ABD ile Rusya arasındaki Türkiye

Özcan YENİÇERİ

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Türkiye ve Rusya arasındaki ilişkilerin giderek geliştiğini belirterek, "Türkiye ile ilişkilerimiz hem derinleşiyor hem de yeni içeriklerle zenginleşiyor. İş birliğimiz bölgesel ve ekonomik konularda hızla artıyor." Değerlendirmesini yaptı.

Putin ile yapılan görüşmenin ardından Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, "Rusya ve Türkiye arasında ilişki, bazılarını kıskandırmaya devam ediyor". Diyerek ikili ilişkilerden gelinen yeri tespit ederken ABD'nin tutumuna dikkati çekmiş oluyor.

Türkiye/ABD ilişkilerinde kriz

Truman doktrini/Marshall yardımıyla başlayan ve Türkiye'nin NATO'ya girişiyle zirve yapan Türkiye/ABD ilişkileri tek yanlı, dikteye dayalı ve uzun vadede sürdürülebilir ilişkiler değildi. Çünkü Türkiye jeopolitik, jeokültürel ve jeoekonomik çıkarlarını ABD uğruna uzun süre ertelemişti.

                Türkiye ABD sayesinde kapı komşusuna düşman, düşmanlarına ise kapı komşusu olmuştu. ABD'nin Türkiye'ye düşman unsurlarla kurduğu ilişkiler kendisini terörist örgütlerin konumuna indirgemiştir.

                Son zamanda ABD/İsrail ile Türkiye arasındaki ilişkiler her alanda giderek yıpranmaktadır. Buna karşın Türkiye Rusya ve İran'la ilişkileri hemen her anlamda boyut kazanmaktadır.

ABD Başkanı Trump, tam da şu sıralarda Türk ekonomisini sabote etmekle meşgul olmaktadır. "Türkiye ile ilişkilerimiz şu an iyi değil" açıklaması yapmıştır. ABD ve başkan Trump, PYD/PKK'yı Türkiye'ye, Papaz Brunson'u Türk/ABD ilişkilerine tercih eden akıl dışı bir politika yürütüyor. ABD'nin yaptığı en büyük yanlış ise Türkiye'yi diz çökecek bir ülke olarak görmesidir.

ABD, bir yandan Türkiye'ye Patriotları vermiyor ve F-35'leri Türkiye'ye teslim etmemenin yollarını arıyor diğer yandan da Türkiye'nin Rusya'dan aldığı S-400'lere tepki gösteriyor. ABD'li yetkililer yer yerden "Türkiye'nin Rusya'dan S-400 alması NATO için bir risk" açıklaması yapıyor. ABD, Türkiye'nin Suriye sınırına Türkiye'nin mücadele ettiği terör örgütlerinden oluşan askeri güç yerleştirmeye çalışıyor. 15 Temmuz darbe girişiminin bir numaralı sorumlusu FETÖ'yü vermediği gibi üstüne üstlük Hakan Atilla'yı tutukluyor onunla da yetinmiyor bir de Papaz Brunson'u istiyor. ABD Türkiye'ye karşı  "hem suçlu hem güçlü" deyimine uygun bir tavır sergiliyor. Bu durum Türkiye'nin ABD'ye olan güvenini onarılmaz biçimde yerle bir etmiştir.

Rusya'yla makas daralırken ABD ile açılıyor!

                Son zamanlarda Türkiye ABD ile Rusya arasında sıkışıp kalmıştır. ABD var gücüyle Türkiye'yi İran ve Rusya'ya doğru itmektedir. Rusya ise yüzlerce yıldır Türkiye aleyhine sürdürdüğü politikadan vaz geçmiş görünmektedir. Bu bağlamda Türkiye/Rusya ilişkilerindeki makas kapanırken ABD/Türkiye ilişkilerinde makas giderek açılmaktadır.

                Başkan Trump, izlediği saldırgan öfke politikalarıyla yeni bir küresel düzenin doğuşuna zemin hazırlıyor. Özellikle ABD ile Türkiye arasında ivme kazanarak artan krizler sayesinde Ortadoğu yeni bir sürece evriliyor.

                Yeni bir süreç ve arayışların durması Ortadoğu özelinde Suriye tasavvurları arasındaki makasın daraltılmasıyla mümkün olabilir. Hâlbuki her geçen gün ABD ile Türkiye'nin Suriye, İsrail, Kudüs konusundaki hamleleri ve düşünceleri arasındaki makas açılmaktadır.

                Bugünlerde ABD/Türkiye ilişkileri sancılı bir süreçten geçerken ABD tarafı Suruç ilçesi karşısında yer alan Kobani'ye radar sistemi kuruyor.

Türkiye'nin tepkisine rağmen bugüne kadar terör örgütü YPG'nin yanında saf tutan ve Suriye'nin kuzeyine binlerce TIR silah gönderen ABD, bu kez çizgiyi radar sistemi kurarak iyice aşıyor.

 Amerika bu stratejisini sürdürdüğü sürece Türkiye-Rusya yakınlaşması da devam edecek. Ve Türkiye Rusya'ya yaslandıkça Ortadoğu'da liderlik arayışı içinde olan başka ülkeler de yüzünü Rusya'ya dönecektir. Bu görüşü ABD'de dile getirenler de var.

Türkiye çok yönlü ve çok boyutlu ilişkiler içinde soğukkanlılığını kaybetmeden çıkarlarını savunmaya devam etmelidir.