Neyin bedeli?.. / E. Albay Tahsin ATAİZİ

Bu satırlarımı karalarken; ifade edemediğim duygularımla karalar bağladı benliğimi…

Bu kadar mı ucuz?

Bu kadar mı biçtiğiniz can bedeli (patates ve soğanın kilogramının tartışıldığı bu ortamda)…

Allah gecinden versin, ölüm bir mukadderattır. Nerede, ne zaman, kimin başına geleceği belli değildir. Kimse bilemez alın yazısını yüce Allah’dan başka.

Gelebilecek tehlikelerde yaşı başı ne olursa olsun, her yaş genç ölümdür. Hele hele askerdeyken… Evet anayasadaki eşitlik ilkelerine göre herkes eşittir. Zengin fakir fark etmez. Ama param yok, yaşım tuttu tutmadı, gittim ama dönemedim… Sonrası mı?! ‘ŞEHİTLER ÖLMEZ VATAN BÖLÜNMEZ’ sloganları ile sokakları caddeleri inlet! Cenaze namazı, şehitin evine bayrak, taziyeler… Gazetelerde, gazetesine göre haberin manşeti büyük/küçük! fark eder mi?..

  Koskoca EVLAT yitirilmiş... Tv, medya bilmem kaç saniye veya dakika gösterimi geri getirebilir miO gideni?.. Silebilir mi o acıyı ana baba yüreklerinden!!

***

  -Evet ben mi? Meçhul kişi, kişiler her ne sebeple 15 bin TL’yi yatırdım, anamın baş ucunda dizleri dibinde(yim).

- Ne mi yaptım? Askerliğimi bitirdim be arkadaşlar.

- Nasıl mı? Söyledim ya 15 Bin’e….

- Bu nasıl adalet,bu nasıl anayasa mı babayasa mı?!

***

  Sakın bölücülük yaptığım zannedilmesin, zira askerlik bir meslek değil, mükellefiyet esasına göre kutsal bir görevdir.

  Bu görevi yerine getireceklerin ayrımını önlemek için,Türk Ekonomisine’de eğer maddi katkı ve de asker yığılmasını önlemek maksadıyla naçizane teklifim ve görüşüm;

  Askerlik süresi kısaltılsın. (Eskiden jandarmada görev süresi 2.5 yıl, Deniz Kuvvetleri’nde ise yanılmıyorsam 3 yıldı). Şimdi eskiye bakarsak; bugün 12 aya kadar düşen süre 6-8 aya kadar inebilir mi? Hem maddiyattan hem de yığılmadan tasarruf edilmiş olur. Bu konu Genelkurmay Eski Başkanı ve şimdiki Milli Savunma Bakanımız Hulusi Akar’a da sorulup istişare yapılabilir.

  Her halükarda; Türk askeri akıllıdır, zekidir, çeviktir, çalışkandır. Elindeki silahını da iyi öğretildiğinde, gerek taktiksel gerekse de bedeni ile fiziksel kullanımlarda canı pahasına, her şeyini ortaya koyar Türk askeri. Dolayısıyla bu iş (askerlik) 15 bin TL’ye bağlanırsa yanlış olur, ötekileştirme olur, ayrım olur.

  Kurtuluş savaşımız, Çanakkale’miz nasıl kazanıldı?.. Eğer konu maddiyatsa; ben emekli olarak maaşımdan kesinti yapılmasını kabul ediyorum. Bedelli olarak paralı askerlik yapacakların vereceğini toplum olarakta karşılayabiliriz diyen vatanını, benden daha çok sevenler de vardır diye tahmin ediyorum. Bunlara başta Cumhurbaşkanım, Bakanlarım ve Milletvekillerimin de katkı için kendi maaşlarının bir kısmından feragat edeceğine inanıyorum. 15 bin TL’ye ülkemi, kişileri, aileleri, yoksul zengin ve fakir diye bölmeyelim maddi düşüncelerle. Ayrıca ihtiyaç fazlası kişiler diye söylenen mevcutlarda, doktor mühendis veya devletimize mesleği, ihtisası gerekli kişiler varsa, bunlar kendi ihtisaslarını verilen görevlerde yönetebilsin açıklığı getirilebilir. Sonuç olarak; örf, anane, töre ve Türk Ulusu’nun bugüne kadar gelipte ilelebet ve ebediyen payidar kalacak ulusumuz için: Askerlik havasını teneffüs edip, terhisinde de bu havayı ailesi ve toplumu ile terennüm edecek, anıları ile yaşayacak, yaşatacak Atatürk gençleri Askerlere ihtiyacımız var.

  Eskiden, askere gitmeyene ‘kız verilmez’ derlerdi de, şimdi engelli olan bile hastaneden verilen çürük raporunu saklayıp askere hem de Komando olarak  gelmek için can atan kişiler  ve şimdi aramızda olmayan rahmetli şehitlerimizi de tanıyorum. ŞEHİTLER ÖLMEZ, VATAN BÖLÜNMEZ… Onlar 15 bin TL’yi  verme şansını bulamadan aramızdan ayrıldılar ama gönüllerimizde yaşıyorlar.

  Kurtuluşu ve zaferleri bizlere yaşatan, Anadoluyu kazandıranları… Onların anıları ve onları yetiştiren anaları- babaları rahmetle sonsuza dek anılacaktır. Unutmayalım…

Manşetler