Sessiz çığlık...

Ahmet TAKAN

Yazıya giriş notu: Aşağıdaki satırları,Yüksek Seçim Kurulu, Cumhurbaşkanı seçiminin geçici sonuçlarını açıklamasını beklemeden kaleme alıyorum..
Niye?..
1- Rakamlarla yorumlar yapmak artık bu saatten sonra bol zeytinyağlı laf salatası olmaktan öteye gitmez.
2- Kaybetse de kazansa da fark etmez; verin siyasetçiye rakamları, taklalar atarak ve attırarak kendini en haklı çıkaracak sonuçları mutlaka bulurlar. Üstelik bunlara kendileri de inanır. Bu nedenle de siyaset cambazlarının peşine takılmaya da   pişkinliklerine alet olamaya da gerek yok.
3- Şöyle olsaydı böyle olurmuş.. Şu olmamış da bu olmuş palavralarının ardına sığınmak acizliğin itirafından öte gitmez.
4- İktidar olma, gücü kullanmak demektir.
5- Siyaset başarı ve iktidar olmak için yapılır.
6- Ana sonuç ile yan sonuçlar da çok açık ve net.
Cumhurun ilk defa başını seçtiği oylamada Recep Erdoğan kazandı.
Harcını milletin temelinden almadan inşa edilen çatı gümbür gümbür çöktü.
CHP ve MHP’nin başını çektiği 13 partili çatı ittifakı Erdoğan ile baş edemedi.
2015 genel seçim ön yoklaması olan CHP-MHP iktidar koalisyonu provasına da millet onay vermedi.
2002’den bu yana kurulan her sandıkta muhalefet kaybetti..
Atı alan Üsküdar’ı geçti..
Erdoğan ilk turda alması gereken oyu kıl payı sağladı.
CHP ve MHP 30 Mart’taki oylarının bile gerisinde kalarak ağır bir hezimete uğradı.
Vee!.. En çok dikkat edilmesi gereken sonuç;
Son 12 yılın en düşük seçime katılım oranı gerçekleşti. Hem de ilk defa kurulan sandıkta ve heyecanın en yüksek olması gereken bir ortamda.
Sandığa gitmek ödev değil bir haktır. Bakarsınız tabloya, içinize sinmiyorsa sandığa gitmeden de demokratik tepkinizi en güzel şekilde belli edersiniz.
Bir de geçersiz sayılan oylara bakın!..
O kadar kişi, üç fotoğraflı küçücük oy pusulusunda bilmeden yanlış yapar mı, geçersiz oy kullanır mı?..
Bence bu da adaylara duyulan tepkinin en bariz yansımasıydı..
Onun için; “zahmet edip de oy kullansalardı” mazereti   klasik bir siyaset cambazlığından öte gitmez.. 
O zaman sormazlar mı adama;
Zahmet edip de siyaset yapsaydınız,
Zahmet edip de halka gitseydiniz,
Zahmet edip de muhalefetin yıldırıcı gücünü Erdoğan’a gösterseydiniz,
Zahmet edip de sindirilmiş, acı içinde alternatif arayan insanlara umut veren projeler inşa etseydiniz,
Zahmet edip de kamuoyu yoklamalarında belli olan kararsız ve sandığa gitmeyecek büyük kitleyi fırçalayıp azarlamak yerine, onlara ulaşmaya deneseydiniz.
Tıpış tıpış halka gitseydiniz de son dakika çatıdan dayatacağınız yere, temelde neler olup bittiğine, neler yaşandığına, ne istendiği ile alakadar olsaydınız..
Zahmet edip de millete umut verseydiniz..
Zahmet edip de ta 2007 öncesinde hedefi belli olan Erdoğan’ın  karşısında alternatif bir güç olsaydınız..
Zahmet edip de seçime iki ay kala değil, 30 Mart’ın ilk tur mahiyetine büründüğü Cumhurbaşkanı seçimine yönelik aday çalışmalarınızı bari hiç olmazsa 18 Aralık öncesi yapıp millete bir işaret fişeği atsaydınız..
Üstelik Selahattin Demirtaş kadar da mı cesaretiniz yoktu Erdoğan’ın karşısına çıkmaya?..
Selahattin Demirtaş kadar da mı seçim çalışması yapacak gücünüz ve motivasyonunuz, hatta millet sevginiz (!)yoktu?.. 
En başta itiraz etmiştim çatı adayı projesine..
Sonuçlar gösterdi ki; her parti kendi en güçlü adayı ile seçime girse daha iddialı kampanyalar yürütülür, seçim nabzı en üst düzeyde atar, sandığa gitme oranı 30 Mart’ın bile üstüne çıkar, kıl payı kazanan Recep Erdoğan ilk turda sandığa gömülürdü ve ikinci turda milletin en güçlü aday üzerinde yapacağı doğal ittifak Erdoğan için acı bir yenilgi olurdu. 
Ama ne oldu?
Kemal Kılıçdaroğlu ve Devlet Bahçeli yenilmedi!..
Koltuklar kurtuldu!..
Suçlu, sandığa gitmeyen vatandaşlarla, Erdoğan’a oy veren   dürüstlüğünden net şüphe duyulan vatandaş 
oldu!..
Kısır muhalefet yine temize çıktı!..
İktidarların seçim yenilgisi ve oy düşüşlerine klasik mazerettir; iktidar yorgunluğu..
Kimse 12 yıldır dillendiremiyor milletin içinde bulunduğu muhalefet yılgınlığını; muhalefet yorgunluğunu.
Bu millet iktidardan çektiği kadar muhalefetten de çekiyor..
10 Ağustos’ta acı bir şekilde haykırdı sandığa 
gitmeyerek..
Beceriksiz muhalefetten duyulan yılgınlık öyle bastı ki milletin omuzuna; Erdoğan’a kayan oyların sebebi de o!..
Dayatır mısın milleti küçümseyerek çatıdan... Verir misin Erdoğan’ın eline büyük kozları.. Korkar mısın Erdoğan’ın karşısına çıkmaktan?..
Al sana o zaman!..
Sen hiç bir şey yapma, sana verilen muhalefet görevinden bile geri durup risk alma..
Küçük olsun benim olsun de!..
Büyük oylar alarak senin yapmaktan geri durduğun muhalefeti hem de fırçalayarak azarlayarak her sandık sonrasını arkanı döndüğün milletten bekle!.. 
Bir de dürüst olmamakla suçladığın milletin seni ve sizleri de yıllardır ısrarla seçtiğini unut!..
Dürüst olmayan vatandaşların desteğiyle küçük dükkanlarınızdaki rahatlıklarınızı da göz ardı et!..
Sonra salla da salla !..
Bir seçim yenilgisinin ardından daha bir kerecik olsa istifa etmeyi denesenize?..
Bir de kendiniz için millet nezdinde küçük bir dürüstlük deneme testi yapsanıza!..
Haydi bir de öyle bakalım dürüstlük ölçütlerine..
Daha şimdiden duyar gibiyim saltanat dalkavuklarının bu satırlara tepkilerini..
Hiç önemi yok kifayetsiz muhterislerin tıngırdamalarının..
Yok mu kral çıplak diyecek bir babayiğit?..

Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş