Şener, 'tek' başına AKP'yi yener mi?

İsrafil K.KUMBASAR

Ha geldi, ha geliyor, ha kurdu, ha kuruyor derken, aradan tam ‘22 ay’ (!) gibi bir süre geçtikten sonra ancak harekete geçebilen Abdüllatif Şener, sonunda Türkiye’yi ‘AKP’nin tekelinden’ kurtaracak (!) olan partisini kurdu?
Türk milletine hayırlı ve uğurlu olsun.
‘Türkiye’ ismini verdiği partisine amblem olarak Türkiye haritası üzerinde tokalaşan iki eli seçen Şener, Bilkent Otel’de düzenlediği tanıtım toplantısında taraftarlarına aynen şöyle seslendi:
- “Ayrıştırmaya değil, birleştirmeye geldik. Çünkü biz merkezdeyiz. Demokratik merkez partisiyiz.”
Bu söylemin, sık sık ‘merkez partisi’ olduklarını vurgulama gereği hisseden AKP, CHP, DP, ANAP veya MHP’den herhangi bir farkı var mı?
Yok.
Neden yok?
Çünkü, Şener’in de ‘ABD/AB/İsrail’ eksenindeki politikalara karşı net bir ‘alternatif’ tezi yok.

* * *

Bir zamanlar ‘Başbakan Yardımcısı’ sıfatı ile Tayyip Erdoğan’ın yürüttüğü bütün ‘teslimiyetçi’ politikaların altında imzası olan, AKP ile yollarını ayırırken ‘tek adam’ zihniyetinin hakimiyetinden şikayet eden Abdüllatif Şener, diyor ki:
- “AKP’nin sürekli eriyeceğini de dikkate alırsak seçimlere kadar yüzde 30’u zorlayacağız?”
Peki ‘hangi kadro’ ile?
Türkiye Partisi’nin kurucuları arasında yer alanların isim listesini şöyle bir daha önünüze alarak dikkatlice inceleyin.
AKP’ye karşı kamuoyunda rüzgar estirebilecek, ‘AKP’ye oy verdiklerine pişman olan’ kitleleri peşine takıp sürükleyebilecek bir kadro var mı?
Yok.
Neden yok?
Çünkü, ‘tek adam’ hastalığı, daha şimdiden Abdüllatif Bey’i de etki altına almış görünüyor.

* * *


‘Tek adam’ zihniyeti, ne yazık ki Türkiye’de asla ‘tedavi edilemez’ bir hastalık haline geldi.
Genel Başkanlık koltuğuna oturduktan sonra, teşkilatlanmalarını ‘cüce hiyerarşisi’ ekseni üzerine kuran siyaset dinozorları, ‘birikimli’, ‘donanımlı’, ‘kabiliyetli’, ‘ehliyetli’, ‘liyakatli’ isimlerin yakınlarında yer almasını asla istemiyorlar.
Onların karşısında daima ‘küçük’ ve ‘ezik’ kalacaklarını, bir gün ‘çapsızlıkları’, ‘yetersizlikleri’ ortaya çıkınca koltuklarını mutlaka onlara terk etmeye zorlanacaklarını biliyorlar.
Araştırın bakalım, mensubu bulunduğunuz partide, genel başkanınızın yanında ‘liderlik’ vasıflarına sahip ikinci bir isim var mı?
Yok.
Neden yok?
Çünkü, genel başkanlar kendilerini iyi tanıdıklarından, ‘kendilerine’ bir türlü güvenemiyorlar.

* * *


AKP’yi iktidardan indirmek üzere ortaya çıkanlar, ya Hüsamettin Cindoruk gibi AKP’yi iktidara taşıyanlar, ya da Abdüllatif Şener gibi AKP’den tasfiye edilenler arasından filizleniyor.
Peki, bu milleti ‘narkoz uykusundan’ uyandırıp peşinden sürükleyecek, “Yüzde yüz Türk olduğun an cihan senindir” düsturunu benimsemiş ‘milli’ bir hareket göremeyecek miyiz?
Bu ülkede sahiden hiç Türk yok mu?

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş