Kıbrıs ve Ege'yi gözlerine kestirdiler

Hüseyin Macit YUSUF

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin(GKRY) bölgemizdeki ülkelerle kurduğu yakın ilişkilerin hedefinde Türkiye ve Kıbrıs Türkleri vardır. Kendi başına Türkiye ile baş edemeyeceğini anlayan Rumlar kurnazca yaptıkları stratejik bir planlama ile Türkiye'yi başka ülkelerle karşı karşıya getirmeyi ve akılları sıra haklarımızı korumaktan caydırmayı hedeflemektedir.

GKRY stratejisinin  4 ana temeli vardır.

1- Bölgedeki İsrail, Mısır, Ürdün, Lübnan hatta Suudi Arabistan ile kurulan yakın iş birlikleri, özellikle petrol konusunda yapılan anlaşmalarla Rumlar bölge ülkelerinin iştahını kabartmaktadır. İsrail ve Mısır ile birlikte Avrupa'ya doğal gaz temin edecek olan Doğu Akdeniz Doğalgaz Boru Hattı (East Mediterranean Natural Gas Pipeline) projesi çalışmalarda son aşamaya gelinmiştir. GKRY, Mısır ve İsrail ile enerji dışında askeri anlaşmalar da imzalanmıştır.

2- AB ülkeleri ile özellikle Fransa, İtalya ve Hollanda ile enerji dalında başlatılan ilişkiler oldukça ileri seviyededir. Fransız TOTAL, İtalyan ENI ve Hollanda-İngiliz ortaklığı Royal Dutch SHELL firmalarına Kıbrıs etrafındaki sözde Münhasır Ekonomik Bölgede (MEB) önemli imtiyazlar verilmiştir.

3- ABD'nin GKRY  ile son ilişkilerinin seviyesinde gözle görülür gelişme yaşanmaktadır. ABD'nin Lefkoşa Büyükelçisi Kathleen Doherty neredeyse Rum Yönetimi'nin memuru gibi çalışmakta ve Rum tarafına uygulanmakta olan silah ambargosunun kaldırılması için çaba göstermektedir. Exxon Mobile firmasına da petrol lisansı ve imtiyazları verilmiştir.

ABD'li yetkililerin biri gidip bir diğeri Rum tarafını ziyaret etmekte ve iki tarafın da yetkililerinin yaptıkları açıklamalara göre 'stratejik ortaklıklarını geliştirmeye çalışmaktadırlar'.

4- GKRY BM Güvenlik Konseyi Daimi Üyesi ülkelerle kurduğu karşılıklı çıkara dayalı ilişkilerde de oldukça başarılıdır ve bu ülkelerle de birçok alanda ekonomik iş birliğine girmiştir.

***

GKRY, Türkiye'yi adada işgalci olarak tanımlamakta ve verdikleri mücadelenin işgal ve istilayı sonlandırmak olduğunu vurgulamaktadır. Türkiye'nin ve Kıbrıs Türklerinin doğal kaynakların ortak bir işletme kurularak bu bünyede birlikte yürütülmesi teklifini reddetmiştir. GKRY, Türkiye'nin hak arayışlarını ise 'saldırganlık' ve 'iyi komşuluğa sığmayan davranış' olarak nitelemekte ve yaygara koparmaktadır. Kıbrıs sorununun çözümünde ise federal çözüm modeli Rumlar tarafından oldukça değişik bir şekilde algılanmakta ve yorumlanmaktadır. Rum'a göre federasyonda Türkler azınlık hakları ile yetinmeli ve etkin karar almada kesinlikle önemli rollere talip olmamalıdır. Siyasi eşitlik mümkün değildir ve 'adaletsiz' bir çözüm yoludur. Türk askeri adadan çıkmalı, Türkiye'nin garantörlüğü ve tek yanlı müdahale hakkı sonlandırılmalıdır.

Rum tarafının ekonomik ve siyasi eksendeki güvencesi yukarıda belirttiğim 4 ana temelde yapılandırdığı ilişkilere dayanmaktadır. Rum-Yunan ikilisi Akdeniz'de Kıbrıs'ı, Ege'de de Türkiye'ye ait adaları AB, ABD, BM Güvenlik Konseyi Daimi üyeleriyle kurduğu ilişkiler çerçevesinde elde etmeye çalışmaktadır.

Bundan 10 gün kadar önce İsrail, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi savunma bakanları Larnaka'da bir araya geldiler ve görüşmede 'bölgesel güvenlik, askeri iş birliğinin artırılması ve tatbikat' konularını ele aldılar.

İsrail Savunma Bakanı Avigdor Lieberman, Yunanistan Savunma Bakanı Panos Kammenos ile Rum Savunma Bakanı Savvas Angelidis, zirve öncesi Rum yönetimi lideri Nikos Anastasiadis'i ziyaret ettiler. Görüşmeyle ilgili basına açıklama yapılmaması ilginçtir.

***

Her zamanki gibi Yunanistan Savunma Bakanı Kammenos, Rum mevkidaşı ile görüştükten sonra yaptığı açıklamada baklayı ağzından çıkardı ve Türk düşmanlığını bir kez daha gösterdi.

Kammenos, savunma alanlarının ortak olduğunu ve bunun Yunanistan ile Güney Kıbrıs'ın sınırlarını içine aldığını söyledi. Türkiye aleyhinde açıklamalar yapan Kammenos, "Türkiye'nin herhangi bir zamanda egemenlik haklarını sorgulamaya yeltenmesi halinde, buna verilecek yanıtın çok büyük olacağını bilmesi gerekir" dedi.

Geçtiğimiz hafta Rum Yönetimi, Mısır ve Yunanistan'la birlikte "Medusa 6" kod isimli askerî tatbikata "Amiral Yoannidis" isimli açık deniz karakol gemisi ve Su Altı Tahrip (SAT) komando takımı ile iştirak etti.

Bütün bu düşmanca tertip ve stratejiler devrede iken, düşmanca tutum ve tahrikler sürdürülürken Rum tarafı utanmadan sıkılmadan hâlâ daha müzakerelerin yeniden başlaması çağrılarını yinelemektedir. KKTC Cumhurbaşkanı Akıncı'nın Guterrres Çerçevesi'nin stratejik bir paket anlaşma önerisi sonrası, bu öneriden güç kazanan GKRY'nin; KKTC'ye ve Türkiye'ye karşı ırkçı ve saldırgan tutumunun arttığını da vurgulamakta, Akıncı'nın tuttuğu yolun yanlışlığına dikkat çekmekte fayda vardır. Kuyumuzu kazanlarla hâlâ daha federasyon kurmaya meyilli olması Akıncı'nın artık o makamda oturmaması gerektiğinin en önemli nedenidir.