"Şekil" hukuku, "şekil" adaleti, adalet "şekli"

Altemur KILIÇ

Hatırlatalım: Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, 4 yıl evvel yazdığım yazıdan dolayı açtığı tazminat davası, Yargıtay tarafından reddedilmiş ve  “pervasız kabadayı”  demenin suç olmadığı hususunda  “içtihat ve kaziye-i muhkeme”  oluşmuştu. Ama buna rağmen, Erdoğan’ın avukatları Yeniçağ avukatlarına verdiğim vekâletnamedeki bir “şekil” noksanından yararlanarak, peşime düşmüşler, Ankara’daki aynı mahkeme, beni bu sefer, daha yüklü bir tazminat ödemeye mahkûm etmiş... “Etmiş”  diyorum, çünkü ben de gazetenin sorumlularıyla birlikte, beraat ettiğimi sanıyordum, meğer öyle değilmiş; aynı Yargıtay’ın başka bir dairesi, tazminat hükmümü onamış. Kısacası  “pervasız kabadayı” demenin “suç” olmadığı, Yüce Mahkeme tarafından “içtihat kararına” bağlanmış olduğu halde, ben mahkûm edilmiş bulunuyorum! Ortada “suç” yok, ama ağır “ceza”  ve  “tazminatı” var!
Başıma gelen bu olayda, bana arka çıkan okuyucularıma, bu konuda değerli mütalaalar veren hukukçulara, avukatlara ve beni yalnız bırakmayan meslektaşlarıma şükranlarımı belirtmek isterim! Bunlar arasında benim fikirlerimi paylaşmayanlar, hatta daha önceleri tartıştığım kişiler de var! Ancak, diğer taraftan,  “basın özgürlüğü” diye mangalda kül bırakmayanlardan hiç ses yok! Belki de  “Oh olsun”  diyorlar!
Aklı ve asıl  “adaleti” zorlayan bir çelişki değil mi? Avukatlarımız, “tashihi karar”, yani  “kararı düzeltmek” için uğraşıyorlar, ama benim banka hesabıma ve emekli maaşıma haciz konmuş ve ben bu sırada azap çekiyorum! Neticenin ne olacağı da belli değil!

İlke ve Erdoğan’ın tavrı

Fakat bu durum benim kişisel sorunum olmaktan öte basın özgürlüğü konusunda bir ilke meselesi! Ve şu sırada Başbakan, kendisinin hoşuna gitmeyen ve yazdıklarını beğenmediği bazı gazetecileri Başbakanlık akreditasyon listesinden çıkarmasıyla ve böylelikle “ekmekleriyle”  oynamasıyla basın özgürlüğü konusundaki tavrını da gösteriyor! Başbakan  “Hakkımda yalan yanlış haber yapanları yanımda barındırmam”  diyor! Bu gazetecilerin yanlış ve yalan yazdıklarına kim karar verecek. Bu sefer mahkemeler değil, mesleki merci olan  “Basın Konseyi” değil, Erdoğan’ın kendileri! Yani Erdoğan, hem davacı hem de yargıç!

Şekil ve esas
 
Bu dava münasebetiyle bir çelişki de ortaya çıktı! Bir tarafta,  “hukuki şekil” veya “şekil hukuku” , diğer tarafta  “esas” , yani  “adalet” ! Hukukta, mahkeme hükümlerinde usul ve şekil önemli, ama ya bu hükümler adil değilse? Demek oluyor ki, hukuk, daha doğrusu  “şekli” , gerçek adaletin yerini bulmasını önlüyor! Kısacası, esasta  “adalet”  değil  “şekil adaleti!” Burada akılları zorlayan bir çelişki, bir  “adalet hatası”  var.  Ama bu vesileyle anladım ki,  “şekil hukukundan” , daha doğrusu  “şekil adaletsizliğinden”  dolayı mağdur edilen tek yazar ben değilmişim. Hulki Cevizoğlu kardeşim de “şekil ve usul”  boşluklarından dolayı yüklü tazminatlar ödemeye mecbur edilmiş!

Hulki Cevizoğlu

Önceki akşam Hulki Cevizoğlu’nun “Ceviz Kabuğu”  programına telefonla katıldım. Bazı çevreler tarafından, yalanlarla, irticanın simgesi yapılan bu Hoca hakkında, ayrıca yazacağım... Ancak Ceviz Kabuğu tartışma programıyla adeta bir müessese olan Hulki kardeşimi övmek isterim! En ciddi konuları ele alıyor ve programı gayet tarafsız! Poker oyununda, elindeki kartlar dolayısıyla renk vermeyenlere “poker yüzlü”  denir. Hulki de öyle, ama aynı zamanda, kendi görüşlerini de belli ediyor, zaman zaman da, tabir caizse  “şeytanın avukatlığını” yapıyor. Ama Hulki Cevizoğlu, milli ve tarihi konularda, şimdiye kadar 34 kitap yazmış! Bu kitaplar bazı  “araştırmacıların” ki gibi kulaktan dolma yalap şalap şap değil! Hepsi büyük emek ve araştırma ürünü! Evet, 34 eser, tarihi referans kitabı ve 35’inci de yolda. Doğrusu, bu velut arkadaşı kıskanıyorum! Allah, hep milli çıkarlardan yana olan kalemine kuvvet versin!

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş