Seçimi kazanan mağdur; Bilal Erdoğan

A+A-
Ahmet TAKAN

“Türkiye genelinde şu kadar oyun bu kadarını aldılar” ... “Bir önceki seçimde oyları şöyleydi şimdi böyle oldu” ... “Seçimin galibi bu, mağlubu şunlar” diye geveleyip,
Oyları üst üste, alt alta toplayıp bölüp, çarpıp, çıkararak “şurada zafer bunun, şunun” diyerek en baba beylik analizler attırmayacağım.
Rakamların sihirli gücüne sığınıp nalıncı keseri olmayacağım.
Değişmez bir Kızılderili taktiği, her daim geçerli olan klasik gazetecilik numarasına da sığınmayacağım. Yani; seçimden önce bir tarafta olup, seçim gecesi sonuçları görünce yazdıklarının unutulacağını sanan, kendini sıyırmak için, her tarafa akıl veren bilge Türk gazeteci-yazar yalamalığı yapmayacağım.
En sonda söyleyeceğimi en başta söyleyeceğim. Yenilgiyi kabul etmeyi bilmek lazım. Kazananı tebrik etmek istemeseniz de...
Rakamları bir tarafa atacağım. Kendi payıma seçimin gerçek analizini sadece iki fotoğraf üzerinden yapacağım. Biri; seçim sathı mahallinde gündemimize düşen bomba gibi bir fotoğraftan. Diğeri ise seçim gecesi klasiklerimiz arasına giren balkon konuşmasından.
Bu satırlardan sonra söyleyeceklerimin daha iyi anlaşılabilmesi için 7 Şubat 2014 tarihli “Seçkinlerin savaşı” başlıklı yazımı referans göstereceğim. “Neydi” diye merak ederseniz dönün bakın lütfen.. O yazıda bir mağduriyet alanı gerçeğine ısrarla dikkat çekmiştim.
Lamı cimi yok!.. Halk bu seçimde de ana tema olan “mağdur kim” sorusunda kararını verdi. Sonuç apaçık ortada;
30 Mart gecesi balkon konuşmasında. Recep Erdoğan galibi ilan ederken kimin yumruğunu havaya kaldırdı?
Bilal Erdoğan’ın...
En yakınında kimler vardı?..
Meydan mitinglerinde çokça tartışılan aile fertleri. 

takan-1.jpg

Parti yöneticileri, Bakanlar ve “Bakara-Makara” Egemen Bağış ise kenarlara serpiştirilmişti...
O gece çok uykuluydunuz da net algılayamadınız ise fotoğrafa dikkatlice bir kez daha bakın.
Recep Erdoğan, “Başta oğlum Bilal Erdoğan olmak üzere mağdur edilen ben ve ailem seçim zaferini kazandık” diyor.

takan-003.jpg

Bu fotoğrafı hatırladınız mı?..
Van’ın Gürpınar ilçesi Yalınca Köyü Çalık mezrasından hastaneye yetiştirilemediği için hayatını kaybeden 1 buçuk yaşındaki Muharrem Taş. Cansız bedenini, babası sırtına vurduğu çuvalın içinde taşımıştı.
Seçimi kim kaybetti?
Bence; Muharrem ile babası.
Kısaca izah edeyim;
Recep Erdoğan, Muharrem’i ve onun gibi milyonlarca mağduru anlatması gereken muhalefet liderlerinden daha başarılı oldu. Muhalefeti her zaman olduğu gibi peşine taktı, oğlu Bilal Erdoğan’ın nasıl mağdur edildiğini daha iyi anlattı, halkı ikna etti. Seçmen, Erdoğan’ın dediklerine inandı. Her dönem bir şekilde mağdur olan Erdoğan ve ailesine “yola devam” dedi.
Halk bir mesaj daha verdi;
“En baba adam, babaların babası Recep Erdoğan...” 
Meydanların en ünlü tartışmalarından biriydi; Çocuk sevgisi... Recep Erdoğan, muhalefete “çocuk sevgisi bilmemekten”, “aile değeri bilmemekten” yüklenmişti.
Halk, Erdoğan’a onay verdi. Çoluk çocuğumuzun geleceğini en emin ve garantili gördüğü ele teslim etti.
Denilebilecek çok fazla bir şey kalmadı.
Halk çocuk ve aile sevgisinin daha yüksek olduğu bir lideri buluncaya kadar bu böyle devam eder gider... 
Cumhuriyet tarihinin en baba seçimiydi bu...
Ünlü baba Sedat Peker tahliye olduğunda;
Seçimin sonucu belli olmuş aslında...

Yazarın Diğer Yazıları