Sayın Hüsnü Mübarek!

A+A-
Rauf DENKTAŞ
Rumlar adına “Türk askeri adadan çekilmeli” buyurmuşsunuz. Bunu gönül rahatlığı içinde söyleyebilmek için Türk askeri 1974’te adaya gelinceye kadar Rumların biz din kardeşlerinize neler yaptıklarını “bilmiyordum” diyebilmeniz gerekmektedir. Halbuki siz bunu söyleyebilecek durumda değilsiniz. Neden mi? Müsaadenizle anlatayım. Rahmetli Nasser, Makarios’un “tam bağımsızlık” için mücadele ettiğine inanmıştı. Yani aldatılmışlardan biriydi. Bağlantısızlık merakı ile emperyalistlere karşı “tam bağımsızlık” mücadelesi verdiğine inandığı Makarios’un “bağımsızlığı korumak için var olan garantilerden kurtularak Enosis’e sıçramak istediğini; tam bağımsızlığın, Enosis’i engelleyen tedbirlerden kurtulmak anlamına geldiğini” hesaba katmaksızın, Makarios’a (Sovyetlerin de katkısı ile) silâh ve sahil koruma gemileri verdiğini muhakkak bilmeniz gerekmektedir. O günlerde, minarelerimizden çıkarılan mermilerin Mısır’dan geldiğini gördüğümüzde şoka girmiştik. O günlerde Sayın Nasser’e bu hissiyatımızı yansıtan bir de mektup yazmıştım. Müslüman Müslümanı, Hıristiyan’a dövdürtmez diye saf bir düşüncemiz yoktur ancak, Allah’tan korkan bir Müslüman liderin her konuda ağırlığını koymadan önce “haklı ile haksızı” ayırt etmesi gerektiğine inananlardanız. O zaman da ağırlığını ezilen Müslüman’ın aleyhine koymaması gerekir diye düşünüyoruz. Bugün biz Kıbrıs’taki Müslüman Türk halkı eğer ezilmemişsek bunu, 11 yıl devam eden soykırımı uygulamasından sonra, Anavatan (ve Uluslararası Antlaşmalara göre Garantörümüz) Türkiye’nin evlâtlarını feda ederek 1974’te yasal müdahalesine borçluyuz. Türkiye son anda (ve 11 yıl sabrettikten sonra) Yunanistan’ın Enosis darbesine cevaben adaya çıkmamış olsaydı bugün Kıbrıs’ta tek bir Türk kalmamış olacaktı. Bu yok oluşta Mısır’ın Makarios’a gönderdiği silâhların rolü de büyük olacaktı. Kıbrıs’ta “Rumlar devleti ve hükümeti temsil etmektedirler” görüşünüz yanlıştır. Kıbrıs Cumhuriyeti 1960’da “Kıbrıs Yunanistan’a mı gitsin, yoksa eski sahibi Türkiye’ye mi iade edilsin; bu da olmazsa ada Türkiye ile Yunanistan arasında taksim mi edilsin? git-gel” leri arasında ORTAKLAŞA CUMHURİYET zemininde halledilmişti. Bunu ortadan kaldırmak için harekete geçen Makarios’u, ada NATO’nun üssü olsun, Sovyetler adaya gelmesin düşüncesiyle emperyalist ülkeler, yasa, anayasa, uluslararası antlaşmalar, insan hakları, demokrasi, hak ve ahlâk tanımaksızın desteklemeyi yeğlediler. Ve sizler de, bağlantısızlar olarak, hatta Sovyetler olarak, emperyalistlerin bu oyununu görmezden gelerek, aynı yolun yolcuları oldunuz. Kıbrıs Türklerinin ortaklaşa kurulmuş olan bağımsızlığı (ve dolayısı ile bağlantısızlığı) korumak için Uluslararası Antlaşmalarla elde ettikleri hakları savunmanın manasını ve felsefesini anlamak istemediniz. Gözünüz kapalı Kıbrıs’ta “en iyi Türk ölü Türk’tür” diyerek 107 camiyi yerle bir etmiş olan eli kanlı Rum idaresini sonuna kadar desteklemeyi marifet bildiniz ve ne yazık ki 43 yıllık gelişmeler Rum-Yunan ikilisinin Kıbrıs’ı fethetme siyasetini anlamanıza yetmedi; bu siyasetin önünü kesen Türk askerine dil uzatmayı yeğlediniz; KKTC’nin kalıcı barış için ne denli gerekli olduğunu görmek istemiyorsunuz. Ve böylelikle emperyalistlerin oyununa geliyorsunuz. Sayın Başkan! Kıbrıs’ta İKİ EŞİT, EGEMEN HALK; İKİ AYRI DEMOKRASİ VE İKİ DEVLET VARDIR. Eski Genel Sekreter Cuellar “bu iki halktan tek halk” yaratmak girişimlerini gerçekçi bulmadığını açıklamıştır. Rum tarafından yapılan kamu yoklamalarında yüzde 46 Rum Türklerle birleşmek istememektedir; yüzde 59 Rum taksim demektedir. Kuzeyde (yani adını anmak istemediğiniz KKTC’de) yüzde 95 Türk devletim ve askerim, Türkiyem demektedir. Siz bu gerçekleri görmemek için gözlerinizi kapamaya devam edebilirsiniz ancak biliniz ki siz Mısır’ın egemenliğine ve bağımsızlığına ne kadar sahip çıkıyorsanız, aynı hak 24. yaşına girmekte olan KKTC’yi savunan Kıbrıs Türk halkında da vardır. Kıbrıs’ta 500 yıldır var olan iki milletten tek millet, iki halktan tek halk yaratmak eylemine son verilmesi gerekir. Mısır’ı bu gelişmenin başında görememenin üzüntüsünü yaşamaktayız. Toplu mezarlardan ve yerle bir edilmiş 107 camiden kardeş Mısır’a saygılar ve selâmlar.
Yazarın Diğer Yazıları