Savaşta silahlarını düşmanına satan bir Kuvvacı olabilir mi?

İsrafil K.KUMBASAR

Küreselleşme sürecinde Türk devletini ‘Avrupa Birliği’nin bir peyki haline getirmeye çalışan işbirlikçi iktidar, ‘teslimiyet politikalarına’ karşı çıkan kesimleri sindirmek amacıyla, eşi benzeri görülmemiş bir ‘ele geçirme’ operasyonu başlattı.
Bütün kaleleri fetheden, bütün tersanelere giren iktidar, bir taraftan ‘kendi medyasını’ oluşturmaya çalışırken, bir taraftan da kıyıda köşede direnmeye çalışan bütün basın yayın organlarını, olağanüstü ‘mali’ denetimler ile sıkıştırarak ‘teslim’ olmaya zorluyor.
Teslim olmamakta direnenlere, ‘parayı’ bastırarak el koyuyor.
Ülkede neredeyse ‘bağımsız’ kuruluş kalmadı.
Gün geldi, ‘görünürde’ iktidara karşı en sert muhalefeti yürüten bir zat, ‘borçlarını’ gerekçe göstererek, sahibi olduğu televizyon kanalını iktidara ‘göbekten’ bağlı bir işadamına satıverdi.
Bu, savaş meydanındaki bir komutanın, ‘karargâhının’ borçlarını ödeyebilmek için elindeki silahları ‘düşmana’ teslim etmesi gibi bir şey.
Üstelik bu satışı gerçekleştiren kişi, ‘Kuvvacı’ olduğunu iddia ediyor.

* * *

‘Kuvvacı’ olmak o kadar kolay değildir.
Kuva-yı Milliye, ‘bağımsız’ ve ‘hür’ bir vatanda, ‘alnı açık’, ‘başı dik’ bir şekilde yaşamak ‘şehadeti’ göze alan bir hareketin adıdır.
İmparatorluğun külleri arasında ‘yeni bir diriliş destanı’ yazan Kuva-yı Milliye mensupları, ‘nefislerini’ ayak altına alıp ‘hayatlarını’ ortaya koydular, ‘yokluğa’ ve ‘açlığa’ talip oldular, ‘hayvan dışkısından’ tahıl taneleri ayıklayarak karınlarını doyurdular.
Ama silahlarını asla düşmana satmadılar.
Neden?
Çünkü, Kuva-yı Milliye, ‘laiklik’ gibi ‘içi boş’ söylemlere değil, ‘Türk’ kimliğine ve ‘İslam’ inancına dayanan bir yapılanmadır.
İçinde ‘manevi’ unsur barındırmayan ideolojiler ile ‘Kuva-yı Milliye’yi birbirine karıştıranların, birgün birileri tarafından satışa getirilmesi kaçınılmazdır.
Korkumuz, bu olayın ‘milli refleksin’ kırılması için bir araç olarak kullanılması, insanların bundan sonra ortaya çıkacak ‘iyiniyetli’ oluşumlara da ‘yalancı çoban’ gözü ile bakmasıdır.

* * *


‘ABD’ ile stratejik ortaklığı savunan, ‘AB’ fonlarından yardım alan, ‘İsrail’e övgüler dizen karanlık kişilerin program yaptığı, ‘Türk değerleri’ ile asla örtüşmeyen ‘batı tipi’ bir yaşam tarzını empoze etmeye kalkışan bir kurumun ne kadar ‘milli/ulusalcı’ olduğu gerçi tartışılır.
Ancak, ‘ABD/AB/İsrail’ eksenli küresel emperyalizmin taşeronluğuna soyunan işbirlikçi hainler, böyle bir televizyon kanalının satılmasından yola çıkarak, ‘milliyetçilik’ bitiyor, ‘ulusalcılık’ çöküyor, ‘Kuva-yı Milliye’ tarihe karışıyor diye bayram ediyorlar.
Hiç ama hiç boşuna sevinmesinler.
Bir kurum kapanır, fakat Türk milletinin evlatları, ‘vesayet altında’ hareket eden o ‘sanal’ kurumun yerine ‘daha güçlü’ ve ‘daha gerçek’ bir kurum kurarak yollarına devam ederler.
Türk devleti asla ‘bağımsızlığını kaybetmiş’ bir kukla haline gelmeyecek, Türk milletinin derinliklerinden kopup gelen ‘dip dalgası’ bir kartopu gibi büyüyüp ‘kahpe gidişata’ bir gün mutlaka son verecektir.

* * *


Ey Kuva-yı Milliye sevdalıları!..
Sizin adınıza ortaya çıkıp, sırtınızdan ‘güç’ ve ‘itibar’ kazanmaya çalışanlar, inançlarınızı ‘paraya’ ve ‘koltuğa’ tahvil etmeye kalkışanlar, ‘kanlarınız’ ve ‘gözyaşlarınız’ üzerine kurdukları saltanatları devam ettirebilmek için ‘kapalı kapılar arkasında’ pazarlıklara girişenler sakın ola ki ‘moralinizi’ bozmasın, ‘mücadele azminizi’ sekteye uğratmasın.
Zahmetli ve çileli olan bir yolda, elbetteki ‘çakıl taşları’, ‘dikenler’ ve ‘ayrıkotları’ bulunacaktır.
Önemli olan olup bitenlerden ‘ders’ çıkarıp aynı hatalara bir kez daha düşmemektir.
Sakın ha, artık bundan böyle ‘kim’ olduğunu araştırmadan, ‘düşüncelerinin’ ve ‘hedeflerinin’ samimi ve tutarlı olup olmadığını öğrenmeden, ‘kutsal kurtarıcı’ gibi ortaya çıkanların veya çıkarılanların peşine hemen takılmayın.
Komutanlarınızı, ‘sicilinde’ hiçbir karanlık nokta olmayan ‘ehliyetli’ kişiler arasından seçin.
‘Taşeronlara’ karşı dikkatli olun.

* * *

Kuvvacılığın asla ‘fiyatı’ yoktur.
Yegane bedeli kandır.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş