Barzani'nin lobi şirketi Erdoğan için çalışmış!..

Ahmet TAKAN

R. Erdoğan'ın kalabalık bir heyetle gittiği Vatikan'da özel odada sadece basın danışmanı Lütfullah Göktaş'la beraber Papa Françesko ile yaptığı 1 saatlik görüşmenin soruları bitecek gibi değil!.. Devlet diplomasisi, gelenekleri ve kuralları anayasamız gibi yıllardır rafa kaldırılmış durumda. Aynı saray anayasası gibi saray diplomasisi yürürlükte... Başlıkları çoğaltabiliriz ama sırası  ve yeri gelince!..

Erdoğan'ın, Papa Françesko ile gerçekleştirdiği görüşme hakkında pek çok soruyu dünkü yazımızda gündeme taşımıştık. Cevapları gelmedi. Zaten beklemiyorduk!.. Sükut ikrardan gelir... Sorulara, ilginç bir ayrıntının da altını çizerek devam edelim;

R. Erdoğan, çapulcu başı Mesud Barzani'nin yeğeni IKYB Başbakanı Neçirvan Barzani'nin Papa ziyaretinin üstünden 1 ay geçmeden Vatikan'a gitti. Neçirvan Barzani, Papa ziyaretini, "Erbil ve Bağdat arasındaki sorunların çözülmesi için yardım istedim" diye ifade etmişti. Barzani, Papa'dan arabuluculuk istediğini açık açık ilan etmişti. Kâhine sordum (!), "Neçirvan Barzani Papa'dan arabulucu olmasını isterken, sorunların çözümü için nereyi adres göstermiştir" diye, biraz göbeği çatladı ama "Amerika" dedi!..

Sağlam kaynaklardan kulağıma gelen yeni ilginç bilgi ise, sarayın Papa'dan randevu koparma sürecinde araya sokulan bir lobi şirketi ile ilgili. ABD'de faaliyet gösteren bir şirket devreye sokulmuş. Meğerse, bu şirket Neçirvan Barzani'ye Papa Françesko ile randevu alıp ziyareti organize eden aynı şirketmiş!.. Gel de şimdi şu soruları sorma; "Peki, bu şirkete ne kadar para ödediniz?"... "Toplamda 1 saatlik Papa görüşmesi Türkiye Cumhuriyeti Devletine kaça mal oldu?"...

***

R. Erdoğan'ın Papa Françesko ziyareti muhalefetin de gündeminden düşmüyor. CHP Trabzon milletvekili Haluk Pekşen de dün bir açıklama yaptı. AKP iktidarıyla birlikte Türk dış politikasının doğudan batıya her alanda büyük bir yıkım içinde olduğunu ve artık birçok ülke ile diplomatik ilişkilerde büyük sorunlar yaşandığını söyleyen Pekşen, "dünyada birkaç tane Afrika ülkesi dışında ne batımızda ne de doğumuzda hiçbir ülke bizimle yan yana gelmek istiyor. Yıllara dayanan ve ülkemize saygınlık kazandıran dış politikamız AKP eliyle çökertildi. Diplomatlarımız 'monşer' denilerek dışlandılar, görevlerinden el çektirildi. Avrupa ülkeleriyle ilişkilerimiz neredeyse bitme noktasına geldi. Mezhepçiliğe dayanan, hayalperest dış politika anlayışı sonucunda komşularımızla da büyük sorunlar yaşamaktayız" dedi.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin yıllardır dayandığı 'yurtta sulh, cihanda sulh' politikasını bir kenara bırakan AKP iktidarının dış politikada yeni bir anlayış getirdiğini ifade eden Pekşen, şöyle konuştu:

"AKP iktidarının beceriksiz yandaşlara emanet ettiği dış politikayla birlikte rüşvet ve bağışa dayalı yeni bir dış politika anlayışı ortaya çıktı. Artık herhangi bir ülke liderinden randevu almak için ya rüşvet olarak o ülkeden uçak, veya et almak gerekiyor ya da o ülkeye bağış yapmak gerekiyor. Son olarak Vatikan'a Papa'yı ziyarete giden Erdoğan bu ülkeye yüklü miktarda bağış yapmış ve bu sayede Papa ile görüşebilmiştir. Buradan 80 milyon adına soruyorum Papa ile görüşmek için bu ülkenin gariban halkının parasını 'Haçlı ittifakının merkezi' dediği Vatikan'a nasıl vermiştir?"

Erdoğan'ın Vatikan ziyareti ile ilgili olarak TBMM'ye bir soruluk önerge veren Pekşen, bu ziyaret için Vatikan'a ne kadar bağış yapıldığını sordu.

***

Erdoğan, konuşmalarında, Suriyeli mülteciler için 30 milyar dolar harcandığını söylemeye devam ediyor. Bu paraların nerelere harcandığı meçhul. Soru önergeleri cevapsız!.. Yakında 30 milyar dolar katlanarak ifade edilmeye başlanırsa hiç şaşırmayacağım!.. Ha!.. İleride şaşırmayacağım bir hususu daha bugünden ilan edeyim;

"Papa Françesko bizi aldatmış..."