"Sen seyreyle gümbürtüyü!"

A+A-
Altemur KILIÇ

En temel ahlâk kuralı, dürüst gazetecilik-yazarlık ilkesi, bir olay -hele ülke çıkarlarını ilgilendiren bir olay -hususunda, gerçekler hiçbir şüpheye mahal kalmaksızın anlaşılana kadar,  “acaba” ,  “belki”  denmesini ve peşin hükümler verilmemesini gerektirir.
Ancak medyadaki, hatta TV programlarında, hukuk alanında uzmanlık taslayanlar, malûm kalemler,  “AKP’yi ve Gülen Cemaatini Bitirme Eylem Planı”  Taraf gazetesinde yayınlanınca, “acaba”, “belki”  demeden,  peşin hükümlerini, anında açıkladılar. Kararlarını önceden vermişlerdi; gerçekler onları  “ırgalamıyordu” ! Hemen Genelkurmayı suçladılar, belgeyi yazdığı iddia edilen Albay Dursun Çiçek’i, oracıkta, yargısız, infaz ettiler... Çünkü bu kasten düzenlenen  “belge”  olmayan  “belge” , TSK’yı etkisiz hale getirmek için, muhtemelen kendi yarattıkları bir fırsattı. Daha olayın başında yazmıştım; bu, şimdi sahte olduğu anlaşılan “belge”  kanaatimce, Genelkurmayın, titiz, yazı, belge düzen ve normlarına uymayan, kendi çocukça üsluplarıyla ve kendi suçlarını da itiraf eden, “önleyici” bir “vuruş” olacaktı...


Karar
Genelkurmay Başkanlığı Askeri Savcılığı, Taraf gazetesinde yayımlanan fotokopinin Genelkurmay Başkanlığı’nda hazırlanmadığını açıkladı. Savcılık, böyle bir yazıyla ilgili, gerek elektronik ortamda, gerekse yazılı kayıtlarda herhangi bilgi, belge, emir veya emareye rastlanılmadığı kararını açıkladı:  “Böyle bir belgenin mevcut olmadığı anlaşıldığından ve aslı bulunmayan fotokopi belgenin imza bölümünde,  Deniz Piyade Kurmay Albay Dursun Çiçek’in isminin üzerinde yer alan imzanın, “şüpheli” Albaya ait olduğuna, bu belgenin hazırlanması ve herhangi bir kişiye verildiğine ilişkin delil bulunmadığından, ... Kovuşturmaya yer olmadığına”  karar verdi.
 Yargıtay’ın benzer bir davada, “Fotokopi belge hukuki sonuç doğuramaz”  içtihadı var.


İmza meselesi
Malumlar buna rağmen, şimdi Albay Çiçek’in imzasına veya parafına takılı kaldılar... Bir defa, belge fotokopi olduğu ve imzanın  “ıslak”  olmadığına göre, bu konu başından batıl! Ama velev ki; kopya belgedeki imza Çiçek’in imzası gibi olsun, imzalar arasında fark veya benzerlikler olsun. İmza mühür değil ki kişilerin, muhtelif zamanlarda, değişik şartlarda imzalar,  hep tıpa tıp aynı olsun!  Hem imzalar, usta eller tarafından aynen kopya edilebiliyor!


Örtbas
Bu karar, bu bilimsel bulgular da malum Taraf’ları tatmin etmedi...  “Olay örtbas ediliyor”  diyorlar, peşin hükümlerini, bu sefer Genelkurmaya, askeri yargıya ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ’a meydan okuyarak devam ettiriyorlar! 
Karar açıklandıktan sonra TV programlarında boy gösterenler, bu fırsatı kaçırmanın ve suçluluklarının telaşı içinde idiler.
Dün gece TV programlarını dolaştım:   Peşin hükümlülerinin çoğu “Genelkurmayın Emir Komuta zinciri”  içindeki Askeri Başsavcıya itimat etmediklerini, açıkça söylediler... Şimdi bizler de, “Ergenekon Davasının”  ve İktidarın “kurumsal”  zinciri içindeki, baskı altındaki sivil yargıya ve savcılara, itimat edecek miyiz? Hele son günlerde,  bir Sayın Yargıç “Kurumsal baskı”  altında olduğunu söyleyerek görevinden çekilmişse!... Hazin bir durum; yakın tarihimizin hiç bir döneminde kurumlar bu kadar bölünmediği gibi, yargı da bu kadar bölünmemiş-, karşı karşıya getirilmemiş ve siyasalaşmamıştı! 
Dava şimdi Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığı’na havale edildi. Başsavcılık Askeri Başsavcının verdiği kararın aksine bir karar alır mı? Ergenekon Davası Başsavcısı ne yapar? Asıl Başbuğ’un gür sesini merakla bekliyoruz.


Çürük diş
Mesele artık örtbas edilemez, olay kapanmadı, kamuoyu da tamamıyla tatmin olmuş değil. Eğer bu konu müzminleşir, dalgalanmaya bırakılırsa, ülkeyi, diş ağrısı gibi, rahatsız edecektir...  “Çürük dişi -dişleri”  bünyeden çekip atmak gerekiyor...
Evet- bu, “belge” olmayan  “belge”   “örtbas”  edilemez. Ey siz; davayı sürdürmek isteyenler bulun “kapağın altındaki”  gerçek belgeyi. Telaş etmekte haklısınız,  bulamaz ve de bunu da tevil ederseniz, o zaman, birçok davaların da seyri değişecektir.

“Yerden göğe küp üstüne küp dizseler. En alttakini çekseler, sen seyreyle gümbürtüyü”  - Türk atasözü

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları