Sesimizi susturmayın

Yavuz Selim DEMİRAĞ

“Delinin biri kuyuya bir taş atmış kırk akıllı çıkaramamış.” Yeniçağ’ın dünkü “Derin Ayrışma”  manşeti bana kuyuya atılan taşı hatırlattı. Başörtüsü konusundaki düşüncelerimi okuyucularımız bilir. Başından beri “Milli Mukavemeti kırıp asgari müştereklerde bir araya gelenleri ayrıştırmaya yönelik planlı kurgu” olarak nitelendirdiğim gelişmeleri keşke sıcağı sıcağına Yeniçağ TV’de yayınlamaya devam edebilseydik. Canlı yayında söz konusu mitingleri dünyayı Türkçe seyreden seyircilerimizle paylaşabilseydik.

Memleketin gündeminde derin ayrışmanın ayak sesleri varken, benim gönül tuzum Yeniçağ TV’de.
Perşembe günü, hani o yüreğimizi yakan saat 15’deki açıklamamızdan hemen sonra Sevgi Kafalı hocam aradı, iki gözünden katarakt ameliyatı olan ablamın bir yılda 2 kardeşini (Güzin ve Mehmet Akif Çöktü) kaybetmesine rağmen ağlaması yasaktı. Telefonda hıçkırıklara boğulan Kafalı “Bunca acıdan sonra buna nasıl katlanırım” diyordu.

Daha bir yıl önce baypas ameliyatı olup üç damarını değiştiren Emin Torun, Ankara’dan bağıra bağıra ağlıyordu. Muhterem eşinin yalvarmasına, oğlu Yavuz Selim’in uyarılarına rağmen Emin Torun, “Televizyonumu istiyorum” diye haykırdı.

Gakgoşlar diyarı Elazığ’dan Doktor Kamil, “Hastanemizdeki 15 doktorla ayda 100’er YTL vermeyi taahhüt ediyoruz sesimizi kapatmayın” sözleriyle desteklerini bildirirken, Niksar’dan emekli öğretmen Fehmi bey,  “emekli maaşımı yollayabilir miyim?” derken sesi titriyordu.
Bu sütunda gelen tüm telefonları aktarabilmem mümkün değil. Can dost yiğit adam İbrahim Kendiloğlu: “Ben yakınlarımın cenazesinde bile ağlamadım. Yeniçağ TV benim imanımdı, beni ağlattınız, yazıklar olsun bize... Bu televizyonu yaşatmak boynumuzun borcudur” sözlerini sarf ederkenki samimiyeti benim de hıçkırıklarımın boğazımda düğümlenmesine sebebiyet verdi.
Yine Antalya’dan Baki Küçük Okudan, 21 yaşındaki oğlumun acısı yüreğimdeyken “benim hisseme ne düşüyorsa bildirin” diyordu. Mehmet Ardanıç, “Başbuğ cezaevinden çıktığı gün televizyon ve gazete kurmayı emretmişti. Teslim olmak yok hemen bir formül bulalım” dediği sırada vefa abidesi Bekir Bas aynı sözleri tekrarladı.
Gelelim yürek sızlatan mesajlara:
 “Yeniçağ TV’nin kapanma olayına çok üzüldüm. Teslim olmak, pes etmek yok öyle. Ne mi yapalım hainlerin metotlarına karşı yapılması ne ise onu başlatalım.” Kemal Çanak / Mersin
“Televizyon kapandı diye üzülsem de tesellim şimdi gazetemizle daha fazla görüşeceğimizdir. Tanrım Türk’ü korusun, ülküyle kalın”  Alparslan Çenger / Kahramanmaraş.
“Yeniçağ TV’nin vedasından dolayı derin üzüntü içindeyiz. Biz bu ülkeyi karşılıksız sevdik. Türk Birliğinde buluşmak dileğiyle.”  Genç Bozkurtlar.
“Hüzünler Türkiye sevdalısı gönülleri jilet gibi çiziyor. Bu akşam acı veda... Elbet bir gün Türk birliği kurulacak ve sancağımızı en zirveye dikeceğiz. Mücadeleye devam.” Alperenler.
“Çok üzgünüm, ne yapabiliriz sevgiler”  Aliye Ergüç
Ankara’dan emekli öğretmen Basri bey, Uşak Banaz’dan Murat, Kars, Kayseri, Amasya, Trabzon, Kocaeli ve Türkiye’nin dört bir yanından gelen binlerce mesajın özeti “se-
simizi susturmayın.” 

Almanya, Fransa, Belçika, Avusturya, KKTC, Azerbaycan, Özbekistan, Türkmenistan ve Kırgızistan’dan gelen mesajlar “Yedi devlet tek millet” milletin sesi soluğu ve öfkesi susmasın
Ve daha binlerce mesaj... Hepinizi yürekten selamlıyor, ülküyle kalın diyorum...

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş