“Sehven” mi dediniz?..

Ahmet TAKAN

Yeniçağ bomba manşetleri ile gündem belirliyor. Bunlardan ikisine ADSIZ imza attı. AKP’nin sözcüsü haline gelen devlet memurları, belgeli haberleri görünce ne diyeceklerini şaşırdılar. Cevap yetiştirmeye, skandalları ört bas etmeye çalıştılar ama beceremediler.

Yazıları tekrarlamadan trajik durumu gözler önüne
serelim;
“Gaflet mi ihanet mi?”  başlıklı yazımızda Dışişleri Bakanlığı’nın Erivan’daki sözde soykırım anıtının fotoğrafını koyduğu Çanakkale 2015 ajandasını ve büyük skandalı ortaya döktük.  “Dışişleri Bakanlığı yetkilileri”  panik içinde sağa sola açıklama yaptı. Ermenilerin sözde soykırım anıtının fotoğrafı ajandaya sehven girmişmiş... Ajandanın dağıtımı durdurulmuşmuş... Fotoğrafın ajandaya nasıl alındığı konusunda da jet hızıyla soruşturma başlatılmışmış... Yanlışlıkla basıldığı ihtimali varmışmış...
Öncelikle şunu belirtelim; Devlet kurumlarının yaptığı bu tür tanıtım çalışmalarının her satırı, her fotoğraf karesi uzun çalışmalar sonucu belirlenir ve ilgili en üst makamdan onay alınmadıkça basımı yapılmaz. Hele ki Dışişleri Bakanlığı gibi kritik bir yerde.
Elimizde örneği olan ajandadan devam edelim.
1- Kapağından başlayarak ajandanın her sayfasında Dışişleri Bakanlığı’nın mührü var. Demek ki; tek tek kontrol edilmiş.
2- Girişte; “Bu çalışmada koleksiyonlarından yararlandıran tüm kişi ve kuruluşlara teşekkür ederiz”  diyerek Dışişleri Bakanlığı minnetlerini sunuyor. Buradan da apaçık belli oluyor ki fotoğraflar için geniş ve uzun zamanlı tarama çalışması yapılmış.
3- Ajandaya copyright 2015 damgası vurularak tescil edilmiş.
4- Her sayfada fotoğrafın hangi kurumdan, kişiden veya koleksiyondan alındığına dair bilgi verilmiş. Örneğin;  “13 Nisan ile başlayan sayfada  “Erkan-ı Harbiye Mektebi Öğretmeni Miralay Cerrahpaşalı Halil bey tarafından alçıdan yapılan Çanakkale Haritası, 1916” açıklaması ile fotoğrafı var. Kaynak olarak da “T.C. Genelkurmay Başkanlığı” gösterilmiş.
5- Ajandanın neredeyse tamamında karşılıklı sayfalarda tek kare fotoğrafa yer verilirken sadece 2-3 sayfada çoklu fotoğraf karelerine yer verilmiş. Ne tesadüf ki(!) bunlardan biri de (Erivan’daki sözde Ermeni soykırım anıtı) başka sayfaya değil de 20-26 Nisan aralığına rastlamış. Hem de “her yıl, Arıburnu çıkartmasının yapıldığı 24-25 Nisan 1915 tarihinin yıldönümünde savaşta hayatını kaybedenlerin anısına düzenlenen törenler” notunun tam karşısına denk gelecek şekilde. Ve!.. Ne tesadüf ki; bu sayfada alıntı yapılan fotoğrafların kaynağına yer verilmemiş. Dışişlerinden kimsenin aklına da “yahu bu sayfadaki fotoğraflar nereden veya kimden alındı?.. Her yere kaynakça koydunuz da buraya niye koymadınız?” demek gelmemiş.
Kimi soruşturuyorlar neyi soruşturuyorlar ben anlayamadım... Ajandayı topluyorlarmış. Çok geç, her yere dağıldı... “Sehven” açıklaması çok gülünç.. Araya sıkıştırılarak diplomatik, planlı bir deneme olduğu çok açık ortada... Sehven de olsa, özrü kabahatinden de büyük diye buna derler..
Geçelim ikinci habere...
YENİÇAĞ’da 25 Ocak Pazar günü “Emniyet Müdürü’nün İsyanı” başlığı ile yer verdiğimiz mektup fırtınalar kopardı. Sözcü gazetesinden Uğur Dündar 28 Ocak Çarşamba günü “Devletin perişanlığı” başlıklı  köşe yazısında haberimizden kaynak belirterek alıntılar yaptı. Uğur Dündar’ın 29 Ocak Perşembe günkü yazısından öğrendik ki; Emniyet Genel Müdürlüğü yazılı açıklama yapmış. Şöyle diyorlardı Uğur Dündar’a;
“28.01.2015 tarihli gazetenizin 1-4 sayfalarında “Devletin Perişanlığı” başlıklı köşe yazınızda; Yeniçağ Gazetesi’nin bir köşe yazısından alıntı yaparak, daha önce Genel Müdürlüğümüzce 27.01.2015 tarihinde basın açıklaması yapılan konuya ilişkin bir haber yayımlanmıştır.
27.01.2015 tarihinde www.egm.gov.tr adresinde köşe yazınızda belirtilen hususlara ilişkin gerekli açıklama yapılmış, asılsız ve gerçek dışı konular yalanlanmıştır.”
Yani haberi tümüyle yalanlıyorlardı. Emniyetin sitesine girip açıklamaya bakınca hayretlere düştüm. Çünkü şöyle deniyordu;
“Söz konusu haberde bahsedilen 54 kritik noktaya yapılan atamalar tamamen ihtiyaca göre planlanmıştır.
Yeni görev yerlerine atanan rütbeli personele 25 Aralık 2014 tarihinde görev yerleri ile ilgili bilgilendirme toplantısı yapılmıştır.
Toplantıda üst düzey yetkililerce, personelin görev yapacağı bölgenin özellikleri ile dikkat edilecek güvenlik hususları ele alınmıştır.
Haberde belirtilen, görev yapılacak bölgede olayların önlenmesi ve otoritenin sağlanması için gerekirse şiddetin artırılması şeklinde yetkililerce bir açıklama yapıldığı iddiaları asılsız ve gerçek dışıdır.
Meğerse Uğur Dündar’a da aslına pek uygun olmayan farklı bir açıklama göndermişler. Haberin yayımlanmasından 2 gün sonra yapılabilen (!) sitedeki açıklamada içerik doğrulanırken sadece son paragrafta bir itiraz var. Zaten ona da  “doğru”  demeleri beklenmez.
Elimde söz konusu toplantının yazılı belgeleri var. Bunlardan sadece bir tanesine yer vereyim. Tayini çıkarılacak 54 emniyet müdürünün listesine.


Gördünüz mü?..
Bu listeden çok sayıda isimden telefon ve elektronik posta aldım... Yazının tümünü ve gerçek dışı olduğu iddia edilen bölümü aynen doğruladılar. Zaten adı bende saklı polis şefi de mektubunda ellerinde ses kaydı olduğunu söylüyordu. Haşat edilen devlet mekanizmasının daha fazla perişan olmaması için bazı belgeleri hâlâ saklı tutuyorum.
Aklımızla ve zekamızla alay etmeyi bir AKP geleneği olarak sürdüren çaylaklara tavsiyem olacak;
Haber patladıktan sonra nasıl bir yalanlama yapalım diye inim inim inlediğinizi, yandaş medyadan kimlere akıl danıştığınızı da biliyorum. Onların çapı da ortada!.. Paraya kıyın kendinize profesyonel basın danışmanları tutun. Daha akıllı açıklamalarla kamuoyunun karşısına çıkın. Veya susun!.. Kendi kendinizi yalanlayıp durmayın. Bu tavsiye Dışişleri için de geçerlidir...

Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş