Sen Bilirsin Bahçeli...

A+A-
Yavuz Selim DEMİRAĞ

Türkiye Cumhuriyetini kuran iradenin sahipleri CHP ve MHP'deki duruma bigâne kalmak mümkün değil. Ülkemizin bütünlüğünün sigortası olan bu iki partimiz, memlekette iktidar olmadığı sürece endişelerimiz paranoyaya dönüşüyor. Üstelik defalarca operasyona uğrayan CHP ve MHP de işgal ne yazık ki devam ediyor. Bu yüzden her fırsatta kuruluş ilkelerine dönme ve başarısız yönetimlerin yerlerini yenilerine devretmesi konusunda uyarılarımıza devam edeceğiz. Sonucundan fazla umutlu olmamamıza rağmen CHP de kongre tarihinin ilan edilmesini olumlu gelişme olarak nitelendiriyoruz. Ancak MHP'deki direnci anlamakta güçlük çekiyoruz.

7 Haziran'daki sonucu başarı olarak ilan edip, hedef büyütmeyen yönetimin keyfi uygulamaları yüzünden 1 Kasım'da hezimet geliyorum demişti zaten. İşgal ettikleri makamlarda bir gün dahi kalmaması gereken yönetimin peşinen seçmeni suçlaması eşyanın tabiatına aykırıdır. Seçmenin karşısına 5 ay arayla emir kipi ile çıkıp sonunda "Sen Bilirsin Türkiye" dediler ama milletin bildiğini kabullenmiyorlar. Üstelik "vatandaş bizi anlamadı" mazeretinin arkasına sığınmak gibi işin kolayına kaçıyorlar. Derken parti tabanından gelen olağanüstü kurultay taleplerini "istihbarat örgütleri partimizi karıştırmaya çalışıyor" değerlendirmesiyle insanın zeka seviyesi ile alay ediyorlar. Koltuğa sımsıkı sarılarak, sorumluluğu kabullenmemek ne Türk Milliyetçisine, ne ülkücüye ne de insanlığa yakışır! "Nerede yanlış yaptık?" sorusunun siyaset bilimi çerçevesinde cevabını aramak yerine hezimetin faturasını halka kesmenin bedeli daha da ağır olur ki Devlet Bahçeli ve yönetiminin basiretsizliği yüzünden aradan bir hafta geçmesine rağmen yarın seçim olsa MHP barajın altında kalacaktır. Değişimin getireceği heyecan ile iktidar olma fırsatı var iken, gitmemekte ısrar partiyi bitirme noktasına getirecektir ki buna kimsenin hakkı yoktur.

Özellikle sosyal medyada ağır eleştirilerle karşılaşıyoruz. Seviyeyi yerlerde sürükleyenlere olan tepkimizi en iyi okuyucularımız bilir. Ancak ömrünü bu davaya adayan insanların haklı beklentilerini farklı alanlara taşıma gayretindeki mankurt trollere de söylenecek söz olmalı. MHP'nin en yetkin kademesi olan Merkez Yürütme Kurulu, Cumartesi toplanıyor. Pazar günü de İl Başkanları bir araya gelecek. Partiyi 18 yıldır yöneten Bahçeli'nin MYK ve İl Başkanları toplantısındaki tavrı bellidir. Kendisi çıkıp konuşur ve toplantı sona erer. Kimsenin fikir beyan etmesine izin verilmez. Önceden alınmış karara defterde imzalar atılır ve gidilir. Bu üslup ile bu toplantıdan olumlu sonuç çıkacağına kimse inanmıyor. Tabanda biriken gazı almak için önceden belirlenmiş bir kaç kişiye söz verip güzelleme yapılmasıyla da bir yerlere varılmayacağı aşikâr. Sayın Bahçeli partide her şeye hâkim olduğunu zannederek yanılıyor. Yıllardır yanından ayırmadığı Başkanlık Divanı üyelerinin kapalı kapılar ardında kendisiyle ilgili nasıl dert yandıklarını bilmiyor. Bu durumda saygınlığını korumak için yapması gereken tüm divan üyelerinin istifasını alıp yeni divanı oluşturarak kongre tarihini çok ileri atmadan hemen ilan etmek olmalıdır. Aksi halde Türkiye'ye "Sen bilirsin" diye seslenen Devlet Bey'e MHP'liler "Sen bilirsin Bahçeli" diyerek kutsal isyanı başlatacaktır. Ki bunun ayak sesleri arşa yükselmektedir. Bu konuda son derece nazik üslupla Hürriyet'ten Ahmet Hakan'a konuşan Osmaniye eski milletvekili Hasan Hüseyin Türkoğlu'nu tebrik ediyorum. Kendisine en yakın ismin düşüncelerini basın aracılığı ile öğrenen Bahçeli'nin daha fazla direneceğine, ülkücü iradeye rağmen sorumluluğunu yerine getirmeyeceğine ihtimal vermiyorum. Aksi halde? Bunu düşünmek bile ürpertiyor insanı. Bugünlük "Sen bilirsin Bahçeli" çağrısını tekrarlayalım ve gelişmeleri takip etmeye devam edelim.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları