23 Nisan Meclisi’nin kabul ettiği ilk kanun vergi kanunu / Sabri Arpaç

Bugün 23 Nisan. TBMM 98 yıl önce bugün açıldı. Bu Meclis, ‘’Egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunu’’ kabul etti. Bu Meclis Kurtuluş Savaşını yönetti. Düşman orduları 50 km yaklaştığı halde, çalışmasına ara vermedi. Gerici, bağnaz, ipi yabancıların elinde olan FETO bombalarına direnen ‘’Gazi Meclistir.’’

98 yıl sonra ‘’Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’’ ile yetkileri kısıtlansa da; parmak hesabı ile bir ‘’onama’’ Meclisi haline getirilmek istense de; seçim kararını bile iki partinin genel başkanı ‘’karar aldık ‘’ diye açıklasa da; Kurumsal olarak tarihin akışı gereği Türkiye’yi daha ileriye taşıyacak misyonunu sürdürecektir.

Çünkü; bu Meclis Tanzimat Fermanı’nından, 1 ve 2 Meşrutiyet’ten, Erzurum ve Sivas Kongreleri’nden ve  Kuva-i Milliye’den meşruiyetini alan ‘’Meclistir.’’

TBMM’ni daha iyi anlayabilmek için Osmanlı’dan başlayarak Türkiye’nin kısa bir yönetim panoramasını çıkaralım.

DİVAN-Î HÜMAYUN

Osmanlı merkez teşkilatının en önemli organı Divan-î Hümayun’dur. Padişah Orhan Gazi devrinde kurulmuştur. Divan Ülke sorunlarını görüşür, karar verme padişaha aittir. Padişah’a karar vermesi için danışmanlık (istişari) görevi yapar. Osmanlı’da parlamento yoktur. Divan işleyişi bakımında bugünkü Bakanlar Kurulu’na benzeyebilir. Divan önemli davaları da mahkeme ederek Padişah’ın onayına sunduğu için hem İdari ve hem de adli istişari görevi bulunmaktadır.

DİVAN-Î HÜMAYUN ÜYELERİ

Padişah Divan’ın Başkanı ve karar vericisidir. Fatih Sultan Mehmet devrine kadar Divan’ın başkanı bizzat padişah iken Fatih divan üyelerinin görüşlerini daha rahat söyleyebilmesi için divan başkanlığını Sadrazama (Başbakana) bırakmıştır. Ama Kendisi perde arkasında (pes-i perde) görüşmeleri izlemeyi elden bırakmamıştır. Sadrazam Padişah’ın yardımcısı ve mutlak vekilidir. Padişah’ın mührünü taşır. Vezirler (Nazırlar. Vekiller, Bakanlar), Devlet yönetiminde Sadrazama yardımcı olurlar.

Kazasker, Askeri sınıfa ait şer’i ve örfi davalara bakar. Anadolu ve Rumeli kazaskeri olmak üzere sayıları ikidir. Kadı ve müderrislerin (Profesör) atama ve görevden alma işlerine bakarlardı.

Defterdar, Devletin her türlü mali işlerinden sorumluydu. Bütçeyi hazırlayıp padişaha sunardı. Anadolu ve Rumeli defterdarları vardı.

Nişancı, Padişahın yazmış olduğu ferman ve beratlara tuğrasını basar, fethedilen arazileri yazar, gelirlerine göre ayırır ve dağıtımını yapardı. Reisülküttap (Tapu, kadastro işleri), Nişancıya bağlı olarak çalışırdı. Nişancıların dışişleri görevleri de vardı.

Kaptan-ı Derya ve Şeyhülislam (Müftü), Divanın daimî üyesi değildi. Görüşleri alınmak üzere divan toplantılarına katılırlardı. Şeyhülislam Divanda alınan kararların İslam dinine uygun olup olmadığına dair fetva verirdi. Rumeli ve Anadolu Beylerbeyleri de gerektiğinde Divan’a davet edilirlerdi.

1826’TEN CUMHURİYETE …

Divan Teşkilatını II. Mahmut kaldırıldı. Yerine Avrupa-i tarz Bakanlıklar (Nazırlıklar) kuruldu. Divan-ı Hümayun yerine de Babıali kuruldu. Sadrazamlık makamı yerini Başvekil’e (Başbakan) bıraktı. Tanzimat Döneminde; Şura-yı Devlet (Danıştay) ve Divan-ı Âhkamı Adliye ve Divan-i Alî Muhasebe (Sayıştay) gibi meclisler kuruldu.

1920 MECLİS HÜKÜMETİ SİSTEMİ

Meclis Hükümet Sistemi Mustafa Kemal ve arkadaşları tarafından 1921 Teşkilat-ı Esasiye Anayasa’sına göre, uygulanan sistemdir. 23 Nisan 1920'de TBMM açıldığında seçilen ilk meclis başkanı Mustafa Kemal, aynı zamanda hükümetin de Başkanı yani Başbakanı’dır. Meclis Bakanlarını tek tek seçerek çalışmaya başladı.

29 Ekim 1923 tarihinde Teşkilat-ı Esasiye Kanunu’na (Anayasa) ''Türkiye Devleti'nin yönetim biçimi Cumhuriyet'tir.'' maddesi eklendi. Böylece Mutlakıyetten Cumhuriyet Rejimine geçildi. Cumhuriyet yönetimi ile yürütme gücünün başına Cumhurbaşkanı, Hükümeti de Cumhurbaşkanı’nın atadığı Başvekil (Başbakan) kurmaya başladı. ‘’Parlamenter Sistem’’ fiilen yürürlüğe girdi. Sistem zamanla ‘’çok partili demokratik sisteme’’ geçildi. Bu yönetim sistemi ‘’ Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’’ ile son bulacak mi? Bekleyip göreceğiz.

1876 yılından beri eksiklikleri ile aksaklıkları ile uygulanan ‘’Demokratik Parlamenter Sistem’’ 2017 yılında Anayasa da yapılan değişiklikle ‘’Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’’ getirildi. Henüz yürürlüğe girmedi. 2 yüzyıla yakındır uygulanan ‘’ Demokratik Parlamenter Sistem’’ ilk seçimlerde fiilen son bulmuş olacak.

Toplumun yarısının karşı olduğu bu sistem kalıcı olacak mi bilinmez? Olmaması için yoğun çaba var. ‘’Demokratik Parlamenter Sistem’’ ile mi yönetileceğiz? Yoksa ‘’dengesi ve denetimi olmayan, ne başkanlığa, ne de yarı başkanlığa benzemeyen; sistem dışı ‘tek adam düzeni’ ile mi yönetileceğiz? Bilmiyoruz. Türk Halkının bu deli gömleğini üstünden çıkarıp atacağını umuyoruz.

TBMM KABUL ETTİĞİ İLK KANUN BİR VERGİ KANUNU

Biz gelelim ‘’23 Nisan Ulusal Egemenlik Çocuk Bayramına.’’ 1920 yılı 23 Nisan’nda kurulan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kanunlaştırdığı ilk kanun ‘’Ağnam Resmî ’’ diye bir vergi kanundur. Vergi duayeni Rahmetli Prof. Dr. Şükrü Kızılot 2005 tarihli Hürriyet Gazete’sinde ki köşesinde; ‘’… TBMM’nin, kabul ettiği ilk kanunun, ‘vergi ile ilgili bir kanun olduğunu biliyor muydunuz? Bu kanun, şu anda yürürlükte olmayan ‘Ağnam Resmi’ ile ilgiliydi... Merak edenler için açıklayalım; ağnam; Arapça ‘koyun’ sözcüğünün çoğulu olup, Osmanlı döneminde de alınan ‘hayvan vergisini ifade ediyor.’’ Şeklinde yazmıştı. Vergi gibi ‘’ağır.’’ maalesef ‘’sevimsiz.’’ Konuyu espiri ile fıkra ile ilginç anektotlarla bezeyerek okutmasını bilen Değerli Şükrü Hoca’mızı burada rahmetle ve özlemle anıyoruz.

DİĞER VERGİLER

Şu anda olmayan ancak geçmişte uygulanan, bir kısmı da tartışmalara neden olan vergilerden bazıları da şunlar; Yol Vergisi, Varlık Vergisi, Bekarlık Vergisi, Gelinlik Vergisi, Gerdek Resmi, Şarap Vergisi, Kürk Vergisi, Arpalık Vergisi, Uşak ve Hademe Resmî gibi kanunlardır. Bu dönemde uygulanan vergilerin bir kısmı. Liste uzayıp gidiyor, biz en ilginç olanlarını seçtik.

TBMM’si bir talimatla seçim kararı aldı. Bir kişinin iki dudağı arasındaki kararlarını otomatik olarak onaylamayan TBMM özlemiyle, nice mutlu 23 Nisan’lara. Daha demokratik, herkesin hukuk içinde yaşadığı, özgür ve mutlu 23 Nisan’lara.

Manşetler