy'a ait.

Ana dili gibi kıraat edip tekellüm ettiği gâvurca lisâna vukufiyeti, o lisanın literatürüne hâkimiyeti ve  parlak zekâsı ile bir Türk dahisi Mete Aksoy, biz dostları için.

Fakat itiraf etmeliyim ki 'Savaşçının Dokuz İlkesi' kitabını okumaya başladığım gibi daha 19. sahifesinde büyük bir hayal kırklığı ile kadife kaplı berjer koltuğuma gömüldüm, berjerimin kulaklarına yaslayıp başımı kandırılmışlığıma yandım. Çünkü kitabın daha mukaddimesinde Mete Aksoy'un kendi kaleminden dökülen  şu cümleler bir itiraf niteliğinde:

"… Bütün bu çalışmalarıma rağmen, insanın hata yapabileceğini ve benimde insan olduğumu göz önüne alarak, gözümüzden kaçan ufak tefek hatalar için okuyucuların affına sığınıyorum…"(Sf. 19)

Dahiliğin bir kenara bırakınız normal bir insan olduğunu ve üstelik hata yapabileceğini ikrar ettikten sonra bir de okuyucuların affına sığınmak gibi bir tevâzua bürünüyor; bir dâhi daha ne kadar tenzil olabilir acaba diye düşünerek kitabı kıraat etmeğe devam ediyorum.

Ve görüyorum ki kitabın editörü pek muhterem kitâbiyatçımız, pek kıymetli allâmemiz ve bizim için ne saadet ve ne devlet ki dostumuz ve birâderimiz Göktürk Ömer Çakır Beğefendi Hazretleri de bendeniz gibi bir teaccübe ve bir tehayyüre gark olmuş ki, sabredemeyip 257. Sahifeye bir 'editörün notu' düşerek hayretlerini zarif bir protestoya dönüştürmüş.

"Savaş sanatındaki kuvvet tasarrufu prensibinin 80/20 kuralı olarak adlandırıldığını da düşünmeyin lütfen. Bu prensibi, 80/20 kuralına benzeten,en azından benim bildiğim kadarıyla ilk olarak benim. Daha önce benzeten çıkmış mıdır? Herhalde çıkmıştır; ama ben görmedim" (Sf. 257)   

"Herhalde çıkmıştır" ihtimalinin içinde kendi dahiliğini ve kuvvet tasarrufu prensibine kazandırdığı 80/20 kuralını yem eden Mete Aksoy,  aynı zemanda dahiliğini de tevâzua meze etmiştir. Buna tahammül edemeyen muhterem editörümüz, pek muhterem kitâbiyatçımız, pek kıymetli allâmemiz ve bizim için ne saadet ve ne devlet ki dostumuz ve birâderimiz Göktürk Ömer Çakır Beğefendi Hazretleri de, 7 numrolu dipnotu ile buna isyan etmiştir:

"7 Bir savaşçının başlıca özelliği tevâzu değildir"( Edtörün notu)

Altı onluk bir zemandır yaşayan ve hayatı boyunca 'mağlûbiyetler ve mağlûplar' güzellemesi yazan bendenize çok hitâb etmese de, savaşı 'Bir kere atılıp bir daha dönmemek' olarak idrak etmiş ve dahi öyle de savaşmış birisi olarak bendenize çok hitâb etmese de,  hayatı 'çelik ellerle  atılan zar' olarak görmüş birisi olarak bendenize çok hitâb etmese de,  'Savaşçının Dokuz ilkesi', hayata dair hemen tüm savaşların stratejilerini ve prensiplerini bir prospektüs gibi sunuyor okuyucusuna, özellikle genç okuyucularına, kariyer yapmak isteyen okuyucularına, zengin olmak isteyen okuyucularına, şöhret basamaklarını hızlı tırmanmak isteyen okuyucularına.

Tabii siyâsetçisinden, askerine, polisinden bürokratına kadar devletlû takımı için de mebzûl miktarda sunum var 'Savaşçının Dokuz ilkesi'nde, lâkin bizim devletlû tâifesi pek kıraaat etmekten hazzetmez, bu sebeple kitaptan haber-dar olacaklarından, olsalar da alacaklarından, alsalar da fotograf çektirmek hâricinde okuyacaklarından ümidim yok, okusalar da kendi bildiklerini yapacaklarından da şüphem yok…

'Savaşçının Dokuz ilkesi', Mete Aksoy'un çok uzun bir zihnî mesâisinin ve yirmi yıllık okumalarının ve Iğdır'da başlayıp Amerika'da devam eden, San Diego Üniversites'inden Harvard Üniversitesi'ne ve dünya çapında marka ve firmalardaki meslek hayatının kitaba dönüşmüş ilk ürünü.

Ve  Mete Aksoy, 11 Kasım Cumartesi günü TÜYAP'ta, İstanbul Dağıtım standında kitaplarını imzalayacaktır, biz orada olacağız, sizleri de bekleriz efendim… 

Hâmiş: Kitabın ismi 'Savaşçının Dokuz ilkesi' olabilir, lâkin imza gününe silâhsız geliniz.

  • Yorumlar 1
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları