Seçim vakti kim öper enteli, müsveddeyi?

İsrafil K.KUMBASAR

Ortalık kıpır kıpır. Serzenişler, burun kıvırmalar, ahlanışlar birbirine kovalıyor.
Bir zamanlar, sırtları sıvazlanıp ‘açılım’ değirmenine su taşıtılanlar, ‘etnik’ özgürlükler adına cepheye sürülenler bu aralar pek bir tedirgin.
Hani o Dolmabahçe’deki meşhur ‘çalışma ofisine’tıkıştırılıp ‘görüşleri’ dinlenenler, ‘düşünceleri’ sorulanlar, birer birer tekmeyi yiyor.
Kimileri ‘entel’ etiketi ile damgalanıyor, kimileri ‘müsvedde’ diye aşağılanıyor.
Bir güruh ‘kullanılmış’ olmanın hıncıyla kaleme sarılıyor. Bir başka güruh ‘renk vermemek’ için dişini sıkıyor, damağını kemiriyor.
Seçim sonrası belki yine işe yararlar. Ama şimdilik onlar bir kenarda dursun.
Zira seçim dediğiniz ‘oy çokluğuna’dayalı bir iş. Haliyle bu ‘entel’, ‘müsvedde’ ve dahi ‘çok bilmiş’ kişilerin tamamını toplasanız sandığa ‘dirhem’ etkileri olmaz.
Oy getirecek alanlar belli:
‘Askere’ vuracaksın, ‘İnönü’ dönemini açacaksın, ‘başörtüsü’diyeceksin, nasıl ‘mağdur’ edildiğinden dem vuracaksın, ‘birbirinden çılgın’ işlere soyunacaksın.
Seçim öyle entelle, dantelle kazanılmaz, bu böyle biline.

***

‘Fitneyi’uyandırmadan (!) vatandaşı ‘kafakola almanın’ yolu bellidir.
İhalelerin verildiği, kadroların peşkeş çekildiği, kamu imkanlarının ayaklarına serildiği ‘cemaatler ve de ‘STK’lar ile omuz omuza bir strateji.
‘Bir sözü iki edilmeyen’ kanaat önderlerini kafesledin mi, iş tamamdır.
Ne olacak ‘babanın tapulu arazisinden’ arsa dağıtmıyorsun ya, verirsin bir belediyenin ‘çöp toplama’ işini. Olmadı, ‘bir kuruşluk’ şırıngayı 10 kuruştan aldırırsın bir devlet hastanesine. Daha da olmadı birkaç yüz bağlısını ‘istisnai memur’ kadrosunda yerleştirirsin bir yerlere.
Hiçbir şey beceremiyorsan, açıp ‘birkaç dosya’ göstererek, “Bak sen zamanında vatandaşın parasını tokatlamışsın” deyiverirsen, anında ‘bîat’ kararı.
Ha, arkandan söverler ne gam! Zaten ‘padişahın’ da arkasından söverlermiş.
‘Ekmek kuponu’ sıkıştırır bir kısmının cebine. ‘Taşeron’firmalara bir telefon kâfidir:
-“Şuradan 50-100 kişiyi seçim sonuna kadar parkta yaprak toplamaya gönder.”
Her kamu kurumuna bir ‘bülten’ ihdas et hiç değilse. ‘Ajans’ kazanır, ‘matbaa’ kazanır, ‘editör’kazanır, ‘aracı’ kazanır.
‘Bire’ mal et, ‘bin’ göster; yandaş ‘iş bitiriciler’ kazanır.

***

Genele yayacaksın müthiş patlamalar gösteren (!) ekonomideki ‘artı’ değeri ki, ‘cukkanın ucunu’ gören herkes, seni ‘cazibe merkezi’ olarak algılasın.
Hem bunlar ‘nâmert’insanlardır. Olayı tam kavramış değiller. Arada bir uçağınızın bir koltuğunun kenarına ilişince kendilerinde ‘keramet’ vehmetmeye başlıyorlar.
- “Kimsiniz ulan siz, biz size rağmen, sizi kullanarak konduk bu koltuklara?”
Bu safdillerden kimileri kendisine “ağabey” diye hitap edilince havaya girmeye başladılar. ‘Sözleri’ dinlenir, ‘görüşleri’ itibar görür sandılar.
Kardeş, o ‘dereyi geçinceye kadar’ takınılacak tavırdır. Bunlar artık dere tepe dinlemiyor, gemicikleri ile ‘okyanus’ aşıyor, okyanus.
Şimdi o entel ve dahi müsvedde sanatçı güruhu, ‘nerede hata yaptığını’düşünüp ilginç analizlere girişiyor:
-“Bu adam o 2007’deki adam değil!”
De get oradan zırto, her şeyi söyle, ama böyle ‘abuk sabuk’ tespitlerde bulunma.
Kabul edelim ki o hep aynı ‘suret’, ama sizler surete hep ‘görmek istediğiniz’ noktadan ve ‘işinize gelen’ bölümünden baktınız, o kadar.

***


Sakın ‘kendi çapsızlığınızı’, onun ‘takiyyedeki maharetini’ inkâr ederek kapatmaya çalışmayın.
Gelin bir kez olsun dürüst davranın ve  “Evet, bizi de kandırdı. Oyuna geldik”  deyin.
Hadi bakalım entel, dantel müsveddeleri.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş