Şehit edebiyatına sığınanlara bakın

İsrafil K.KUMBASAR

Döndük dolaştık, geldik yeniden başa öyle mi? Değil elbette, ne onlar kabul edecek bunu, ne de ‘giden yılları’ geri getirebileceğiz. Yeniden tırmanışa geçen terör de öyle, bozulan dirlik-düzenliğimiz de öyle, yüksek bir ihtimalle ekonomide de öyle.

O meşhur tanımlama ile ‘memleketin kimyası’ bir kez daha iyiden iyiye bozuldu.

Bugüne kadar hiçbir uyarıya, hiçbir ciddi eleştiriye kulak asmayan teslimiyet iktidarı, tam uçurumun kenarında iken ‘el frenine’ asıldı.

‘Dar’, hatta yok denebilecek bir alanda ‘manevra’ ile ‘düze çıkma’ arayışları tam gaz devam ediyor.

Seçimin üzerinden neredeyse 2 ay geçti, ama ortada hâlâ gerçek anlamda bir hükümet yok.

Sövüp durdukları koalisyon dönemlerinin bâkiyesi olan ‘sıfır terör’, bugün Allah korusun muhtemel bir ‘iç savaş’ tehdidine dönüşmek üzere.

İyi-kötü geçinip gittiğimiz komşu ülkelerle her an ‘it dalaşının’ çok ötesinde beklenmedik çatışmalar yaşayabiliriz.

En iddialı oldukları ekonomi ise ‘çok kritik’ sinyaller vermeye başladı.

Nasıl vermesin ki, ‘hiçbir üretimin olmadığı’ bir ülkede çark neyle çevrilir?

Hadi bir kısım işler eldekiler satılarak yapıldı.

Peki ama, ya sonra?

* * * 

İşin en can sıkıcı tarafı da ne yazık ki işte bu ‘sonra’ kelimesinin arka planında gizli.

Uluslararası kamuoyu da, sokaktaki vatandaş da çok iyi biliyor ki, ülkede çark ‘kayıt dışı’ ve ‘kaynağı belirsiz’ bir takım paralarla dönüyor.

Rıza Zarrab hadisesinde bunun bir bölümü ortaya çıktı; ama ‘buzdağının’ görünmeyen kısmında kim bilir daha neler var?

Başta İstanbul olmak üzere büyük kentlere peş peşe kondurulan alışveriş merkezleri ve gökdelenlerin ‘gerçek sahipleri’ konusunda hayli ilginç iddialar ortaya atılıyor.

Bazı ‘kamu’ bina ve arazilerinin uzun süre atıl bırakılıp, Arap şeyhlerine ‘komisyon’ karşılığında peşkeş çekileceği söylentileri ayyuka çıktı.

Bunların başında Cerrahpaşa ve Çapa hastanelerine ait gayrimenkuller geliyor.

Umarız yalandan ibarettir; ama geçmiş dönemde bazı kamu bina ve arazilerinin ‘benzer yöntemler’le yandaşlara peşkeş çekildiği sır değil.

Aynı şekilde binaları satılan kamu kurumlarının ‘AKP’lilere kiracı yapıldığı’ da.

Tabii “Kardeşim dünya küreselleşti, elbette bize en yakın ülke ve gruplarla ticaret yapmamızın ne sakıncası var?” diyebilirsiniz.

Eyvallah; fakat sahiden de ‘bize en yakın’, ‘dost bildiğimiz’ ülke ve grupları hangi ölçüte göre belirliyoruz?

Buna ‘kim’ karar veriyor?

* * * 

Kanlı terör örgütünün kalkışması karşısında ‘Arap Birliği’nin tavrı ne oldu mesela?

Irak’ın kuzeyindeki kukla devletin başı Mesud Barzani gelişmeleri nasıl yorumluyor? Hadi onları geçtik, İncirlik’i emrine tahsis ettiğimiz stratejik ortak ABD’nin tutumu ne?

Mr. Barack Obama, sırıtarak “PKK’yı bırak, IŞİD ile ilgilen” diye talimat veriyor.

Sağa dön ‘nasihat’, sola dön ‘azar’.

Hindu’sundan Yamyam’ına kadar bütün bilmem ne belalar, düpedüz çıkartılan yangına ‘benzin’ taşıyor.

Peki yangını söndürmekle mükellef ‘saltanat’ kayığındaki muhteremler ne yapıyor? Onlar hâlâ ‘seçim’ suçlusu arıyor.

Neymiş efendim, Van’ı ihya etmişler ama nankör Vanlılar gidip HDP’ye oy vermişler.

Selda Bağcan’a kendi kanallarında program yaptırmışlar; ama o “Bir Gezi olayı daha gerek” diye burun kıvırıvermiş.

Hasan abileri, Cengiz kankaları, Cevat biraderleri hep bir ağızdan bölücülerin borusunu öttürüyormuş.

Siz değil miydiniz onlarla kol kola verip de “Vesayeti yıkıyoruz, yeni Türkiye’yi kuruyoruz” diye sırıtan?

Siz değil miydiniz Türkiye’nin ‘mozaik’ olduğundan bahsedip ‘36 etnik grubun’ yaşadığından dem vuran.

Siz değil miydiniz onlar gücenmesin diye ‘Türk’ kelimesini ağzına dahi almaktan imtina eden?

Yoksa siz değil miydiniz?

* * * 

Şimdi hangi yüzle kalkmış öyle arsız bir şekilde ‘şehit edebiyatı’ yapıyorsunuz?

Unutuldu mu sanıyorsunuz dün yediğiniz naneler?

Askerin ‘çift maaş’ almak için terörün önüne geçmekten kaçınmasından tutun da bazı partilerin ‘tabutlar üzerinden’ oy devşirdiğine kadar ipe sapa gelmez iddiaları manşetlere taşıtmadınız mı?

Görelim bakalım nasıl çıkaracaksınız memleketi bu ‘terör’ bataklığının içerinden?

Hadi ‘sıfırlayın’ da görelim!

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş