Sezer’in hakkı Milletine

Altemur KILIÇ
Eski Roma’da  “Allah’ın hakkı Allah’a-Sezar’ın (yani Hükümdarın) hakkı Sezar’a” denirdi... 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer görevde iken, aldığı doğru kararlar, yaptığı yerinde atamalar ve geri çevirdiği kararnameler vesilesiyle yazdığım bir yazıda bu başlığı kullanmıştım...
Sezer, Çankaya’dan ayrıldıktan sonra hiç konuşmadı, polemiklere girmedi... Bunu, hem özel hayatını korumanın, hem de devlet adamlığının gereği sayıyordu... Çünkü o, görevde iken de “mümkün olanı yapan” halkçı bir politikacı değil, bilge bir hukukçu ve “Devlet Adamı” idi... Oysa ondan sonra yaşananlarda, Sezer’in tecrübelerine ve görüşlerine çok ihtiyaç duyuldu. Ve sustu. Ama köşesinde inzivaya çekilmemişti ve muhakkak ülkenin içine düşürüldüğü durumdan büyük kaygı duyuyordu... Son tahlilde, belki de sabır göstermesi ve bütün taleplere rağmen güncel gelişmeler hususunda demeç vermemesi, yararlı olmuştur... Çünkü artık bıçak kemiğe dayanınca “konuşursa”  bunun değeri büyük olacak... Konuşmasa da yazık olur!
Şimdi STAR televizyonu Ankara temsilcisi Murat Çelik, büyük bır başarı gösterdi; Sezer’in son gelişmeler ve durum, özellikle Anayasa değişikliği konusundaki görüşlerini yakınları vasıtasıyla elde etmiş. Keşke artık bunları Sayın Sezer’in ağzından, daha açık seçik duysak. Zaman bu zaman ve şu sırada halkın Onun görüşlerine ihtiyacı büyük. Millete bu hizmet Cumhurbaşkanlığında yaptığı hizmetler kadar, hatta daha önemli, yararlı olacak! 
Sezer ne düşünüyor? 
Sezer özellikle, Anayasa teklifi için ne düşünüyor? Murat Çelik’in Sezer’in yakın çevresine atfen naklettiğine göre, 10. Cumhurbaşkanı ve hukuk bilgesi Sezer’in düşünceleri, özetle şunlar: 
- Hukuk ayaklar altına alındı... Yürütme yasamaya hükmediyordu, şimdi yargıya hükmediyor. Hukuk devleti zaten ortadan kalkmak üzere, bu yapılırsa tamamen ortadan kalkacak. Güçler ayrılığı, güçler birliği haline gelecek.
- Paket Meclis’ten geçtikten sonra, iptal davası açılamaz. İptal davası referandumdan sonra, evet oyu çıktıktan sonra açılabilir. Büyük ihtimalle de iptal kararı çıkar. Hukuk devleti ve yargı bağımsızlığı ilkesine aykırı sonucuna varılır. Bu değişiklik geçerse yeni bir Anayasaya ihtiyaç duyulacaktır. Sonradan yeniden düzeltilmeye muhtaçtır. Bu değişikliliklerin uygulanması mümkün olmayacaktır.
- 1960 öncesi Menderes döneminde ‘Tahkikat Komisyonları’ kurularak yargının yetkisine yasama el koymuştu... Bugün yürütme aynı yöntemi izliyor.
- Bu kez yürütme yargıyı ele geçiriyor. Laiklik ilkesi kalmadı. Demokratik devlet ilkesi kalmadı, çünkü genel başkanın seçtiğini bir ikinci seçmen olarak seçiyoruz. Sosyal devlet ilkesi, sadaka kavramına dönüştü. Hukuk devleti ilkesi de bu değişiklikle bitecek.
-  “Paket” içeriğiyle Menderes dönemini hatırlatıyor. 1960 öncesi, parlamentoda Tahkikat Komisyonu oluşturuldu. Yasamaya parti kapatma ve tutuklama yetkisi verildi. Yasama, yargı yetkisini üzerine aldı. Şimdi de “Güçler ayrılığı” yerine “Güçler birliği” olacak...
Evet, Sezer’in haklı uyarıları bunlar. Gözü kara iktidar ve kasaba avukatlığından gelme yanaşma sözde hukukçular bu sözlere aldırış ederler mi? İsmet İnönü’nün; “Tahkikat Komisyonu” kurulması kararı üzerine, “Sizi ben bile kurtaramam” uyarısını hatırlarlar mı? Yoksa Devlet Bakanı Hayati Yazıcı gibi, işi laubaliliğe vurup, “Herkes kendi alanında yumurtlamalı” mı derler?
Güngör Mengi hatırlattı: Şu sırada yasama, yürütme ve siyaset alanında  “Kahtı-rical”  Devlet Adamı kıtlığı var! Bunun için de Ahmet Necdet Sezer - “Ece Homo” - işte “Adam gibi Adam”, “Devlet Adamı” gibi “Devlet Adamı”. Ve bu bağlamda, açıkça konuşursa bu, milletine yapacağı en büyük hizmet olur!
  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş