Seçimlere dâir bir fitne yazısı...

A+A-
Adnan İSLAMOĞULLARI

Türkiye’nin çanına ot tıkamış, ekmeğine kan doğramış, yüzyıllardır süren birlikte yaşama kültürünün köküne kibrit suyu dökmüş, on binlerce vatan evlâdını ekin gibi biçmiş, şehir teröründe mâsum yüzlerce insanı katletmiş bir terör örgütünün siyâsî kanadı barajı aşarak kesinleşmeyen sonuçlara göre TBMM’de 80 milletvekiliyle temsil hakkı kazandı.

Bölünmenin, federasyonun, özerkliğin, İmralı’nın, Kandil’in arasında ve kanın ortasında doğan HDP seçimlerin tek başarılı partisi.

Kâğıt üzerinde bölünmenin önündeki en büyük engel olan ve tabelâsında ‘milliyetçi’ kelimesi bulunan MHP ise İstanbul’da HDP’nin gerisinde kalarak Türkiye genelinde de HDP ile birbirine çok yaklaşık bir oyla yine kesin olmayan sonuçlarla TBMM’de 80 milletvekiliyle temsil edilecek.

İki yıldır Güneydoğu’yu boşaltan, güvenlik politikalarını tamamen rafa kaldıran, bölgede PKK’nın hâkimiyetini görmezden gelen, bölge bürokrasisini ve emniyet güçlerini çözüm sürecine paralel dizayn eden AKP ise bunun bedelini bölgedeki oylarını HDP’ye kaptırarak ödedi.

Kılıçdaroğlu’nun liderliğindeki CHP, klasik oylarını aşamadığı gibi son seçimlere oranla az da olsa yine oy kaybederek çıktı seçimlerden.

Millî İttifak adı altında seçimlere giren Saadet Partisi ve Büyük Birlik Partisi’nin aldığı oy oranı seçimlerde geçersiz sayılan oylardan daha azdı.

Seçim akşamı gecenin geç saatlerinde ekrana gelen genel merkez görüntüleri Türkiye’ye özgündü yine...

CHP Genel Merkezi önünde toplanan kalabalık ‘Başbakan Kemal’ diye bağırıyordu...

Kitleler böyle bağırınca mıdır bilmiyorum ama Kemal Kılıçdaroğlu da kısa açıklamasında başarısızlığı asla kabul etmediklerini söyleyerek istifâ etmeyi düşünmediğini söyledi ve aslında ne kadar da başarılı olduklarını anlattı...

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, gece yarısı açıklamasına, “Fitnecilerin MHP’nin başarısını küçümseyemeyeceklerini” söyleyerek başladı sözlerine...

Ardından o da Kılıçdaroğlu gibi MHP’nin seçimlerde ne kadar başarılı olduğunu, üzerinde düşünülmüş rakamlarla açıkladı. Milletvekili sayısını bir önceki seçime göre artırdıklarını anlattı.

Davutoğlu, selefi gibi balkona çıktı...

AKP’nin bu seçimlerde de birinci parti olarak çıktığını ve bunun büyük bir başarı olduğunu abartılı bir hitap ile zerketti balkonun altındaki inanmışlara ve her zamanki gibi Orta Doğu, Balkanlar ve Kafkasya üzerinden geliştirdiği iflâs etmiş politikalarının hamâsetini yaptı.

Büyüsü bozulan ve artık dikiş tutmayacak AKP iktidarı...

Türkiye’yi yönetebileceğine dâir umut veremeyen bir Kılıçdaroğlu...

Memnuniyetsiz kitlelerin oyunu alamayan, 3 yıllık açılım sürecine ve 17-25 Aralık yolsuzluk sürecine Salı günleri yaptığı grup toplantılarında Erdoğan’a bağırıp çağırmaktan başka bir cevap geliştiremeyen, alternatif politika üretemeyen, siyâseti iki seçim arasına değil, seçim arifesine sıkıştıran ve hiçbir neticeyi başarısızlık olarak algılamayan Bahçeli...

Ve...

AKP nefretiyle oy verecek muhalefet partisi bulamayan kitlelerin ve AKP’nin devleti geri çektiği Güneydoğu ve Doğu Anadolu’da PKK ile baş başa kalan kitlelerin emânet oylarıyla barajı aşan tek başarılı Genel Başkan Demirtaş...

Bu tablodan çıksa çıksa ekonominin kötüye gitmesi tehdidiyle sahalara geri dönmeyi hesaplayan Erdoğan ve büyüsü bozulan AKP’ye kendi kurmaylarıyla birlikte alternatif oluşturmayı hesaplayacak bir Abdullah Gül çıkar...

Yani yine muhalefet aslî görevini yapamaz ve bu kaostan alternatif çıkaramaz...

Çünkü bu iki muhalefet merkezi yani Kılıçdaroğlu ve Bahçeli, seçim neticeleri ne olursa olsun aslında ne kadar başarılı olduklarını izah edebilecek bir yüksek kâbiliyete sâhipler... 

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları