Seçimler de eksik olan neydi?

A+A-
Özcan YENİÇERİ
22 Temmuz 2007 seçimleri birçok yönden klasik seçimlerin tekrarı şeklinde gerçekleşmiştir. Seçim kampanyasına damgayı kişisel tartışma ve sataşmalar vurmuştur. Bazı liderlerin televizyonda ve kamuoyu önünde tartışmak için karşı karşıya gelmekten kaçınmaları ise demokrasi algısındaki eksikliğin dışa vurmasıdır. Seçim kampanyası sırasında “hesap sorma” ve “yüce divan” söylemlerinin çokluğu Türkiye’deki yolsuzluğun yoğunluğuyla yakından ilişkilidir. Ülke sorunlarından daha çok kişisel tartışma ve atışmalarla geçen böyle bir seçim kampanyasını Türk halkı daha önce de çok yaşamıştır. 22 Temmuz seçim kampanyası çok daha büyük ölçüde slogan yarışı, itham, isnat, iftira ve iddialar yarışına dönmüştür. (Tartışmanın derinliğiyle kapasite ve yeterlilik arasında yakın bir ilişki vardır.. Kişilerin kapasitesi ya fikirleri, ya olayları ya da ya da kişileri tartışmaya elverişlidir.) Seçimden sonra seçmenlerin hafızalarında aşağıdaki söz kırıntıları kalmıştır: İp, urgan, “kelle” , “sayın” , “yan gelip yatma” , “ananı da al git” , “şehit için yaygara koparmak” , “gemi ve gemicik” , “10 bin dolara kol saati” , “yaş yetmiş” , “ihtiyar adam” , evlat ve villa, gümrüksüz mısır ithalatı, gıda paketi ve Ali Dibo vb.. Liderler bu kavramlar arasında gidip gelmiştir. Yolsuzluk, nepotizm, sağlık, eğitim, güvenlik, tarım ve çiftçilik, özelleştirme, toprak satışı, AB ve ABD ile ilişkiler, terörle mücadele, dış borçlar, Cumhurbaşkanı seçimi vb. konularda da liderler konuşmuşlardır. Ancak bu konuşmalar genellemelerden ibaret, suçlamaya dayalı, derinliği olmayan yüzeysel konuşmalar olarak kalmıştır. 22 Temmuz seçimleri sırasında genel olarak siyasi partilerin ortaya koydukları vaatler gerçekçi değildi. Mazot 1 YTL, ÖSS kaldırılacak, herkese maaş, fındık fiyatı 8 YTL ve herkese iş anlamına gelen vaatler seçmen tarafından çok da ciddiye alınmamıştır. Bir zamanlar o ne “veriyorsa ben iki katını” vereceğim ya da “iki anahtar” sizi bekliyor vaatlerini yapanlar da istediği sonuçları alamamışlardı. 22 Temmuz seçimlerinin bir özelliği de Cumhuriyet tarihinin belki de en zamansız yapılan seçimleri olmasıdır. Siyasi partilerin -iktidar partisi hariç- şartlarının uygunluğu bakımından 22 Temmuz tarihi son derece elverişsizdi. Başbakan bir süre önce “erken seçim istemek vatana ihanettir” demişti. Demek ki, erken seçim kararı alan Başbakan da daha önce böyle bir ihtimali hiç hesaba katmamış! Cumhurbaşkanlığı seçimi sırasındaki gelişmeler, Anayasa Mahkemesinin kararı ve nihayet “e-bildiri” iktidara erken seçim kararı aldırmak zorunda bıraktığı anlaşılmaktadır. Bu durumda dahi seçim tarihi daha uygun bir zamana alınabilirdi. İktidar muhalefeti köşeye sıkıştırmak amacıyla bunu yapmadı. 22 Temmuz’da yapılan erken seçim, muhalefet tarafından istenen ancak tarihin bu kadar sıkışık olacağı beklenmeyen bir seçim oldu. Muhalefetin yeterli hazırlık yapmasını engellemek için iktidar erken seçimi, baskın seçim biçiminde gerçekleştirdi. Nitekim sıkışık zaman dilimi; siyasi partilere birleşmek, ittifak, seçim işbirliği ve hazırlıkları tamamlamak gibi imkânlardan da yoksun bırakmıştır. Zaman darlığı siyasi partilerin önseçim yapma imkânlarını da büyük ölçüde ortadan kaldırmıştır. Böylece liderler demokrasisinin kısmen de olsa halk demokrasisine dönüşmesi engellenmiştir. Herkesin bir oy attığı, görünürde herkese aynı şartların uygulandığı bir seçim ortamında sandık seçmenlerin önüne gelmiştir. Ancak sandığa giden yolların herkes için aynı olmadığı, iktidarın “yola devam” için mümkün olan her baskıyı yaptığı anlaşılmaktadır. Kanıtlanmıştır ki, iktidarlar bir kez hâkimiyet tesis edince, hâkimiyetlerini sürekli kılacak her türlü yol ve yöntemi kendileri için mubah görmektedir. Bu durum 22 Temmuz seçimleri sırasında yaşanılan nitelik ve değer eksikliğinin temel nedenidir.
  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları