Seçimde dağıtılmayan sakat arabası!

A+A-
Behiç KILIÇ

Eski TRT’ci ve Tansu Çiller’in basın müşaviri Mehmet Bican’dan bir mektup aldım, çok hoş bir girişten sonra bir anısını naklediyor. Hatıra oldukça da güncel!.. Bu nedenle size aktarmak istiyorum. Sayın Bican’ın satırları şöyle...
Tarih 1 Kasım 1995.
Başbakanlık Konutu’ndayız.
24 Aralık’taki erken genel seçime ilişkin bir toplantı.
Nail Keçili, Cen Ajans’ın en büyüklerini toplantıya getirmiş.
DYP’den İsmail Karakuyu, Analitik’ten Hüseyin Kocabıyık ve Mümtazer Türköne de toplantıda.
Yalım Eralp, Murat Ersavcı ve ben...
Toplantının konusu, “Seçimlerde bazı özellikli seçmen grubuna yönelik yardım çalışmaları.”
Özellikli seçmen grubu olarak “özürlüler” gündeme gelecek. Seçim propaganda çalışmaları sırasında özürlülere yönelik yapılacak çalışmalar belirlenecek.
Nail Keçili, Cen Ajans’ın bu konudaki planlamalarını açıklıyor..
“Ortopedik özürlüleri ele almalıyız. Öncelikli sorun tekerlekli sandalyelerinin bulunmaması. Bu arabaları, kimlere vereceğimizi Türkiye Sakatlar Federasyonu ile birlikte belirleyeceğiz. Hüseyin Kocabıyık, herkes gibi düşünmüyor. Çok kısa konuşuyor.
” Kamu vicdanı, bu tür insanların istismarından rahatsız oluyor “ kelimeleri dökülüyor ağzından.
Masanın ucundan Nail Keçili’nin sesi duyuluyor:
” Kamu vicdanı neden rahatsız olacakmış kardeşim!..
Sıra bende.
“Sakat arabası değil, seçimlerde bir çakmak bile dağıtamayız!” diye başlıyorum:  “Çünkü bu tür faaliyetleri yeni kanun yasakladı!”
“Yeni kanun” dediğim kanun, 27 Ekim 1995’te TBMM’de kabul edilerek Resmi Gazete’de yayımlanan Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun İle Siyasi Partiler Kanunu ve Milletvekili Seçimi Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun...
Kanunun 5’inci maddesinin 3’üncü fıkrası aynen şöyle:
 “Milletvekili genel seçimlerinde, seçimin başlangıç tarihinden itibaren yazılı, sözlü ve görsel basın ve yayın araçları ile kamuoyu araştırmaları, anketler, tahminler, bilgi ve iletişim telefonları yoluyla mini referandum gibi adlarla bir siyasi partinin veya adayın lehinde veya aleyhinde veya vatandaşın oyunu etkileyecek biçimde yayın yapılması ve herhangi bir surette dağıtımı, partilerin ve adayların kendilerini tanıtıcı nitelikte broşür ve el ilanları dışında herhangi bir hediye ve eşantiyon dağıtmaları, dağıttırmaları veya bunların üçüncü şahıslar ya da kurumlar ve kuruluşlar aracılığı ile dağıtılması yasaktır.”
Bu yasaklamayı getiren kanunun müellifinin DYP olduğunu, son yerel seçimlerde DYP’yi küçültmek için yapılan yanıltıcı kamuoyu araştırma, anket ve tahminlerden büyük ölçüde zarar görülmesi üzerine böylesi bir düzenlemeye gerek duyulduğunu, bu düzenleme yapılırken “hediye ve eşantiyon” dağıtımının da yasak kapsamına alındığını anlatıyorum.
Cen Ajans’ın “sakat seçmenlere sakat arabası dağıtma projesi” suya düşüyor!
Konu, Tunceli’deki dağıtımlar dolayısıyla gündemde olduğu için gerilere dönüp, o günleri hatırlamak ve yaşananları seninle paylaşmak istedim.

 

İktidara yarar!
Yüksek Seçim Kurulu “Anayasa’ya da, Seçim Yasası’na da aykırı” dedi ve beyaz eşya kampanyası yeraltına indi!.. İktidar, koltuğuna talip olduğu sallantılı merkezlerde kampanyayı “bir şekilde” yürütse de işi ağırlaştı.
Sonuç?.. Bu durum da kullanılıyor!.. İktidar ahaliye “Bakın işte bu yardımları muhalefet önledi. Ama merak etmeyin seçimden sonra eksiğiniz kalmayacak” diye anons yapıyor. Böylece bir nevi “sipariş” alınıyor. İktidar kârlı!.. Ahaliyi tanıyor!..


Futbolda garip işler!..
Memleketin her türlü konusu didiklenebiliyor da, bir konuda sonsuz dokunulmazlık var!.. Futboldaki akçalı konular, çıkar ilişkileri!.. Futbol tabu!.. İşin içine parmağını uzatanın vücudu tutuşuyor, iflahı kesiliyor!
Hele üç büyük kulüp, sıkıysa üzerine laf oynat!..
Hafta sonu “Şansal-Erman” ikilisi öyle ipuçları veriyor ki, her biri yolsuzluk dosyası!.. “İkili” son derece usulüne uygun, dönen dolapları afişe ediyorlar aslında!..
Mesela bu memlekette hakemlik babadan oğula geçiyor, hanedan işi olmuş.. Gelir muhteşem... Üstelik baba hakem emekli de değil gözlemci oluyormuş, oğlu ile piyasaya hâkim oluyorlar, elbette siyasi arkaları şart.
Şu sıralar, antrenörlük kapmak isteyen eski futbolcular hacı sakalı bırakıyor!..
Para işleri de muazzam, ileride yazarız...


Parris: Ermeni lobisi seferber oldu
ABD’nin eski Ankara Büyükelçisi Mark Parris, Ermenilerin iyi çalıştığını söyledi. Parris, “Fırsatlar Ülkesi Türkiye: Yatırımlar İçin Güvenli Bir Liman” konulu toplantının gala yemeğinde yaptığı konuşmada, Ermeni lobisinin ABD’de iyi bir biçimde seferber olduğunu belirterek, “Yüksek motivasyonları var, gerçekten eşi benzeri görülmemiş üyeleri var. Yeni yönetimden birtakım kişiler 1915’te olup biteni soykırım olarak adlandırmak yönünde lobi yapmaktalar. İşte burada, ’acaba soykırım olayı gündeme gelecek mi?’ ya da ’Beyaz Saray’da mı gündeme gelecek?’, ’Temsilciler Meclisi’nde mi gündeme gelecek’ bunu bilemiyoruz. Fakat bu aslında Türkiye ile yeni ABD yönetimi arasındaki ilişkilere biçim verici yönde etki edebilir” dedi. ABD-Türkiye ilişkilerine de değinen Parris, “Son 8 yılda iki ülkenin ilişkileri böyle oldu. Ben genellikle Bush yönetimini suçluyorum” diye konuştu.

Yazarın Diğer Yazıları