Selamünaleyküm usta

A+A-
Haydar ÇAKMAK

Söze nereden başlayacağımı bilemiyorum. Sağ yanımızda şehitler, sol yanımızda teröre kurban giden  ilgisiz insanlar. Arkamızda liboşlar, ikinci cumhuriyetçiler, siyasi yamyamlar, fırsatçılar, her şeyi satmaya hazır eyyamcı çağdaş tüccarlar, önümüzde holdingleşen cemaatler, tarikatlar, yeminli yevmiyeli geçici militan İslamcı gazeteciler, kalemini ve ruhunu satan her dönemin sahtekâr aydınları. Ortada başına gelenleri anlamaya çalışan şaşkın Türkler. Bu ülkede anadilinin Türkçe olduğunu söyleyenlerin oranı %86, kendini Türk olarak hissedenlerin oranı da %89. Bu nasıl vurdumduymazlık, bu nasıl rahatlık anlamak mümkün değil. Sağlıklı toplumların duyarlılığı ve tepkisini vermeyen şaşkın Türkler, dış borcun, cari açığın hangi seviyeye geldiğinde,  seksen sekiz yıllık cumhuriyetin birikimlerinden daha nelerin satıldığında ve yok olduğunda, kaç asker, kaç sivil öldüğünde tepki verecekler merak ediyorum.
Sayın başbakan üçüncü kez seçilmesini ustalık dönemi olarak adlandırdı ve yandaşları da kendisine “usta” diye hitap etmektedir. Dolayısıyla insanları daha iyi bir yönetim beklentisine soktu. Ancak bugün geldiğimiz nokta bir ustanın yönettiği ülkeden çok acemice bir yönetimi çağrıştırmaktadır. Geçen hafta meydana gelen terör olaylarında beşi sivil 12 can yok oldu. Türk Milleti tarih boyu ölmüştür ve savaşmıştır ama bir amaç, bir ideal uğruna savaşmış ve ölmüştür. Pisipisine ölmesi sizin döneminize nasip olmuştur. 2002’de iktidara geldiğinizde sıfır terör olayı ve sıfır şehit vardı. Sizin iktidarınızla birlikte şehit ve olay sayısı dramatik ve manidar bir şekilde artmıştır. 2003 yılında 21 şehit, 2004 yılında 73 şehit, 2005 yılında 92 şehit, 2006 yılında 121 şehit, 2007 yılında 118 şehit, 2008 yılında 150 şehit, 2009 yılında 135, 2010 yılında 139 şehit, ustalık döneminiz olan 2011’de ise yaklaşık 200 şehit ve sivil ölü beklenmektedir.
PKK saldırılarını genelde Ankara dışında gerçekleştirirdi ama bu kez Ankara’yı tercih etmiştir. Basın ve analistlerin dikkatini çekmeyen ilginç bir husus var. Bombanın patlaması Başbakanlık ana binasına 100-150 metre mesafede gerçekleştirilmiştir. Bu yerin tesadüfen seçildiğini söylemek safça olur. Bombanın patladığı Kumrular caddesinde Çankaya Kaymakamlığı ve Güvenlik parkı var ve her tarafta polis kaynıyor. Buna rağmen burayı tercih etmeleri ve çok güvenlikli bir bölgeyi seçmeleri tesadüfi olamaz. Başbakan ve yakınlarının bu olayı iyi okumaları gerekir. Ankara’daki bombayı kimin attığı konusunda tereddütler var, ancak bunu tahmin etmek zor değildir. PKK veya fraksiyonlarından birinin yaptığını söylemek kehanet olmayacaktır. Bombayı kimin koyduğundan ziyade kimin koydurduğu çok önemlidir. PKK militanları bu bombayı Kürt halkının çıkarları için koyduğunu iddia edemez. Hangi emperyalist gücün veya güçlerin çıkarınadır ona bakmak gerekir. Bunu da en iyi başbakanın akıl hocaları ve dışişleri bakanı tahmin edebilir. Bu olaylar hükümetin dış ve iç politikalarının sonucu olduğu düşüncesine itibar edip politika ve davranışlarını gözden geçirmeleri halkımız ve ülkemiz için hayırlı olacaktır.
Ülkede hiçbir sorun yokmuş gibi başbakan ve adamları sürekli başka ülkelerin sorunlarıyla ilgilenmektedir. Somali, Filistin, Suriye, Libya vs. Ülkede kan gövdeyi götürürken İsrail’e savaş ilan ediyor. Sen önce ülkeye doğrudan düşmanlık yapanlara karşı savaş ilan et, önce 100 metrene kadar gelenlerle savaş, İsrail’i sonra halledersin. İyi oynayamayan oyuncunun topu taca attığı gibi ulusal sorunlarla ilgileneceğine uluslararası sorunlarla uğraşmaktadır. Kendi terör sorununu çözemeyen bir  başbakanın uluslararası güvenlik sorunlarını çözme merakı ne kadar ciddiye alınır bilemiyoruz.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları