Soğanın mesajı var...

Ahmet GÜRSOY

Seni bekliyoruz demokrasi... Kaç yıldır neredeydin?

Bilsen ne kadar özledik..

Kokun geliyor burnumuza..

Sana özlemimi tarif edemem..

Gittiğin günden bu tarafa ne acılar çektik..

Ne acımasız durumlara uğradık.. Hepsini tek tek anlatacağım sana..

Biliyorum..

Şu adım adım gelen ayak sesleri senin. Seni yürüyüşünden tanıyorum..

Çok haksızlıklara uğradık..

Oğullarımızın kızlarımızın emeği çalındı.

Adam kayırma, öteleme, düşmanlaştırma hiç olmadığı kadar açık hale geldi.

Ülkemizin bütün ekonomik kaynakları tek tek satıldı.

Biz, inim inim inledik ama ana akım medya bizi görmezden geldi. Yapılan onca haksızlıkları hakmış gibi anlattı.

Neredeydin demokrasi?

Bilsen ne kadar özledik..

Şaşıracaksın ama senin geleceğini soğan haber verdi.. "Şu tepenin ardında" diyen oydu..

Bunlar tarımı, bizim öz çocuğumuz Anadolu buğdayını yok ettiler..

Buğday küstü bize..

"Burası benim yurdum. Benim toprağım.. Yıllarca başaklarım burada savruldu.. Dalga dalga ben estim yel ile.. Ben doyurdum Ali'yi, Osman'ı, Ayşe'yi, Fatma'yı" dedi..

Sonra patates..

Ardından soğan..

"Burası benim yurdum. Bizim toprağımız Anadolu..." diye haykırdılar..

Dinleyen olmadı..

Hepsini bir çırpıda sildiler.

Yerine Yahudi tohumu geldi.

Anadolu topraklarında boy verdi.

Üzüldük..

Hep birlikte kahrolduk...

Bir de ne oldu biliyor musun?..

Eskiden dal budak saldığımız vatan topraklarından bizi kovanlar, oraların bir kısmını dev binalarla doldurdu..

Az kalanlarımıza da rahat vermediler..

Kaçtık, geri çekildik.

Biz kaçtıkça, geri çekildikçe onlar ilerlediler. Terk etmek zorunda kaldığımız topraklara, gelip yerleştiler..

Sonunda, önce patates, sonra soğan isyan etti. Zamlandıkça zamlandı.. Bunun üzerine işte tam da şu seçim zamanı, meydan okudu: "Buradayım. Verin benim vatanımı. Verin benim topraklarımı. Hatırla beni ey halkım.. Sen bensiz doymazsın.." deyiverdi..

Neredeydin demokrasi?

Bilsen başımıza ne işler geldi..

Ordumuza operasyon yapıldı... İftiralarla nice subay görevinden atıldı.

Fetölerle, referandum, sonrasında operasyonlarla adli, mülki, askeri ve idari devlet kurumlarımız tarumar edildi. Edilirken hukukumuz elden gitti.

Adalet, kim bilir hangi zindanda.

Seni bekliyor.

Gel artık..

Gel ki adalet gün ışığı görsün..

Devlet, herkesin devleti olsun.

Vatan toprakları, kendi ürünlerine kavuşsun.

Eğitim, yazboz tahtası olmaktan çıksın..

Basın halkın gözü kulağı olsun. Kamu yararı için haber ve yorum yapsın.

Seni asıl bekleyenlerden biri de dinimiz İslamiyet..

Sen gidince, bunlar onu kendi malıymış gibi ablukaya aldılar. Ne kadar, "yapmayın" dediği şeyler varsa bunlar hepsinin tersini yaptı. "Yıkmayın" dediklerini de yıktı. Değerler sistemini ters yüz ettiler..

Demokrasi..

Gel artık.. Özledik seni..