Sevr-Gümrü-Kars-Lozan-Zürih

Altemur KILIÇ

Ermenilerin Türkiye sınırları içine “açılımını”, rahmetli Kâzım Karabekir Paşa 1920 Eylül’ünde, askeri zaferle önlemişti... Bugünkü sınırlar 1921 Ekiminde Türkiye-Ermenistan ve Azerbaycan arasında imzalanan Kars Antlaşmasıyla tespit edildi.
Şimdi, Ermenistan kapıları, AB ve Amerika’nın isteği ve desteğiyle açılacak mı?
Bu “açılımın” ilk işareti, Cumhurbaşkanı Gül’ün Erivan’a, futbol maçına gitmesi idi...  “Şeytanın bacağı kırıldı” demişlerdi... Şimdi, Ermenistan ve Türkiye arasında 15 Eylülde parafe edilen protokolün taraflar tarafından imzasına sıra geldi...
Son haberlere göre, “protokolün” ve imza töreninin “ev sahibi” durumunda olan İsviçre hükümeti, önceki gün Moldova’da gerçekleşen Sarkisyan-İlham Aliyev görüşmesinin ardından protokollerin, 10 Ekimde (bugün) Zürih’te imzalanacağını resmen ilan etti. Şimdi bir soru: Bugün, Ermenistan Başkanı Sarkisyan’ın Bursa’yı Gül’ün Erivan ziyaretine “mukabeleten”, aynı günde teşrif edip etmeyeceği henüz açıklığa kavuşmamıştı. Yalnız bu konuda, doğruysa açıklanan  “ayrıntı” olmayan bir “ayrıntı” var; Bursa stadyumunda Azerbaycan’ın ay yıldızlı bayrağı dalgalanacak mı, dalgalanmayacak mı? Ermenileri gücendirmemek için, bayrağın göndere çekilmemesi düşünülüyormuş. Tavizler böyle başlar! Ve sormak gerek; Ermeniler  “soykırımı iddialarından, tarihçilere bırakalım bahanesiyle” hakikaten vazgeçecekler mi? Daha önemli bir soru da şu: Ermenistan Karabağ’ı hakikaten boşaltacak mı? Azerbaycan hükümeti bu durumlarda, Karabağ konusunda, hakikaten tatmin edilmiş midir, tatmin olmuş mudur?


Sarkisyan kriteri
Sarkisyan, “sınırlar fiilen ve hukuken değişmeyecek”  vaadinde bulunuyor. Bu bir taktik şaşırtmaca mı? Diasporanın baskısı altında, tahtı tehlikede olan Sarkiysan ne derecede samimi ve vaadini ne kadar tutabilecek? Yoksa kullandığı “fiilen ve hukuken”  tabirlerinin arkasında bir tuzak, Ermeni  “takiyesi”  mi var. Ketenpereye mi getirilmek isteniyoruz? Bunu da göreceğiz?
Ve Sarkiysan, Diasporanın ve Taşnakların baskısı altında  “düşerse” , selefi bu vaadini ne dereceye kadar tutar?


Protokolcüler
Protokolün hararetli   “yandaşlarından”  Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök  “açılım”  konusunda çok destekçi ve  çok heyecanlı...  “Farkında mısınız, 10 Ekim Cumartesi günü tarihi bir anı yaşamaya hazırlanıyoruz” diyor ve  “Türkiye ile Ermenistan Cumhuriyeti, 20’nci yüzyılın ilk çeyreğinde başlayan bir ” kan davasının “ çözümü yolunda çok önemli bir adımı atacaklar” diye bayram etmeye hazırlanıyor... Herhalde bu olursa, gazetenin başlığına  “Ermenilerle Türkler kardeştir”  sloganı da konur... Aynı grubun kalemşorlarından Taha Akyol da heyecanlı... Bu konuları çok iyi bilen Şükrü Elekdağ’ın, protokole paraf ve sonra imza atmanın  “Basiretsizlik ve ihanet”  olduğunu yazması üzerine ateş püskürmüştü... Nedir Doğan  Holding medyasının Ermenistan  “açılımına” , aradaki kapıları açmaya, bu kadar canı yürekten, dört köşeden destek olmasının sebebi? Sayın Doğan’ı, Al Capone’a benzetmek, yanlış ve ayıp... Ancak Holdingin her alanda meşru işleri var. Petrol ve enerji hatları konusunda da!.. İnsan ister istemez, Doğan Holdingin Ermenistan  “açılımından”  bazı ticari beklentileri mi var diye düşünmeden edemiyor... Burada şeklen meşru ama doğru olmayan, medyanın ve bazı yazarların bu çıkarlara alet edilmesi. Taha Bey; “Sayın Sarkisyan hoş geldin diye bir yazı yazmayı da çok istiyorum” diyor. Bu milliyetçilikten liboşluğa dönme zat, keşke Aliyev’e canı gönülden  “Hoş geldin can gardaşım”  dese ve Bursa stadına Azerbaycan bayrağının çekilmemesine isyan etse... Para söyletir/ipek don yürümesini ögretirmiş! Biz de, bu  “açılım” ı ve sonuçlarını merak, heyecan ve endişeyle bekliyoruz; parasal olarak değil, milliyetçiler olarak!

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş